Avrupa’da faaliyet gösteren yüz kadar sivil toplum kuruluşu, gayr-i ahlaki bir siyasetin sonucu olarak halkın yaşamına kapsamlı bir tehdit haline gelen Gazze kuşatmasının derhal kaldırılmasını ve Gazze’deki yaşam durumunun düzeltilmesini istedi.
Bir nüshası Filistin Enformasyon Merkezi’ne ulaşan sivil toplum kuruluşlarının bildirisinde, “Her geçen gün dayanılmaz bir hal alan Gazze kuşatmasını en sert ifadelerle kınıyor, İsrail işgal yönetimini, uluslararası sözleşmelere, insan haklarına ve insani bütün değerlere aykırı bu siyasetine son vermeye çağırıyoruz.” ifadeleri kullanıldı.
Gazze halkına yönelik uygulanmakta olan bu kuşatmayı halkın yavaş ve sistematik bir şekilde öldürülmesi olarak gördüklerini belirten kuruluşlar, ablukanın Filistinlilerin var olmalarını sağlayan dinamikleri ortadan kaldırmanın bir aracı olarak kullanıldığına dikkat çektiler.
Bildiri şu şekilde devam etti: “Bir buçuk milyondan fazla insanın yaşadığı Gazze, kuşatma sebebiyle büyük bir hapishaneye dönüşmüş durumda. Gazze’ye dışarından bir şey giremediği gibi Gazze’deki hastalar tedavi için dışarı çıkamamakta, öğrenci ve işçiler de okudukları ya da çalıştıkları yerlere gidememektedirler.”
Bildiride ayrıca, kuşatmanın zaten işsizlik oranı yüksek ve dünyanın en fakir bölgelerinden biri olan Gazze’deki ekonomiyi tamamen çökerttiğine, sağlık, eğitim ve diğer kamusal hizmetlerin altyapısını bütünüyle yok ettiğine, bunun insani anlamda büyük bir faciaya dönüştüğüne de dikkat çekildi.
Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde faaliyet göstermekte olan 103 kuruluşun imzaladığı bildiride şimdiye kadar defalarca uluslararası kuruluşlardan yardım isteyen ve kuşatmanın kaldırılması için çalmadık kapı bırakmayan Gazzelilerin seslerine kulak verilmemesine de tepki gösterildi.
Avrupa ülkelerinin de Gazze’ye uygulanan kuşatmaya katkıda bulunduklarına ya da bu konuda İsrail’le işbirliği içerisinde olduğuklarına değinilen bildiride, Avrupa ülkelerinin insani değerleri bir kenara bırakmamaları gerektiği, ahlaki ilkelerin mazlum Gazze insanının yanında yer almayı gerektirdiği kaydedildi.
Kuşatmanın kaldırılması için Avrupa devletlerinin nüfuzlarını kullanmalarını isteyen STK’lar, abluka tamamen kalkıncaya kadar Avrupa çapında gösteri ve yürüyüşler tertip edilmesini istediler.
FİEM