Filistin Barışı Yoluna Döşenen Siyonist Mayınlar

Siyonist işgal yönetimiyle Abbas yönetimi arasında Ürdün’de yapılan görüşmelerin ardından Katar’ın başkenti Doha’da...

Heysem Es-Sadık

Siyonist işgal yönetimiyle Abbas yönetimi arasında Ürdün'de yapılan görüşmelerin ardından Katar'ın başkenti Doha'da Fetih hareketiyle Hamas hareketinin bir anlaşmaya imza atması işgal yönetiminin öfkelenmesine neden oldu. İki taraf arasında fitne çıkarmak için kirli planlarını devreye sokmaya başlayan Siyonist rejim, iki hareket arasındaki barışı sabote etmek için elinden gelen her türlü çabayı ortaya koyacaktır. Doha sürecini boşa çıkarmak için atacağı muhtemel adımları şöyle sıralayabiliriz:

-Siyonist rejimin, kuşatmayı biraz daha hafifleterek Filistin tarafında yapılacak bir uzlaşı anlaşmasının anlamsız olacağı konusunda Hamas hareketini ikna etmeye çalışması.

Gerçi bu tür alternatif girişimlerin Doha Anlaşmasından çok önce başladığını söyleyebiliriz. Bu projenin arkasında Özgürlerin Vefası ismiyle bilinen esir takası anlaşmasında Siyonist rejim adına görüşmelere katılan Filistin-İsrail Araştırmalar Merkezi Müdürü Gershon Baskin bulunuyor. Baskin'in yaptığı görüşmenin temelinde, Siyonist rejimin Gazze hükümetinin kuşatmayı iyi idare ettiğini gözüyle görmesi, kuşatmayı büyük ölçüde kıran tünelleri kapatmada aciz kalması ve bunu anlaması, özünde ahlaki, insani ve hukuki olmayan ve Gazze halkını toplu cezalandırmayı amaçlayan kuşatmaya karşı dünyanın dört bir yanında dayanışma ruhunun yükselmesi gibi çok önemli etkenler olduğunu ve bunun için işgal hükümetinin Hamas ile dolaylı görüşmelere girdiğini hatta onu buna zorladığını söyleyebiliriz. Onun için Siyonist rejim, Filistin'in iki parçasının birbirine yakınlaşmasını engellemek için kuşatmayı hızla kaldırmaya niyetli diyebiliriz. Siyonist rejim, kuşatma altında bulunan ama aynı zamanda özgür olan Gazze ile istediği gibi at koşturduğu Batı Yaka'nın birleşmesi durumunda Batı Yaka'da eskisi gibi hareket edemeyeceğini, tutuklama ve cinayetleri rahat gerçekleştiremeyeceğini iyi biliyor.

-Oslo takımını, Ramallah'taki yönetimi kuşatmakla hatta bitirmekle tehdit etme girişimi.

Doha Anlaşmasının ilanı üzerine Netanyahu ve Perez bu tehditlerini açıkça yaptılar. Siyonist liderler Abbas yönetiminden işgal rejimi veya Hamas ile uzlaşı konusunda tercihini yapmasını istediler. Abbas yönetimi ise düşmanın tehditler savurduğu bu süreçte hiç de iyi bir korumda bulunmuyor. Düşmanla yapılan işbirliği nedeniyle Abbas yönetimi birçok şeyini yitirmiş, yolsuzluk nedeniyle ekonomik buhran baş göstermiş, bazı Fetih liderleri Amerika yardımlarına kene gibi yapışmış, yönetimdeki bazı şahıslar iktidarı şahsi çıkarı için bir araç haline getirmiş durumda. Bu saydıklarımız ve bazı Fetih liderlerinin Arafat'ın başına gelenlerin kendi başlarına da gelmesinden korkması, siyasi tutuklu dosyası gibi önemli dosyaların kapanmasını engelliyor, görevden atılmaların ve hayır kurumlarının kapısına kilit vurulmasının da önüne geçilmesini geciktiriyor.

-Doha Anlaşmasını ve bu anlaşmaya katkı sağlayacak her türlü ittifak ve anlaşmayı sabote etmek.

İşgal rejimi Filistinlileri birbirine yakınlaştıracak spor kulübü bile olsa başarı kazanmasına izin vermiyor. Ya bu anlaşma, işgalcinin kendi varlığı için açık tehdit gördüğü siyasi bir dosya olursa. Bu durumda onu başarısız kılmak için çalışmaz mı?

Bütün bunlar, Siyonistlerin her türlü kirli ve sinsi oyunlarına karşı Filistinlilerin çok uyanık olmalarının gerekli olduğunu gösteriyor.

Filistin Haberleri