Lima Hatır / fiem
Ramazan ayı başlar başlamaz, Batı Yaka'nın Ramallah şehrindeki gayri meşru Feyyad hükümetinin Evkaf Bakanı Mahmud El-Hebbaş, Hamas ve Hizbuttahrir'e mensup imam ve hatiplerin camilerde vaaz vermemeleri ve teravih namazı kıldırmamaları için talimat verdi.
Şu anda görev başında olan imamların verdiği talimatlara uymasını sağlamak için de Fetih'in muhaliflere karşı takındığı tutumu takınarak onları görevden atmakla tehdit etmesinin, sorumluluk taşıyan imamları etkilemediği bir gerçektir.
Ben burada, özelde Hamas'a genelde ise İslamî harekete mensup imam ve hatiplerin kürsü ve mihraplardan uzaklaştırılmalarından sonra Batı Yaka'daki camilerin düştüğü acı durumu irdelemeyeceğim. Bu konuda iç çekip gözyaşı da dökmeyeceğim. Çünkü ben Allah'ın bir kavmin kendisini değiştirmedikçe onu değiştirmeyeceğine inanıyorum. Var olan kötü durumu değiştirmek ise artık imkânsız değildir. Yakın tarihte ortaya konan iradenin terör ve yolsuzluğun zirvesindeki iktidarları nasıl alaşağı ettiğini birlikte müşahede ettik.
Burada şunu ifade etmek istiyorum. Batı Yaka'daki camilerin yaşadığı duruma seyirci kalmamak gerekir. Bozguncuların buraları kirletmelerine izin verilmemelidir. Camilerin ve camilerde gerçek vazifelerini ifa eden davetçilerin birinci intifadadan beri düşmanla onun paralelinde hareket eden Abbas yönetiminin hedefinde olduğunu biliyoruz.
Buradaki davetçi ve önderlerin hakkı haykırmaya ve görevlerini ifa noktasında ısrarlarını sürdürmeye devam etmeleri gerekir.
Zalim ve dikta rejimlere başkaldıran Arap başkentlerindeki camilere bakın. Camilerin zulmü reddeden, halka izzet ve direniş aşılayan merkezler olduklarını birlikte gördük. Bu rejimlerin camileri devre dışı bırakmak için uyguladığı her türlü baskıya, kurduğu tuzağa rağmen değişime nasıl öncülük ettiğini de gördük. Arap kardeşlerimize bir bakın. Önemli olan çok kanlı bir hesaplaşma içine girmek değildir. Önemli olan camileri devre dışı bırakmaya çalışan zalim iktidarlara direnmek ve aldıkları kararlara karşı çıkmaktır.
Bu umutsuz talimatlara imza atan Evkaf Bakanına sadece "Allah'ın zalime fırsat verdiğini, ancak onu yakalayınca da bırakmayacağını" hatırlatmak istiyoruz. "Sanma ki camilerle davetçilere savaş açman senin yanlış ve bozuk yolunu düzeltecektir" diyoruz ona. Filistin camileri daha son sözünü söylememiştir. Onların söyleyeceği söz, Arap başkentlerindeki camilerin söylediği son sözden farklı olmayacak. Zulüm, baskı, yozlaşma ve ifsat Filistin halkının tabiatına aykırı olmaya devam edecektir. Çok geçmeden bu zulmü reva görenler kurdukları düzenlerinin örümcek ağından daha basit olduğunu göreceklerdir. Kurdukları düzenlerinin yerle bir olduğunu yakında görecekler. Onlar bunu uzak, biz ise çok yakın görüyoruz.