Filistin Uzlaşısından Kim Zarar Görecek?

Yahudi müfekkirler Filistin'de iç barışın sağlanması halinde müzakerelerin zorlaşacağını düşünüyor

Dr. Fâyiz Ebu Şemmâle

Diğer Filistinliler gibi ben de birkaç hafta önce Hamas ve Fetih heyetlerinin Şam'daki toplantısının başarılı olmasıyla sevinçten havalara uçtum. Her iki hareketin aralarında anlaşmazlık konusu olan birçok noktayı çözerek anlaşmalarını memnuniyetle karşıladım.

Filistinlilerin çoğu uzlaşı konusunda kötümserdi. Ömer Süleyman'ın Mekke'de Halit Meşal ile görüşmesine ve bu gibi görüşmelerin işaret ettiği anlaşmalara rağmen uzlaşının uzak bir ihtimal olduğu düşüncesindeydiler. Hamas ve Fetih hareketlerinin güvenlik dosyası hariç aralarındaki anlaşmazlık konularını çözdüklerini söylemelerine rağmen uzlaşının uzak bir ihtimal olduğunu düşünüyorlardı. "Filistin'in çıkarlarını korumanın ön şartı uzlaşının sağlanmasıdır" diyen Arap ve Filistin realitesine uygun gelecekte bazı görüşmelerin düzenlenmesi çalışmalarına güvenmiyorlardı.

Bazı Filistinliler uzlaşının imkansız olduğu konusunda hâlâ ısrar ediyorlar. Çünkü uzlaşıyı müzakerelerin tam tersi olarak görüyorlar. Abbas, açıkça ve resmi olarak müzakerelerin başarısız olduğunu ve Filistin enerjisini bitirip tüketen bu çizginin sona erdiğini ilan etmedikçe uzlaşıdan bahsetmek bir tür hayal olacaktır. Ya da bölgede siyasi çıkarları olanların sığındığı ve mantıklarının doğruluğuna kanıt olarak güvenlik koordinasyonunu pazarladıkları politika lüksü olarak kalmaya devam edecektir.

Filistin Özerk Yönetimi güvenlik birimlerinin üyeleri İsrailli meslektaşlarıyla görüşmeler yaparken nasıl uzlaşı sağlanabilir? Güvenlik koordinasyonu Filistinlileri direnişçileri tutuklamaya zorlarken nasıl uzlaşı sağlanabilir? Herkesin üzerinde ittifak ettiği siyasi bir program bulunmadığı halde Filistinli müzakerecinin gözü masadayken nasıl uzlaşı sağlanabilir?

Filistin parlamento seçimlerinden bir yıl önce ve Filistin'deki iç bölünmeden iki yıl önce Yahudi müfekkir Zvi Bar'el, Haaretz gazetesinin 18 Mart 2005 günü yayınlanan sayısında, Kahire'de diyalog görüşmelerinde Filistinliler arasında sağlanan anlaşmayı yorumlayarak şöyle yazdı: "İsrail'in gelecek sorunu burada başlıyor. Hamas ve Filistin Özerk Yönetimi arasındaki siyasi ortaklık, İsrail'in önünde çok daha zor müzakerelerin olacağı anlamına gelmektedir. Mahmud Abbas başkanlığındaki Filistin Özerk Yönetimi'nin yumuşak tavrı ile Filistinli direniş örgütlerinin tavrını birbirinden ayırma imkanı daha da azalacaktır. Bu da, İsrail'in rahatının sonu demektir ve direniş, müzakerelerin bir parçası olacaktır."

Aynı bağlamda Yahudi yazar "Diana Bahur-Nir" Yediot Aharonot gazetesinin 17 Mart 2005 günü yayınlanan sayısında parmağını tam da gerçeğin üzerine koyarak şöyle demişti: "Hamas seçimleri kazanır ve Filistin Parlamentosu'nda üstünlük sağlarsa, çatışma ırk boyutundan çıkıp dini bir boyut kazanacaktır. İşte İsrail için gerçek tehlike budur."

Bütün bunlardan sonra; acaba Filistin'deki iç bölünmenin ardında kim var? Filistin sahasını kim bölünmeye sürüklüyor? Filistin uzlaşısını engellemek için hâlâ baskı yapmayı sürdüren kim?!





fiem

Filistin Haberleri