İsrail askerleri, Halil İbrahim camiinin, İsrail'in ulusal miras eserler listesine eklenmesini protesto etmek için düzenlenen yürüyüşe müdahale etti.
İsrail askerleri yürüyüşe katılan Filistinlilerin yolunu keserken, göz yaşartıcı gaz bombası kullanarak yürüyüşe katılan Filistinlileri dağıttı. Yürüyüşe katılanlar arasında Filistinli milletvekili Mustafa Barguti de vardı.
Filistinliler ile İsrail askerleri arasında yaşanan gergin dakikaların görüntüleri,
Halil İbrahim Camisi Katliamı (25.02.1994)
el Halil'deki Filistinli gençler, 25.02.1994 tarihinde bir teröristin gerçekleştirdiği katliamın yıldönümünde ayağa kalktı. Bu tarihte, Kach adlı yahudi terör örgütüne mensup Barush Goldstein adlı teröristin liderliğindeki bir grup camiye gizlice girerek namaz kılan müslümanların üzerine kurşun yağdırdı.
Amerika doğumlu Kiryat Erba yerleşim merkezinde oturan 42 yaşındaki Goldstein, arkadaşlarına devamlı olarak "Seni öldürmek isteyen düşmanın varsa onu katletmelisin" demekteydi.
Goldstein, sabah namazı vaktinde girdiği Halil İbrahim camisinde alınları secdede olan 50 müslümanı katlederken, 349 müslümanı da yaralamıştı.
Kaynaklara göre Goldstein bu katlimında, taramalı tüfeğinin yanı sıra el bombaları da kullanmıştı. Üstelik Goldstein, bu katliamında yalnız da değildi. Kendisine destek veren bir grup, caminin kapısını kapatarak müslümanların dışarıya çıkmasına engel oldu. Başka bir grup ise katliamı haber alarak bölgeye gelen ambulansların camiye yaklaşmasına engel oldu. Diğer bir grup da yardıma gelen müslümanların üzerine kurşun yağdırdı. Bu esnada da en az 29 müslüman şehid oldu, onlarcası da yaralandı.
Görgü tanıkları, katliam gecesi çok sayıda İsrail polisinin bölgeye sevkedildiğini belirterek, olaya İsrail polisinin de bizzat müdahil olduğunu söylediler.
Olayın yaşandığı gün, çevredeki müslümanlar katliamı protesto ettiler. İsrail polisi bu protesto gösterisini de silaha sarılarak dağıttı. Bu saldırıda da bazı müslümanlar şehid edildi.
Şehirde tansiyonun yükselmesi üzerine Halil İbrahim Camisi, ibadete kapatıldı. 8 ay sonra açılınca müslümanlar derin bir şok geçirdiler. Çünkü daha önceden cami içerisinde inşa edilen Sinagog, genişletilmiş, müslümanların ibadet ettiği alanlar ise daraltılmıştı.
Fanatik Yahudi örgütlerden Gush Emunim Hareketi'nin önde gelen ismi Haham Moşe Levinger'e söz konusu katliam sorulduğunda "Bir kurbağanın öldüğü zaman ne kadar üzüntü duyuyorsam müslüman ölünce de o kadar üzülüyorum" demişti.
İsrailli yazar Shahak ise tüm Yahudilerin Goldstein gibi girişimlerde bulunması gerektiğini söylemişti.
İsrail ordusunda doktor olarak da çalışan Goldstein, İsrail ordusu saflarında savaşan Hristiyanları, Yahudi olmadıkları için tedavi etmeye karşı çıkıyordu.
Olayın tanıklarından Şerif Bereket, katliamı daha dün gibi hatırlıyor. Katliam sırasında kardeşi Sufyan'ı da şehid veren Bereket, olayı şöyle anlatıyor:
"Sabah namazını kılıyorduk. İmam, fatiha süresini okumuştu ki "Sonunuz geldi" anlamında ibranice haykırışlar duydum. Secdeye vardığımızda da silah sesleri gelmeye başladı. Sonra da patlama sesleri duydum. Sanki Halil İbrahim camisi, başımıza yıkılacaktı. Başımı kaldıramadım o an.. Ve Rabbim'den şehid olmayı diledim."
isra haber