Babülmendep Kapanırsa ABD ve Körfez Ülkeleri İçin Felaket Sonuçlar Ortaya Çıkar!

Hürmüz ve Babülmendep boğazlarının kapanması halinde küresel enerji sevkiyatının sekteye uğrayacağı, ABD ile Körfez ülkelerinin ise ağır ekonomik ve stratejik sonuçlarla karşı karşıya kalacağı belirtiliyor.

Mısırlı yazar ve analist İhab Şevki, Hürmüz Boğazı ile Babülmendep Boğazı’nın aynı anda kapanmasının dünya ekonomisine stratejik bir darbe vuracağını belirtti. Şevki’ye göre enerji ticareti ve deniz taşımacılığındaki kesintiden en fazla ABD ile Basra Körfezi ülkeleri zarar görecek.

Analizde, ABD’nin küresel nüfuzunun temel dayanaklarından biri olan deniz hâkimiyeti stratejisinin, böyle bir senaryoda Washington’un “Aşil topuğuna” dönüşebileceği ifade edildi. İran’ın Hürmüz üzerindeki kontrolünün ABD açısından stratejik bir şok oluşturduğu, Washington’un şimdi de Babülmendep’in devre dışı kalması ihtimaliyle karşı karşıya olduğu belirtildi.

Hürmüz ve Babülmendep’in önemi

Hürmüz Boğazı’ndan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol, yani küresel petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20’si geçiyor. Dünya sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin de yaklaşık beşte biri bu güzergâh üzerinden gerçekleştiriliyor.

Babülmendep ise dünya deniz ticaretinin ana geçiş noktalarından biri. Analize göre küresel ticaretin yaklaşık yüzde 7’si ve yılda yaklaşık 21 bin gemi bu boğazdan geçiyor. Her iki boğazın aynı anda kapanması, dünya petrol ve LNG taşımacılığında büyük bir kesintiye neden olabilir.

Bu durumda petrol, doğal gaz, gemi taşımacılığı, sigorta ve lojistik maliyetlerinin eş zamanlı olarak yükselmesi bekleniyor. Bunun küresel ekonomide enflasyon, sanayi üretiminde daralma ve durgunlukla enflasyonun aynı anda yaşandığı bir krize yol açabileceği belirtiliyor.

Kimyasal gübre, tarım ürünleri ve temel ihtiyaç maddelerinin tedarik zincirlerinde yaşanacak kesintilerin ise birçok ülkede gıda krizini ve yeni bir enflasyon dalgasını tetikleyebileceği kaydediliyor.

Körfez ülkeleri deniz ablukası altında kalabilir

Analize göre krizin etkileri küresel olsa da coğrafi olarak en ağır baskıyı Körfez ülkeleri yaşayacak. Bu ülkelerin ekonomileri enerji ihracatına dayanırken gıda, ilaç ve sanayi ürünlerinde büyük ölçüde ithalata bağımlı bulunuyor.

Hürmüz’ün doğudan, Babülmendep’in ise batıdan kapanması durumunda Körfez ülkelerinin fiilen deniz ablukasına alınmış bir duruma düşeceği savunuluyor.

Suudi Arabistan’ın Hürmüz’e bağımlılığını azaltmak amacıyla petrolünün bir bölümünü Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu Limanı üzerinden taşımaya çalıştığı, ancak Babülmendep’in kapanmasının bu alternatif güzergâhı da devre dışı bırakacağı belirtiliyor. Avrupa ve enerjisinin önemli bölümünü Körfez’den temin eden Asya ülkelerinin de ciddi bir enerji kriziyle karşılaşacağı öngörülüyor.

ABD ekonomisi de ağır darbe alacak

Şevki, Washington’un Hürmüz’ün kapanmasından etkilenmeyeceği yönündeki söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını savunuyor. Petrol fiyatları küresel piyasalarda belirlendiği için ABD doğrudan Körfez petrolüne bağımlı olmasa bile dünya fiyatlarındaki artıştan etkilenecek.

Analizdeki hesaplamaya göre petrolün varil fiyatındaki her 10 dolarlık artış, ABD’de bir galon benzinin fiyatını yaklaşık 25 sent yükseltebilir. Bu durum özellikle otomobil kullanımının yoğun olduğu eyaletlerde ailelerin yaşam giderlerini artıracak.

Petrol fiyatlarındaki artış yalnızca akaryakıtı değil; gıda, tarım ürünleri, giyim, elektronik eşya, plastik ve petrokimya ürünlerinin fiyatlarını da yükseltecek. Böylece ABD ekonomisinde kapsamlı yeni bir enflasyon dalgası ortaya çıkabilir.

ABD Merkez Bankası da bir taraftan enflasyonu kontrol etmeye, diğer taraftan ekonomik durgunluk ve işsizliğin yükselmesini önlemeye çalışacağı için zor bir tercihle karşı karşıya kalacak.

Petrokimya, tarım, kara taşımacılığı ve havacılık sektörlerinin enerji maliyetlerindeki artıştan en fazla zarar görecek alanlar arasında bulunduğu belirtiliyor. Doğal gaz fiyatlarının yükselmesi gübre üretim maliyetlerini, dolayısıyla tarım ve gıda fiyatlarını artıracak.

ABD’nin Stratejik Petrol Rezervi’nden piyasaya petrol sürmesi krizin etkisini geçici olarak azaltabilir. Ancak bu adımın ülkenin enerji güvenliğini zayıflatacağı ve rezervlerin yeniden doldurulması için hükümete büyük bir maliyet yükleyeceği ifade ediliyor.

Analizin sonunda, Hürmüz ve Babülmendep’in birlikte kapanmasının yalnızca ekonomik değil, ABD ve uluslararası sistem açısından geniş çaplı siyasi ve stratejik sonuçlar doğurabileceği vurgulanıyor. Böyle bir krizin Amerikan yönetimi üzerindeki kamuoyu, siyasi kurumlar ve ekonomi çevrelerinin baskısını artıracağı değerlendiriliyor.

Ortadoğu Haberleri

İran'da patlama sesi duyuldu