Associated Press (AP), Sanaa hükümetine bağlı Yemen ordusunun temmuz ayında Suudilerin petrol tesislerini hedef alan geniş çaplı İHA operasyonun planlanması ve gerçekleştirilmesinde Iraklı direniş gruplarıyla birlikte hareket ettiğini ve iki taraf arasındaki askerî koordinasyonun yeni bir seviyeye ulaştığını bildirdi.
Suudi rejimi ve ABD, temmuz ayında Suudi petrol tesislerine yönelik İHA saldırılarının ardından Irak’taki direniş gruplarını suçlayarak Irak topraklarına ortak hava operasyonları düzenlemişti.
Ancak söz konusu İHA operasyonunun sorumluluğunu Sanaa hükümetine bağlı Yemen ordusu üstlenmişti.
AP’ye konuşan bölgesel yetkililer, Yemen ordusunun iki gün süren yoğun İHA saldırısının planlanması ve uygulanması sırasında Iraklı direniş gruplarına destek verdiğini söyledi.
Yetkililere göre bu gelişme, Yemen ordusu ile Irak’taki direniş grupları arasında Gazze savaşı sırasında gelişen askerî koordinasyonun artık Körfez cephesine de taşındığını gösteriyor.
DİRENİŞ CEPHESİNDE YENİ İŞBİRLİĞİ
AP, Gazze savaşı boyunca İsrail ve ABD’nin bölgedeki direniş güçlerini ağır saldırılarla hedef aldığını ancak bu baskının askerî koordinasyonu ortadan kaldırmak yerine yeni işbirliği biçimlerinin ortaya çıkmasına yol açtığını aktardı.
Bölgesel yetkililer ve uzmanlara göre İran, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı savaşa karşı Iraklı direniş grupları ile Yemen ordusunun Suudiler ve Körfez’deki Amerikan müttefikleri üzerinde oluşturduğu baskıdan yararlanıyor.
AP mevcut stratejiyi “riskli” olarak nitelendirirken, yaşanan tırmanmanın arka planında ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş ile Suudi rejiminin Washington’ın yanında konumlanması bulunuyor.
IRAK’TA ORTAK OPERASYON ODASI İDDİASI
Yemen ordusu ile Iraklı direniş grupları arasındaki askerî koordinasyona ilişkin bilgiler, istihbarat verilerine atıfta bulunan iki Suudi yetkili ile üst düzey bir Iraklı güvenlik yetkilisi tarafından AP’ye aktarıldı.
Yetkililer, Yemen’den giden temsilcilerin Iraklı direniş gruplarının yönettiği ortak bir operasyon odasında görev yaptığını ileri sürdü.
Suudi rejimi ve ABD ise söz konusu İHA saldırılarının ardından Irak topraklarına ortak hava saldırıları düzenledi.
AP’nin aktardığına göre bu saldırılarda en az 20 Iraklı savaşçı, 6 İranlı danışman ve Yemen ordusundan en az bir yetkili hayatını kaybetti.
Bir Amerikan askerî yetkilisi de Washington’ın Yemen ordusuna bağlı unsurların Irak’taki varlığından ve buradan Suudiler dahil bölgedeki Amerikan müttefiklerine yönelik operasyonlara destek verebilmesinden “endişe” duyduğunu söyledi.
Iraklı yetkililer ise Suudilere yönelik saldırılarda Haşd Şabi’nin kurumsal olarak yer aldığı yönündeki iddiaları reddetti.
GAZZE SAVAŞI ASKERÎ KOORDİNASYONU ARTIRDI
Yemenli ve bölgesel yetkililere göre Iraklı direniş grupları ile Sanaa hükümetine bağlı Yemen ordusu arasındaki askerî işbirliği Gazze savaşı boyunca giderek gelişti.
İki taraf bu süreçte İsrail’e yönelik saldırılarda koordinasyon sağladı.
Savaşın en yoğun döneminde Sanaa hükümetine bağlı Yemen ordusunun liderliği de ortak bir operasyon odasının varlığından söz etmişti.
ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasının ardından bu işbirliğinin Körfez cephesine de taşındığı bildirildi.
Uluslararası Kriz Grubu’nun kıdemli Yemen analisti Ahmed Nagi, Gazze savaşı sırasında Yemen ordusunun artan etkisinin Irak’ta yeni bir askerî işbirliği zemini oluşturduğunu söyledi.
Nagi’ye göre Irak’taki birçok direniş grubu Yemen’e destek vermeye daha istekli hale gelirken, Yemen ordusu da askerî tecrübesini Iraklı gruplarla paylaşmaya başladı.
Nagi ortaya çıkan tabloyu, “Şimdi Suudileri bir kerpeten gibi sıkıştırıyorlar.” sözleriyle özetledi.
KIZILDENİZ’DEN İKİNCİ BASKI HATTI
Yoğun İHA saldırısından yaklaşık bir hafta önce Sanaa hükümetine bağlı Yemen ordusu, Kızıldeniz’de Suudi deniz taşımacılığına yönelik abluka ilan etmişti.
Bu karar, İran’la savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin ciddi biçimde aksadığı bir dönemde Suudilerin alternatif petrol ihracat güzergâhını da baskı altına aldı.
ACLED verilerine göre Yemen ordusu, temmuz ayının sonlarından bu yana Suudilerin petrol tesisleri ve Kızıldeniz’deki tankerlerine yönelik bir düzineden fazla saldırı gerçekleştirdi.
AP ayrıca Salı günü Suudi rejiminin güneyindeki petrol tesisleri ve diğer hedeflere yönelik yeni bir saldırı dalgası düzenlendiğini aktardı.
Suudi makamları bu saldırılarda kadın ve çocuklar dahil 70’ten fazla kişinin yaralandığını öne sürdü.
SUUDİ TANKERLER “KARANLIK SEYİR”E GEÇTİ
Yemen ordusunun Kızıldeniz’deki ablukasının ardından Suudi tankerlerinin takip sinyallerini kapatmayı da içeren “karanlık seyir” yöntemlerine başvurduğu bildirildi.
Suudiler, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasının ardından petrol ihracatının önemli bölümünü Kızıldeniz güzergâhına kaydırmıştı.
Ancak Yemen ordusunun saldırıları bu hattı da baskı altına aldı.
Bunun üzerine Suudi petrolünün daha büyük bölümü Süveyş Kanalı ve Mısır’daki SUMED boru hattı üzerinden taşınmaya başladı.
AP’nin aktardığı verilere göre SUMED üzerinden taşınan petrol miktarı haziran ayında günlük yaklaşık 650 bin varil seviyesindeyken, ağustos ayında günlük 1,9 milyon varilin üzerine çıktı.
YEMEN ORDUSU ALTERNATİF GÜZERGÂHI DA HEDEF ALDI
Yemen ordusu geçen ay Kızıldeniz’in kuzeyinde seyreden bir Suudi petrol tankerini füzeyle vurarak alternatif ihracat güzergâhının da operasyon menzilinde bulunduğunu gösterdi.
Tankerin Yenbu Limanı’ndan Süveyş Kanalı’na ilerlediği ve saldırının Yemen ordusunun kontrolündeki bölgelerden yaklaşık bin kilometre uzakta gerçekleştirildiği bildirildi.
Washington merkezli New America düşünce kuruluşunun Yemen uzmanı Adam Baron, Yemen ile Suudiler arasında yeniden geniş çaplı savaş ihtimaline ilişkin değerlendirmesinde, sürecin artık kritik bir eşiğe ulaştığını belirtti.
Baron, tam ölçekli bir savaşa dönüş ihtimalinin giderek arttığını ve tırmanmayı durdurmak için herhangi bir tarafın devreye girip girmeyeceğinin belirsiz olduğunu söyledi.
SUUDİ REJİMİ ŞİMDİLİK DOĞRUDAN SAVAŞTAN KAÇINIYOR
AP, Suudi rejiminin Yemen ordusunu yeniden doğrudan ve kapsamlı biçimde hedef alma konusunda şimdilik isteksiz göründüğünü belirtti.
Ancak Yemen ordusunun Suudilerin petrol tesisleri ve deniz taşımacılığı üzerindeki baskısını artırması, Yemen cephesinin ABD-İran savaşının giderek daha önemli bir uzantısına dönüşebileceğine işaret ediyor.
Haberde ayrıca Yemen ordusunun seyir ve balistik füzeler, İHA’lar ve çeşitli gelişmiş silah sistemleri dahil önemli askerî kabiliyetlere sahip olduğu belirtilirken, Yemen cephesinde yeniden geniş çaplı bir çatışma ihtimalinin giderek yükseldiği değerlendirmesine yer verildi.