Şüphesiz Filistin direnişinin füzelerinin en büyük etkisi yol açtıkları maddi hasarda yatmıyor, bu füzelerin en büyük gücü neden oldukları psikolojik etkidedir; öyle ki askeri uzmanlarının itirafına göre siyonist rejimin "Aşil topuğu" (zayıf noktası) olan iç cephesinin ötelerine dek uzanan bu füzeler kendilerine ciddi zarar vermektedir.
1948 işgali sonucunda ele geçirilen bölgelerdeki yerleşimciler hali hazırda sürekli olarak, gece gündüz korku ve ümitsizliğe gömülmüş haldeler ve siyonist toplum bütün askeri aygıtının, basit füzelerin yolunu kesememek bir yana nereye ve ne zaman düşeceklerini de öngörememekte olduğunu kesin olarak bilmektedir. Üstelik siyonist askeri sistem son Gazze operasyonunda, neden olduğu onca yıkıma rağmen Filistin direnişinin roketleri karşısında başarısız kaldığını itiraf etmiştir. İsrail, Kassam ateşine engel olabilmek için Gazze'yi karadan ve denizden kuşatmış olmasına rağmen buna muvaffak olamamış, siyonist yerleşimcilerin psikolojik olarak güven hissine sahip olmalarını sağlayamamıştır.
Aşağıdaki rapor, muhtelif Filistin füzelerinin daha doğru bir ifadeyle roketlerinin- özellikleri ve direnişin bu silahının gücü ve İsrail içersinde yol açtığı güvenlik zaafları hakkında bir incelemedir.
1) Üretime Başlanması ve Tedrici İlerleme
Filistin direnişi elindeki Kassam roketleriyle, halihazırda dilediği her zaman İsrail rejim askerlerinin ve vatandaşlarının güvenliğini tehlikeye atabilir. Direniş, İsrailli yerleşimcilere ve askeri üslerine roket fırlatmak ve birkaçını öldürmekle, ordunun buna engel olma amaçlı bütün çabalarını etkisiz hale getirerek mücadelede yeni bir safhayı başlatmış oldu. İsrail kaynakları tarafından da, Hamas'ın askeri kanadınca tasarlanan ve üretilen Kassam füzeleri direnişin yöntem ve stratejisinde esaslı bir ilerlemenin işareti olarak değerlendirilmektedir.
Direniş güçleri ilk el yapımı roketleri Gazze'deki İsrailli yerleşimcileri tehdit etme maksadıyla İntifada'nın başlangıcında, daha dakik bir tarihle 2001 yılının sonunda denediler, ilk tasarlayıcılar daha gelişmiş modelleri üretmeyi şiddetli bir şekilde arzuluyorlardı ve bu amaçla birkaç farklı denemede de bulunmuşlardı.
Bu projenin ilk merhalesi gerekli olan patlayıcı maddelerin ve üretim atölyelerinin bulunmasıydı ve bunun sağlanmasının önünde de pek çok sorun ve engel vardı; zira gerekli olan bu malzemelerin işgal edilmiş topraklar içersinde bulunması mümkün değildi. Bu durum direnişin mühendis kadrolarını tamamen kendi öz güçlerine dayanarak gerekli olan malzemeyi üretmelerine neden olacaktı.
El Kassam Şehitleri Tugayı'nın bildirilerine göre mühendisleri tarafından üretilen ilk Kassam roketleri yaklaşık olarak 70 santim boyunda ve 8 santimetre genişliğinde olup menzilleri de 2-3 km ile sınırlıydı, başlıklarındaysa 600 gramlık patlayıcı madde taşıyabiliyorlardı. İlk fırlatma denemelerinde bu roketin isabet oranı fazla dakik değildi ve bu durum silahın tasarımcılarını roketi daha da geliştirmek ve eksikliklerini gidermek için sürekli olarak çalışmaya mecbur bırakmıştı. Kısa bir süre sonra bu çalışmalar netice vermiş, özellikle menzil alanında Yahudi yerleşimcilerin meskun mahallerine ulaşabilecek ölçüde- gelişme gösterilmiş ve geliştirilen bu yeni model Kassam-2 adıyla ilan edilmişti.
Bu yeni roketin boyu 180 santimetre olup menzili 9 ila 12 kilometreye kadar ulaşabiliyor ve başlığı da 6 kg T.N.T. taşıyabiliyordu.
Direnişin kaydettiği bu ilerleme daha fazla ilgi görmesine neden olmuş ve askeri kudreti ve bunun mahiyetiyle ilgili analizlerin daha da artmasına neden olmuştu. İsrail askeri istihbaratının eski başkanlarından birinin ifadesiyle "Bu roket ilkel olduğu oranda maliyeti az ve üretimi de bir o kadar kolay" idi.
Rokette yapılan yenilenmeler roketi fırlatan düzeneğin gücü ile orantılı olmak zorundaydı ve roketin fırlatıldıktan sonra kontrol edilmesi mümkün değildi (güdümlü değillerdi). Bu sıralarda bazı televizyon kanallarında roketlerin yerleştirilmesi ve ateşlenmesini gösteren görüntüler yer almaya başlamıştı.
İsrail ordusunun ilan ettiği rakamlara göre İslami direniş hareketi Hamas, 2005 yılında siyonist rejim ordusunun Gazze'den çekilmesinden bu yana 1000 adet roket fırlattı. Bu füzelerden birinin sahil şehri olan Askalan'a ulaşması, büyük bir hasara neden olmamakla birlikte - burası en büyük elektrik santraline ve petrol ve gaz depolarına sahip olan stratejik bir şehir olduğu için- siyonist rejimin emniyet birimleri için ciddi bir uyarı olmuştu.
2) Direnişin Roketlerden Faydalanmasının Nedenleri
a) Çok Etkili Olması
Roket, çağımızın ateşli silahlarının en basitlerinden biridir; öyle ki bu silahın pek çok çeşidi bazı ülkelerde serbestçe satılan havai fişeklerin düzeneğine çok benzemektedir. Roket operasyonları; maliyetlerinin ucuzluğu, üretimlerinin kolaylığı, nereden ve kim tarafından fırlatıldıklarının dakik bir şekilde teşhis edilememeleri ve karşılık verilmelerinin zorluğundan dolayı 2000 yılından bu güne İsrail karşısında düzenlenen saldırılarda en çok başvurulan yöntem olmuş durumda. 2006 yılında Gazze'den fırlatılan roket sayısı tavan yaptı, şöyle ki Aralık 2005 ile Temmuz 2006 arasında Hamas ve diğer Filistinli örgütler tarafından atılan roketlerin sayısı 800'den fazlaydı ve bu durum 2006 Temmuz'unda İsrail'in Gazze'ye yaptığı intikam saldırısına neden olmuştu. İsrail kaynaklarına göre bu saldırının amacı roket fırlatmakla görevli direniş hücrelerini ortadan kaldırmaktı.
Roketlerden istifade etmenin avantajlarını ve bunun işgal edilmiş Filistin topraklarına saldırıda kullanılacak diğer yöntemlere tercih edilmesinin nedenlerini kolayca müşahede etmek mümkündür. Roket fırlatmak şeklinde düzenlenen operasyonların siyonist rejime vurulan darbelerde başı çektiği görülmektedir.
b) Roketleri Engellemenin Teknik Olarak Mümkün Olmaması
İsrail karşısında roket kullanmanın başarılı sonuçlar vermesinin nedenlerinden biri de bu silahı engellemenin teknik anlamda henüz mümkün olmamasıdır. İsrail'in elinde füze savar Patriot sistemi olmasına rağmen roketleri havada vuracak bir sisteme sahip değildir. Filistin roketlerini teknik olarak engelleyememelerinin nedenleri şunlardır:
- Pek çok değişik yerden müteaddit roketin fırlatılması İsrail ordusunun roketlerin ateşlendiği noktaları zamanında teşhis etmesini önlemektedir.
- Ateşlenme ile hedefe isabet arasındaki zamanın kısalığı hedef mekanda uygun zamanda kırmızı alarma geçilmesini engellemektedir.
- Roketlerin üretimi değişik maddelerin karışımı ile yapılmaktadır ve bu durum Gazze'deki pek çok grup tarafından kolaylıkla ve yaygın olarak gerçekleştirilebilmektedir
c) Üretimlerinin Kolay Olması
Roket üretimi bütün direnişçi grupların alamet-i farikası olmuş durumda, şöyle ki her Filistinli grup kendi tasarımı olan ve adını kendisi koyduğu roketlere sahip. Bu roketlerden bazılarının menzili, Kassam gibi, 10 kilometreden fazla olmakla birlikte el yapımı roketlerin çoğunun ağırlığı 10 kilogram olup 2 ila 3 kilometre menzille sınırlıdırlar.
Bu roketlerin asıl gövdesini mahalli pazarlardan satın alınan bir parça boru oluşturuyor. Bu borular, üzerinde bazı mekanik işlemler gerçekleştirilmek üzere gizli mekanlarda saklanıyorlar. Bu mekanların nerede olduğunu direnişin sıradan kadroları bile bilmiyor. Satın alınan bu boru üç kısma ayrılıyor. Birinci kısım roketin sonundaki 4 kanatçığın yapımında kullanılıyor. İkinci kısım orta gövdeyi oluşturuyor ve roketin motoru işlevini görüyor. Sonuncu kısım ise konik bir şekilde hazırlanıyor ve içine kaşıkla patlayıcı maddenin dökülebileceği bir şekilde ucuna küçük bir delik açılıyor.
3) Roket ve Füze Arasındaki Fark
Medyada, genellikle Filistinlilerin İsrailliler karşısında kullandığı silahlar ele alınırken abartmaya ve karışıklığa tanık olunmaktadır. Bu durum özellikle Filistinlilerin kullandıkları roket ve füzelerde göze çarpmaktadır. İşin aslı İsrail topraklarının roket saldırılarına hedef olduğudur; zira füzeler lazer, radyo ve televizyon gibi teknik olanaklarla uzaktan kontrol edilebilen güdümlü mermiler olarak tarif edilmekteyken bu özellikler roketler için geçerli değildir. Roket, sütun şeklinde ve patlayıcı madde taşıyan savaş başlığına sahip olup katı yakıtla hareket eden motora sahip bir borudan ibarettir.
Filistinlilerin kullandıkları bu silahlara bazen dikkatsizlikten dolayı füze (missile) dendiğine şahit olmaktayız. Bu silah (missile) roketten daha gelişmiştir bir savaş aletidir ve siyonist rejim Filistinlilerin saldırılarından bahsederken bu silahın adını anmakla aslında kendi saldırganlığını dünya kamuoyunun gözünde aklamayı hedeflemektedir. Elbette bu durum Filistinlilerin roketlerini geliştirmek için çaba göstererek bunları güdümlü füzelere çevirmelerinin gerekliliği ile çelişmemektedir ve Filistinli direniş grupları bu yoldaki çabalarını durmaksızın sürdürmektedirler.
4) Filistin Direniş Hareketlerinin Roket Çeşitleri
4-1) Kassam Roketleri (İzzeddin Kassam Tugayları)
a) Tarihçeleri:
İsmini Hamas'ın askeri kolu İzzeddin El Kassam Tugayları'ndan alan Kassam roketleri ilk olarak Nizal Fethi tarafından, Adnan el Ğul'ın emri ile üretildi. Kassam'ın babası olarak adlandırılan Adnan el Ğul 2004 yılında İsrail ordusu tarafından şehid edilmiştir.
Haziran 2006 yılına kadar İsrail'e fırlatılan Kassam roketlerinin sayısı 1000'i aşmıştı. Roketlerin çoğu Mart ayı ile Haziran ayı arasında batı Nekeb çölüne düşmüştü. Bazen de Sederot gibi şehirlere, fakat çoğunlukla açık arazilere isabet ediyordu. Gazze'nin kuzeyindeki bir İsrail şehrine ilk isabet edecek olacak olan bu Kassam roketi, 2003 Ağustos'unda 5 mil uçtuktan sonra Sederot yakınlarına düşmüştü. Nekeb mıntıkasında Kassam füzeleri tarafından vurulan diğer İsrail şehirleri ise Or Haner, Nirim ve Nahal Oz idi.
b) Kassam Roketlerinin Teknik Özellikleri:
İsrail makamları tarafından füze olarak adlandırılan bu silah, gerçekte Hamas'ın askeri kanadı olan İzzeddin el Kassam tugayları tarafından üretilen el yapımı bir rokettir. Yakıtı (katı yakıt) nitrat potasyum ile pudra şekerinin karışımı ile elde edilmektedir. Genellikle Gazze şeridinde üretilen ve kullanılan Kassam roketleri, Batı Şeria'da da keşfolmuştur.
Kassam-1 roketleri ilk kez 2001 yılının Ekim ayında ateşlenmiş fakat fırlatılan bu roketlerin çoğu Gazze şeridinin ötesine ulaşamamıştır. İsrail'e isabet eden ilk Kassam roketi 5 Mart 2002 yılında ateşlenmiştir. Bu hadisede 2 adet roket Gazze'nin kuzeyindeki Sederot şehrine düşmüştü. Fakat Filistinlilerin bu roketlerle 2 İsraillinin hakkından gelmeleri için 2 senenin geçmesi gerekmişti. (2 Haziran 2004) Kassam roketlerinin oluşturduğu tehdit daha gelişmiş modelinin üretilmesiyle daha da artmıştı. Kassam-2'ler Mısır'dan sokulan kaçak malzemelerle Gazze Şeridi'nde üretilmişti ve bu modelin şimdiki en gelişmişi Kassam-3 adını taşımaktadır. Bu silahın geliştirilmesi sonucunda Kassam-4'lerin menzillerinin 17 kilometreye çıkarılması beklenmektedir. Filistin direnişi 2006 Temmuzunda Kassam roketleriyle Gazze şeridinin yakınındaki Askalan liman şehrini vurmayı başarmıştı. Bu roketler genellikle az bir hasara neden olmaktalar ve bu zamana dek İsrailliler'in sadece bir elin parmağı kadar ölü ve yaralı vermesine neden olabildiler.
Teknik olarak Kassam roketi, ucunda savaş başlığı olan büyük bir sütun şeklindedir. Roketin dibinde gaz çıkış yeri ve denge sağlamakla görevli 4 kanatçık bulunmaktadır. Roketin orta kısmında motor yer almaktadır. Motor, roketteki itilimi sağlayan katı yakıttan ibarettir. Savaş başlığı ise kıvılcım çıkaran elektronik bir fitilin sıkıştırılmış patlayıcı maddeye bağlanmasıyla infilak ediyor. Aşağıdaki cetvelde Kassam roketlerinin ayrıntılı özellikleri gösterilmiştir.
Kassam 1 Roketlerinin Özellikleri:
Boy: 79 santimetre
Eni: 60 milimetre
Ağırlık: 5,5 kilogram
Taşıyabildiği Sıkıştırılmış Patlayıcı Miktarı: Yarım kilogram
Nihai Menzili: 3 kilometre
Kassam 2 Roketlerinin Özellikleri
Boyu: 180 Santimetre
Eni: 150 milimetre
Ağırlık: 32 kilogram
Taşıyabildiği Sıkıştırılmış Patlayıcı Miktarı: 5-7 kilogram
Nihai Menzili: 8 kilogram
Kassam 3 Roketlerinin Özellikleri
Boy: 200 santimetreden fazla
Eni: 170 milimetre
Ağırlık: 90 kilogram
Taşıyabildiği Sıkıştırılmış Patlayıcı Miktarı: 10-20 kilogram
Nihai Menzili: 10 kilometre
Sonuçta Kassam roketleri doldurmalı yakıtla ateşlenen ve her türlü güdümlü sistemden yoksun olan sade bir düzeneğe sahipler. Üstelik bu roketlerin %20'si hedefe isabet ettikleri zaman patlamamaktadır.
Roket yapımı için gereken teknik altyapı telefon, internet ve hapishanelerde roket yapım tekniğini öğrendikten sonra serbest bırakılan mahkumlardan elde edilmektedir.
c) Taktik Özellikler:
Filistin direniş örgütlerinin roketleri üretim modeli, kullanım ve etkileri açısından birbirlerine benzediklerinden dolayı bu başlık altında Kassam roketlerinin taktik özelliklerine değinmekle yetineceğiz. Bu özellikler, Kassam roketlerini ve diğer benzerlerini direnişin elindeki yaygın ve etkili araçlardan biri yapmaktadır.
a) Roketlerin Üretildiği Merkezlerin Yok Edilmelerinin Zorluğu: Siyonist rejim ordusunun roket üretim atölyelerini bombalaması roketlerin üretimlerini durduramadığı gibi bu roketlerin teknik kapasitelerinde de gelişme gözlenmektedir.
b) İsrail ordusunun roket saldırılarını engelleyebilecek teknolojisi bulunmamaktadır. Roket saldırılarını önlemenin yegane yolu, operasyondan önce bu roketleri fırlatan direniş hücrelerine hava saldırısı düzenlemektir.
c) Roket fırlatmakla görevli hücrelere hava saldırısı düzenlemek çok karışık, neredeyse imkansızdır. İsrail ordusunun elde ettiği verilere göre direniş grupları bu roketleri kamyonetlerde taşıyor ve bu silahları çiftçilik örtüsü altında boşaltıyorlar. İsrail ordusunun roket fırlatma operasyonuna katılan Filistinliler karşısında harekete geçmesi için ise elinde en fazla 15 dakikası bulunuyor. Bu vakit, Filistinli direnişçilerin roketleri İsrail hedeflerine yönelterek elektronik zamanlama mekanizmasını hazırlamaları için gereken süreye eşit. Bu yüzden İsrail ordusunun roket operasyonlarını engellemek için yapabileceği tek şey devriye uçaklarını 24 saat havada saklaması.
Kassam roketlerinin son hali hakkında açıklama yapan İzzeddin El Kassam Tugayları'nın sözcüsü, birliklerinin sürekli olarak roketlerini geliştirmek için çabaladıklarını ve bu roketlerin üretilmeye başlandıkları ilk günden itibaren fabrika değil el yapımı olduklarını belirtti. İzzeddin Kassam hareketi Gazze Şeridi'ne sokulan kaçak füzelerden istifade etmediklerini ve Kassam roketlerinin Kassam mühendisleri tarafından üretildiğini vurguluyor. Kassam roketlerinde kullanılan patlayıcının TNT değil Filistinliler tarafından üretilen bir madde olduğu da belirtiliyor.
Hamas hareketinin askeri kanadı, İslami Cihad'ın askeri kanadının aksine Katyuşa- Grad füzelerinden (Rus yapımı) istifade etmiyor. İzzeddin el Kassam Tugayları roketlerinin hedefe isabet ve dakiklik yönünden üst düzeyde olduğunu iddia ediyor.
4-2) Kudüs Roketleri (İslami Cihad-Kudüs Seriyyeleri)
Kudüs roketleri aslında Grad modelindeki Rus Katyuşa roketlerinin kopyalarıdırlar. İslami Cihad'ın askeri kanadı olan Kudüs Seriyyeleri'nin iddiasına göre, kendilerinin elinde, ellerinde kısa menzilli el yapımı Kassam roketleri olan Hamas'ın askeri kanadının aksine, Rus yapımı Katyuşa roketleri bulunmakta ve bunlardan istifade etmektedirler. Bu silahın boyu 2 metre 8 santim olup, ağırlığı 66 kilogramdır, 122 mm de kalibreye sahiptir.
Grad roketleri 17 kilogramlık savaş başlığı taşıyabilmektedirler ve iddialarına göre 18 ila 30 km menzile sahipler.
Kudüs-2 roketleri Rus yapımı Katyuşa roketlerinin teknolojisi esas alınarak üretilmiş ve 12 kilometre menzile sahipler. Şubat 2006 yılında İslami Cihad hareketi Askalan şehrinin merkezini vurabilecek bir roket geliştirdiğini iddia etti. İslami Cihad'a yakın kaynakların bildirdiğine göre bu roketlerin menzili 13 ila 16 kilometre arasında idi ve patlayıcı olarak TNT taşıyordu. İslami Cihad, askeri kanadına bağlı mühendislerinin yeni nesil roket üretimi kapasitesine ulaştıklarını (daha önce kullandıkları Kudüs roketlerinin geliştirilmiş hali) ilan etmişti. Bu roketin boyunun 2 metre 30 santim olduğu kaydediliyor.
İsrailli makamlarda büyük endişeye neden olan gelişme ise birkaç roketin aynı anda fırlatılmasına imkan veren düzeneği ile birlikte Kudüs-3 roketlerinin üretildiği haberiydi. İsrailli makamların iddiasına göre bu roket İran'ın teknik yardımlarıyla Gazze şeridinde üretilmişti. 122 milimetrelik top sistemi ise her defasında 20 saniye içersinde aynı anda 10 roket fırlatabiliyor ve silahın toplam ağırlığı 13 tona ulaşıyor. Böylelikle Filistinliler Gazze Şeridi'nden Askalan, Sederot, Neteyvut ve Efakim'i vurabilecek güce ulaşmış oluyorlar.
İsraillilerin iddialarına göre İslami Cihad'ın bazı Katyuşalarının menzili 18 ila 30 kilometreye kadar ulaşabiliyor. Rus malı olan bu roketler Mısır'dan Gazze'ye kaçak olarak sokuluyorlar. Bu roketler şimdiye dek İsrail hedefleri karşısında kullanılmadılar. İslami Cihad'ın Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyini roket yağmuruna tutarak siyonistleri Güney Lübnan'dan geri çekilmeye mecbur bırakmasından ilham alarak, Katyuşa ateşiyle düşmanını Gazze civarındaki bölgelerden geri çekilmeye mecbur etmek istediği akla geliyor.
İslami Cihad İsrail'in her çeşit intikam saldırısının karşılığının çok hızlı bir şekilde verileceğini ilan etmiş durumda. Direnişin mühendisleri, tıpkılarının üretilmesi amacıyla Filistin'e dışardan değişik türde roketler sokmak için uğraşıyorlar.
4-3) Akşa Şehitleri Tugayı ve Fetih'in Elindeki Roketler
a) Yaser Arafat Roketleri:
Siyonist rejim makamlarının iddialarına göre bu roketler Aksa Şehitleri Tugayı tarafından üretiliyor ve Batı Şeria'dan ateşlenmeleri durumunda Kudüs ve Tel Aviv'i vurabilecek kapasiteye sahipler. Vaziyetin çok ciddileşmesi durumunda bu roketlerin Batı Şeria üzerinden İsrail'e doğru fırlatılacağı öngörülüyor. İsrail makamları Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin şehrinden bu füzelerin ateşlendiğini doğruladılar. Bazı Fetih yetkililerine göre Yaser Arafat roketleri şimdiye dek üretilen Filistin roketlerinin en gelişmiş modeli ve zaruri durumlarda kullanılmak üzere Batı Şeria'da saklı tutuluyorlar. Bu roketlerin teknik özellikleri hakkında elimizde yeterli bilgi yok, zira şimdiye dek hiç kullanılmamış olunmasından dolayı İsrail makamları bu silah hakkında bir rapor yayınlamış değiller.
b) Kifah (Mübareze) Roketleri:
Fetih hareketi bu roketi ilk kez, 2004'ün Ekim ayında Gazze Şeridi'nden Netesarim şehrine fırlattığını iddia etti.
c) Aksa-3 Roketi:
2005'in Ekim ayında Aksa Şehitleri Tugayı 17 kilometre menzili olan Tugayı Aksa-3 adlı bir roket ürettiklerini ilan etti.
d) Cenin-1 Roketi:
2006'nın Ocak ayında İsrail medyasında Batı Şeria'daki Fetih hareketi savaşçılarının Cenin-1 adlı roketi ürettikleri ve kullandıkları haberi yer aldı. Cenin-1 roketinin sadece 1 mil menzile sahip olup Kassam roketlerinden keyfiyetçe daha düşük olduklarını belirtmeliyiz.
4-4) Filistin Direniş Gruplarının Diğer Roketleri
a) Nasır-3 Roketleri:
İsrail kaynaklarının iddialarına göre 30 kilogramlık bu roketler Halk Direniş Komiteleri tarafından kısa menzilli Kassam-1 modelinin geliştirilmesiyle elde edilmiş. Roketin menzili 6 ila 9 kilometre arasında. 5 kiloluk savaş başlığında patlayıcı madde, ateşleyici fitil ve etrafa saçılması için küçük madeni çiviler yer alıyor. İsrail ordu kaynaklarına göre Nasır-3'ün savaş başlığı Kassam-2'lerden daha güçlü, roketin yakıtı 20 kilogramlık nitrat potasyum ve pudra şekerinden oluşuyor. Nasır-3 roketlerinin kullanımının en dikkate değer örneği 2004 Haziranında gerçekleşti, Sederot şehrine düzenlenen bu operasyon sonucunda 2 İsrailli ölmüştü. Nasır roketlerinin İsrail'e isabeti hakkında fazla habere rastlanmamasını göz önüne aldığımızda, Filistinli mühendislerin roket geliştirme programlarını daha çok en etki olan belli başlı roketler üzerinde yoğunlaştırdıklarını özellikle Kassam roketlerinin nispeten iyi olan başarı grafikleri değerlendirildiğinde- tahmin edebiliyoruz.
b) Seriyye-2 Roketleri:
Bu roket İslami Cihad tarafından geliştirildi, operasyona hazır hale getirilmesi 2000 Nisanında gerçekleşti. 3 kilometre menzile sahip olan Seriye-2 roketlerinin parçacıkları 13 metre karelik bölgede etrafa saçılıyor. İslami Cihad, 2004 yılının Kasım ayında bu roketin 18 kilometre menzili olan daha gelişmiş versiyonunu ürettiklerini bildirdi. İslami Cihad'ın Seriye roketlerini uzun menzilli silah geliştirme programı çercevesinde ele aldığını, hareketin İsrail karşısındaki saldırılarında daha çok Kudüs roketlerinden istifade ettiğini belirtmeliyiz.
c) Tanksavar Roketleri:
- 500 metre menzilli "Bena" tanksavar roketi
- 5,3 kilogram ağırlığında başlığa ve 3 kilometre nihai menzile sahip Filistin yapımı "Betar" tanksavar roketi
- Rus yapımı olup Suriye ordusunun ve Hizbullah'ın kullandığı "Sagger" (Sağir) güdümlü roketi
- Kassam Tugayları'nın kendi üretimleri olan, RPG-7 tanksavar silahının benzeri, omuzda taşınan ve 15 santimetrelik çelik tabakayı delebilen "Yasin" adlı tanksavar silahı
d) Uçaksavar Füzeleri
Hamas kaynaklarının iddiasına göre hareket ilk uçaksavar füzesini, Gazze göklerinde uçan İsrail insansız keşif uçakları ve helikopterler karşısında kullanmak için 2004 yılının Kasım ayında üretti. Batılı kaynaklar Hamas'ın uçaksavar füze tasarımlarını Hizbullah ve İran'dan aldığı teknik yardımla gerçekleştirdiğini kabul ediyorlar. Hamas, Hizbullah'ın elinde bulunan SA-7 uçaksavar füzelerinin benzerini üretmek için de çaba gösteriyor.
SA-7 füzeleri omuzda taşınabilen ve bu şekilde kullanılabilme özelliğine sahip olup güçlü bir patlayıcı başlığı ve kızıl ötesi güdümlülük sistemini haiz bir silah. Bu füzeler eski Sovyetlerin uçaksavar füzelerinin ilk nesil modelleri arasında yer alıyor.
İsrail makamlarına göre Gazze'deki Filistin direniş örgütlerinin elinde gelişmiş bir uçaksavar silahı olan Stingerler de bulunuyor. Amerikan malı olan bu silah, özellikle kısa menzildeki uçak, helikopter, insansız araç ve Cruise füzeleri karşısında etkili oluyor.
SA-7 ve Stinger füzeleri 2000 yılından sonra Refah'taki tüneller üzerinden Gazze'ye sokulmuşlar. Stinger füzelerinin Gazze'ye sokulduğunun henüz kesinlik kazanmadığını, fakat bunun İsrail makamlarınca güçlü bir iddia olarak değerlendirildiğini de belirtelim burada.
e) Havan Topları:
Filistinliler tarafından havan silahından ilk kez istifade edilmesi ikinci İntifada sırasında, Ocak 2001 tarihinde Gazze Şeridi'nden siyonistlerin ikamet ettiği Netesarim şehrine ateş açılması şeklinde gerçekleşmişti. Bunun yanında, Batı Şeria'da da havan topu bulunmuştu. Filistinlilere göre havan silahının avantajı düşmana hiçbir surette karşı tedbir alma şansını bırakmamasıdır. Bu silah hedeflere isabet kaydettirmek noktasında fazla etkili olmamasına rağmen, Filistinli direnişçiler tarafından düşmanda yarattığı panikten dolayı yine de tercih edilir bulunuyor.
Havan toplarının da tıpkı diğer silahlar gibi önceleri Refah tünellerinden kaçak olarak içeri sokulduğu bilinmekteyse de son gelen haberler bu ve benzeri silahların Filistin içerisinde üretimine başlandığı yönünde. Filistinlilerin ellerindeki havan silahlarının 120, 81, 52 ve 60 milimetrelik havan topu türleri olduğu belirtiliyor.
Adı geçen silahlar, Gazze Şeridi'ne özellikle 2000 yılı sonrasında sokulmuşlar.
* Fars News'te yayınlanan yazı dizisi Kemal Saral tarafından İsra Haber için tercüme edilmiştir.
Not: Yazı dizisinin dördüncü bölümünü 24.05.2009 tarihinde yayınlayacağız.