Hamas'ın önde gelen liderlerinden Mahmud Zehhar geçen hafta gerçekleşen esir takası anlaşmasının İsrail'in önemli liderlerine suikastta bulunmaması ve takip etmemesinide kapsadığını bildirdi.
Mısır'da yayınlanan Şarkul Evsat gazetesine konuşan Zehhar, 550 Filistinli esiri kapsayan 2 ay sonra gerçekleştirilecek ikinci aşama esir takasında Hamas'ın özgür bırakılacak esirlerin isimlerini belirlemeyeceğini söyledi.
Zehhar "Esir takasının ikinci aşamasında kimlerin serbest bırakılacağı kararı tamamen İsrail'e ait olacak. Mısırla yapılan anlaşmada bu 550 kişiler hakkında belli kriterleri şart koştuk. Uzun senedir hapishanelerde olup, serbest bırakılması için az bir süresi kalanlar yanı sıra ölümcül hastalıklara sahip olanlar önceliklerimiz olduğu noktasında anlaşmaya vardık" dedi.
ANLAŞMANIN ARKA PLANI
İlk aşaması önümüzdeki Salı günü hayata geçecek anlaşmanın arka planı hakkında da konuşan Zehhar, açıklamasına şöyle devam etti: "Serbest kalacak esirlerin bir kısmı Batı Şeria'da yakın bir yerde diğer kısmı ise Mısır'da Kızılhaç'a teslim edilecek. Batı Şeria'da ve Mısır'da Filistinli esirler teslim edildiği anda İsrailli esir Gilad Shalit teslim edilecek.
İsrail'in iddia ettiği gibi anlaşma esnasında Hamas'ın olayı tatlıya bağlamak için kolaylık gösterdiği tamamen yalan. Çünkü biz İsrail'den taleplerimizin çoğunu elde ettik. Verdiğimiz 50 kişilik komutan listesinin 40 tanesine onay geldi.
İsrail'in en karşı çıktığı isimlerin başında Abdullah Berguti, Mervan Berguti, Hasan Selameh ve Ahmet Saadat gelmektedir. Elimizde sadece bir tane esir olduğundan daha fazla pazarlık yapmıyoruz.
Bu esir takasının olması için uzun yıllar bekledik. Doğru! Biz içeride bizim için çok değerli kardeşlerimizi bıraktık. Ama onların çoğu 2005 yılında, 2005 senesi ve sonrasında tutuklandılar. Serbest kalacak kardeşlerimiz 1987 yılı öncesinden bu yana tutuklu olanlar. Elimizden bu kadar gelebildi.
Gerçekleştireceğimiz esir takasını, örnek bir eylem olarak görüyorum. Anlaşma müzakerelerinde uyguladığımız stratejiyle bir takım hedeflere ulaşmayı istiyorduk. Hedeflerden birincisi, bu başarının tüm Filistinli direniş gruplarını temsil etmesiydi. İkinci hedefimiz İsrail'in siyasi şantajlarına teslim olmamaktı. Üçüncüsü ise, serbest bırakılan esirlerin güvenliğinin sağlanması, onların yeniden tutuklanması ya da suikasta uğramasını engellemek. İşte bu noktada bu tür esirlerin Gazze'ye ya da yurt dışına başka bir yere gönderilmesi noktasında anlaşmaya vardık.
Serbest bırakılacak esirleri belirlerken tarafsız olmaya itina ettik. 450 kişinin 325 tanesi 99 yıldan fazla cezaya çarptırılanlardır. Aynı zamanda yaşlı ya da ölümcül hastalığı olanları, bayan esirleri önceledik. 2009 yılında video kaseti takasıyla 21 bayan esiri ve son esir anlaşmasıyla da 27 tane kadın esirin serbest kalmasını sağladık."
MISIR'IN OYNADIĞI ROL
Zahar konuşmasında Mısır'ın oynadığı role de değinerek "Mısır'ın müzakere sürecinin tümünde önemli bir rolü var. Mısır Shalit'in esir alınmasının ardından, Hamas'ın esir takası hususundaki müzakere isteğini ilk ciddiye alan taraf oldu. O zamanlar İsrail böyle bir anlaşmaya hiç sıcak bakmıyordu.
2009 yılında bu talebimizi yeniden dile getirdik. İsrail o zaman da bizi ciddiye almadı. Ama sonunda başardık ve anlaşma gerçekleşti. Mısır bu anlaşmanın başından sonuna kadar bizim yanımızda olduğunu unutmamalıyız.
Kahire'de anlaşma imzalandığı son ana kadar Filistinli müzakerecinin yüz yüze İsrailli müzakereciyle masaya oturması söz konusu asla olmadı" dedi.
UZLAŞI DOSYASI
Zahar açıklamasında; "Esir takası anlaşması ile barış müzakerelerinin hiçbir alakası yok. Barış müzakereleri Mahmut Abbas'ı ilgilendiren bir konudur.
Abbas bize bu anlaşmalardan önce bana Şalit'i teslim edinben de İsrail'e teslim edeyim, bu şekilde Gazze'de ki ablukayı kaldıralım dedi. Şalit'i bedavadan teslim etmemizi istedi. Şimdi de geçmiş bu esir takası anlaşmasının ayıplarını mı aramaya kalkışıyor" şeklinde konuştu.
Meşal ve Abbas arasında yapılması beklenen buluşma hakkında da konuşan Zahar " Bu toplantılardan bir şey çıkmaz. Kahire'de gerçekleştirdiğimiz buluşmada tutuklularla ve Gazzelilerin pasapotlarıyla ilgili iki küçük dosya hakkında konuşup anlaşmayı başaramadık" dedi.
Mısır'da yayınlanan Şarkul Evsat gazetesine konuşan Zehhar, 550 Filistinli esiri kapsayan 2 ay sonra gerçekleştirilecek ikinci aşama esir takasında Hamas'ın özgür bırakılacak esirlerin isimlerini belirlemeyeceğini söyledi.
Zehhar "Esir takasının ikinci aşamasında kimlerin serbest bırakılacağı kararı tamamen İsrail'e ait olacak. Mısırla yapılan anlaşmada bu 550 kişiler hakkında belli kriterleri şart koştuk. Uzun senedir hapishanelerde olup, serbest bırakılması için az bir süresi kalanlar yanı sıra ölümcül hastalıklara sahip olanlar önceliklerimiz olduğu noktasında anlaşmaya vardık" dedi.
ANLAŞMANIN ARKA PLANI
İlk aşaması önümüzdeki Salı günü hayata geçecek anlaşmanın arka planı hakkında da konuşan Zehhar, açıklamasına şöyle devam etti: "Serbest kalacak esirlerin bir kısmı Batı Şeria'da yakın bir yerde diğer kısmı ise Mısır'da Kızılhaç'a teslim edilecek. Batı Şeria'da ve Mısır'da Filistinli esirler teslim edildiği anda İsrailli esir Gilad Shalit teslim edilecek.
İsrail'in iddia ettiği gibi anlaşma esnasında Hamas'ın olayı tatlıya bağlamak için kolaylık gösterdiği tamamen yalan. Çünkü biz İsrail'den taleplerimizin çoğunu elde ettik. Verdiğimiz 50 kişilik komutan listesinin 40 tanesine onay geldi.
İsrail'in en karşı çıktığı isimlerin başında Abdullah Berguti, Mervan Berguti, Hasan Selameh ve Ahmet Saadat gelmektedir. Elimizde sadece bir tane esir olduğundan daha fazla pazarlık yapmıyoruz.
Bu esir takasının olması için uzun yıllar bekledik. Doğru! Biz içeride bizim için çok değerli kardeşlerimizi bıraktık. Ama onların çoğu 2005 yılında, 2005 senesi ve sonrasında tutuklandılar. Serbest kalacak kardeşlerimiz 1987 yılı öncesinden bu yana tutuklu olanlar. Elimizden bu kadar gelebildi.
Gerçekleştireceğimiz esir takasını, örnek bir eylem olarak görüyorum. Anlaşma müzakerelerinde uyguladığımız stratejiyle bir takım hedeflere ulaşmayı istiyorduk. Hedeflerden birincisi, bu başarının tüm Filistinli direniş gruplarını temsil etmesiydi. İkinci hedefimiz İsrail'in siyasi şantajlarına teslim olmamaktı. Üçüncüsü ise, serbest bırakılan esirlerin güvenliğinin sağlanması, onların yeniden tutuklanması ya da suikasta uğramasını engellemek. İşte bu noktada bu tür esirlerin Gazze'ye ya da yurt dışına başka bir yere gönderilmesi noktasında anlaşmaya vardık.
Serbest bırakılacak esirleri belirlerken tarafsız olmaya itina ettik. 450 kişinin 325 tanesi 99 yıldan fazla cezaya çarptırılanlardır. Aynı zamanda yaşlı ya da ölümcül hastalığı olanları, bayan esirleri önceledik. 2009 yılında video kaseti takasıyla 21 bayan esiri ve son esir anlaşmasıyla da 27 tane kadın esirin serbest kalmasını sağladık."
MISIR'IN OYNADIĞI ROL
Zahar konuşmasında Mısır'ın oynadığı role de değinerek "Mısır'ın müzakere sürecinin tümünde önemli bir rolü var. Mısır Shalit'in esir alınmasının ardından, Hamas'ın esir takası hususundaki müzakere isteğini ilk ciddiye alan taraf oldu. O zamanlar İsrail böyle bir anlaşmaya hiç sıcak bakmıyordu.
2009 yılında bu talebimizi yeniden dile getirdik. İsrail o zaman da bizi ciddiye almadı. Ama sonunda başardık ve anlaşma gerçekleşti. Mısır bu anlaşmanın başından sonuna kadar bizim yanımızda olduğunu unutmamalıyız.
Kahire'de anlaşma imzalandığı son ana kadar Filistinli müzakerecinin yüz yüze İsrailli müzakereciyle masaya oturması söz konusu asla olmadı" dedi.
UZLAŞI DOSYASI
Zahar açıklamasında; "Esir takası anlaşması ile barış müzakerelerinin hiçbir alakası yok. Barış müzakereleri Mahmut Abbas'ı ilgilendiren bir konudur.
Abbas bize bu anlaşmalardan önce bana Şalit'i teslim edinben de İsrail'e teslim edeyim, bu şekilde Gazze'de ki ablukayı kaldıralım dedi. Şalit'i bedavadan teslim etmemizi istedi. Şimdi de geçmiş bu esir takası anlaşmasının ayıplarını mı aramaya kalkışıyor" şeklinde konuştu.
Meşal ve Abbas arasında yapılması beklenen buluşma hakkında da konuşan Zahar " Bu toplantılardan bir şey çıkmaz. Kahire'de gerçekleştirdiğimiz buluşmada tutuklularla ve Gazzelilerin pasapotlarıyla ilgili iki küçük dosya hakkında konuşup anlaşmayı başaramadık" dedi.
isra haber