Nasser Odeh, Kemal Advan Hastanesi Müdürü Dr. Hüsam Ebu Safiyye’nin avukatı olarak, müvekkilinin işgalci İsrail hapishanelerindeki sağlık ve insani koşullarının ciddi biçimde kötüleştiğini açıkladı. Odeh, İsrail makamlarının Dr. Ebu Safiyye’yi kısa süre önce “Nafha” Hapishanesi’nde tek kişilik hücreye sevk ettiğini, bunun da avukatlarla, insan hakları kuruluşlarıyla ve hatta diğer tutuklularla tüm iletişiminin tamamen kesilmesine yol açtığını belirtti.
Hukuki kaynaklar, Ebu Safiyye’nin Necef Hapishanesi’nden tecrit hücresine sevkinin, tutukluluğunun yasallığının değerlendirilmesi için İsrail Yüksek Mahkemesi’ne yapılan itiraz başvurusunun hemen ardından gerçekleştiğini aktardı. Avukat, müvekkilinin naklinden bu yana hiçbir tıbbi muayeneden geçirilmediğini, oysa kronik hastalıkları nedeniyle durumunun dengede kalabilmesi için yoğun bakım ile günlük ve düzenli ilaç kullanımına ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Sağlık durumuna ilişkin olarak savunma tarafı, tutuklu doktorun gerekli ilaçlarını alabilmesi ve acil tıbbi muayenelerden geçirilebilmesi için cezaevi idaresine defalarca başvurduğunu, ancak bu taleplerin sürekli olarak reddedildiğini bildirdi. Savunma, kalp rahatsızlığı ve yüksek tansiyonla ilgili sağlık durumunun ihmal edilmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısıyla bu kritik tıbbi dosyayı Yüksek Mahkeme’deki itiraz duruşmasına sundu.
Hukuki cephede ise savunma heyeti, Dr. Ebu Safiyye’nin derhal ve koşulsuz biçimde serbest bırakılması gerektiğini vurguladı. Gerekçe olarak da onun bir sağlık kuruluşunun müdürü sıfatıyla insani ve mesleki görevini yerine getirirken gözaltına alınmış olmasını gösterdi. Avukat, sağlık ekiplerinin uluslararası insancıl hukuk ve Cenevre Sözleşmeleri uyarınca özel korumaya sahip olduğunu, bu çerçevede silahlı çatışmalar sırasında sağlık personelinin hedef alınmasının veya tutuklanmasının yasaklandığını ifade etti.
Odeh, Dr. Ebu Safiyye’nin yaklaşık bir buçuk yıldır hakkında resmi bir iddianame hazırlanmaksızın ve açık, somut suçlamalar yöneltilmeksizin tutuklu bulunduğunu kaydetti. İsrail güvenlik birimlerinin, onun güvenlik tehdidi oluşturduğunu öne süren “gizli materyaller” bulunduğunu iddia ettiğini, bu gerekçenin ise savunmanın mahkemede çürütmesine imkân tanıyacak kamuya açık deliller sunulmadan tutukluluğun uzatılması için kullanıldığını söyledi.
Son mahkeme oturumu nihai bir karar verilmeden sona ererken, savunma ekibi önümüzdeki günlerde tutukluluğun devamına ilişkin yargı kararını bekliyor. Avukat, tutuklu doktorun gönderdiği mesajı da aktararak, onun kendisini hayatını hastaları tedavi etmeye adamış bir çocuk doktoru olarak gördüğünü ve maruz kaldığı bu uygulamayı, kuzey Gazze Şeridi’ndeki ailesine ve hastanesine dönmesini engellemeyi amaçlayan keyfi bir tutukluluk olarak değerlendirdiğini belirtti.
Hatırlanacağı üzere işgal güçleri, Hüsam Ebu Safiyye’yi 27 Aralık 2024 tarihinde Kemal Advan Hastanesi’ni hedef alan geniş çaplı baskın sırasında gözaltına almıştı. Doktorun güvenliğinin sağlanması ve gerekli tedavinin kendisine ulaştırılması için BM ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının acil müdahale çağrıları artarken, tecrit altında sağlık durumunun kaygı verici biçimde kötüleştiğine ilişkin haberler de çoğalıyor.
Ebu Safiyye, insani görev icra eden bir çocuk doktorudur ve keyfi tutukluluğu, onun hastaları tedavi etmek için kendi ortamına ve görevine dönmesini engellemektedir.