Darbecilere İzin Var Hastalara Yok

Gazze’deki el-Fetih yetkililerinden Zekeriyya el-Ağa, İbrahim Ebu’n Neca gibi isimlerin Batı Yaka’ya gitmesine izin verirken ölüm döşeğindeki hastalara Gazze’den...

İslami Direniş Hareketi (Hamas), İsrail işgal güçlerinin Gazze’deki el-Fetih yetkililerinden Zekeriyya el-Ağa, İbrahim Ebu’n Neca gibi isimlerin Batı Yaka’ya gitmesine izin verirken ölüm döşeğindeki hastalara Gazze’den çıkış izni vermemesini Filistin halkına yönelik büyük komplonun bir parçası olduğunu belirtti.

İşgal yönetimi, dün (19 Kasım Pazartesi) birçok el-Fetih yöneticisine dışarıya çıkış izni verdi. Ancak yine dün 9 yaşındaki Emir Sahir el-Yazıcı adlı çocuk, işgal güçlerinin tedavi için çıkış izni vermemesi nedeniyle hayatını kaybetmişti. Yazıcı’yla birlikte ablukanın başladığı günden bugüne kadar toplam 13 Filistinli sırf bu yüzden hayatını kaybetti.

Hamas sözcüsü Fevzi Burhum, Filistin Enformasyon Merkezi’ne ulaşan açıklamasında, yüzlerce hastanın tedavi izni verilmeyişi nedeniyle ölümü beklerken, Abbas-Olmert buluşması kapsamında birçok el-Fetih liderlerinin Gazze’den rahatlıkla çıkabilmelerinin beraberinde getirdiği çelişkiye dikkat çekti.

Hareket açıklamasında, işgal güçlerinin yolculara, hacılara, hastalara ve öğrencilere izin vermemesinin tamamen Abbas’ın kontrolünde ve onun onayıyla yapıldığını, amacın halkı yönetime karşı kışkırtmak olduğunu belirtti.

İsrail’in uyguladığı abluka, çok geniş bir alanı kapsıyor. Abluka nedeniyle bölgeye tıbbi araç gereç giremediği gibi Filistinliler, herhangi bir nedenle Gazze’den çıkamıyor, dışardan da kimse Gazze’ye giremiyor.

Hammadde ithalatının durması nedeniyle üretim sektörü %80 oranında atıl durumda. İşsizlik seviyesi %70’leri geçmiş bulunuyor. İnsanların önemli bir bölümü Birleşmiş Milletler ya da Kızılhaç Teşkilatı’nın yardımlarıyla geçimlerini sağlıyor. Bununla birlikte birçok temel gıda maddesinin bulunmasında ciddi zorluklar çekildiğini söylemek mümkün.

Ablukadan Filistinli çiftçiler de nasibini alıyor. Seracılık üretimini mümkün kılan çeşitli malzemelerin alınamaması nedeniyle tarım sektörü büyük darbe yerken, Filistinli çiftçiler bazı ürünlerin üretimini yapsa bile bu ürünlerin ihraç edilememesi nedeniyle üretilen sebze ya da meyvenin önemli bir bölümü ya çürümeye terk ediliyor ya da atılıyor.

Gazze’de kabir yapımında ve inşatta kullanılan çimento da bulunamıyor. İnsanların günlük yaşamlarını ciddi ölçüde etkileyen bu durum, sağlıkları için de önemli bir tehdit. Sonuç olarak Gazze, sağlık sektöründen tarıma kadar birçok alanda kapsamlı bir kuşatmayla karşı karşıya. Ancak bu ablukaya ilişkin şu ana kadar ne uluslararası toplumdan ne de sivil toplum kuruluşlarından ciddi bir tepki gelmiş. En can alıcı soru şu: “Bu kahreden sessizlik ne zamana kadar sürecek?”

FIEM

Filistin Haberleri