Masum sivilleri öldürme politikası, İsrail işgal devletinin yıllardır uygulayageldiği siyasetlerden biridir. Yıllardan beri yaşananlar, işgal yönetiminin bu siyasetini teyit eder niteliktedir.
İşgal güçlerinin gerçekleştirdiği ihlalleri yakından takip eden insan hakları kuruluşları, siyonist devletin 2000 yılında patlak veren Aksa İntifadası’ndan bu yana 836 çocuğu şehit ettiğini açıklamıştı.
Emire Halit Ebu Asr, işgal güçleri başından vurarak şehit ettiklerinde daha üç haftalıktı
İşgalci siyonistlerin daha bir gün önce gerçekleştirdiği bir olayda, anne ve babasıyla birlikte İslami Cihad’ın bölge komutanlarından birini ziyaret için geldiği evde İsrail askerlerinin baskınına uğrayan bebek Emire’nin başına gelenler tam bir ibret tablosu... Emire nereden bilecekti bebek katili Siyonistlerin babasının arkadaşının evine baskın düzenleyeceğini... Amaçları, işgal güçlerine karşı vatanının savunan babasının arkadaşının iyi olup olmadığını görmek bir de halini hatırını sormaktı.
Ancak savaş ahlakından yoksun İsrail askerleri üç haftalık bebek Emire Halit Ebu Asr’ı, etrafa gelişigüzel ateş açtıkları sırada başından vurarak annesinin gözleri önünde şehit ettiler.
İşgal güçlerinin işlediği cinayetler, katlettiği bebeklere ilişkin örnekler saymakla bitmez. İşgal güçlerinin 2007 yılında işlediği bir başka cinayette işgal uçaklarının, İçişleri Bakanlığı’na ait bir binaya yönelik füze saldırısı öylesine yoğun ve vahşiydi ki, sadece o bina yıkılmakla kalmadı, etrafındaki evler de onunla birlikte yıkıldı. Bu evlerin birinde bulunan 5 aylık bebek Muhammed Nasır el-Beri de F-16 savaş uçakları tarafından atılan füzelerden birinin isabet etmesiyle hayatını kaybetti.
Uzun Sürmeyen Sevinç
Bu örnek de terörist devlet İsrail’in işlediği iğrenç suçlardan sadece biri… Allah’ın kendisine çocuk bağışlaması için dualar ettiği bir buçuk yılın ardından bir çocuk sahibi olmuştu Suzan Haccu… Ancak zalim ve vicdansız Siyonistler, Suzan’a bunu çok görerek 2001 yılının Mayıs ayında daha dört aylık olan bebeği İman’ı kucağındayken katlettiler... Suzan’da bu saldırıda ağır bir şekilde yaralandı.
Küçük Semire okuluna giderken vahşi siyonist askerlerin bedenine boşalttığı 20 kurşunla şehit oldu
İşgal güçlerinin kasıtlı olarak çocukları katlettiğine ilişkin en çarpıcı örnek ise yine 2001 yılında yaşanmıştı. Makineli tüfeklerini okuluna gitmekte olan Semire el-Hıms (13) adlı kız çocuğa doğrultan İsrail askerleri, silahlarındaki şarjörün neredeyse tamamını çocuğun savunmasız küçük bedenine boşalttılar. Hastane kaynakları Semire’nin vücudundan tam 20 kurşun çıkarıldığını açıklamıştı. İşgal gücü askerleri, ambulansın Semire’yi kurtarmak için bölgeye girişine izin vermemiş ancak öldürdükleri kişinin bir çocuk olduğuna ve taşıdığı çantanın da bir okul çantası olduğuna ikna olduktan sonra izin vermişlerdi.
Muhammed Cemal Durra ise babasının arkasında kendisini korumaya çalışırken şehit edildi
Dünyayı sarsan ve İsrail işgal güçlerinin ortaya koyduğu vahşetin dünya çapında duyulmasını sağlayan ise, 12 yaşındaki Muhammed Cemal Durra’nın babasının arkasında katledilmesi görüntüleri olmuştu. Sokakta gezindikleri bir sırada işgal güçlerinin etrafa gelişigüzel ateş açtıkları bir sokağa bilmeden giren baba ile oğlu, ateşten korunmak için bir varilin arkasına sığınmışlardı. Açılan ateşin oğluna isabet etmemesi için İsrail askerlerine el işaretleri yapmaya çalışan babanın ve açılan ateşten korunmak için babasının arkasına sinmiş oğlunun hazin sonu, tüm dünyadaki televizyon ekranlarına yansımıştı. İsrail’in insan hakları ya da uluslararası kanunlar gibi bir derdinin olmadığını, kendi güvenliğini sağlama iddiasıyla masum çocukları ve sivilleri öldürme konusunda gözünü bile kırpmayacağını bu olayla bir kez daha kanıtlamış oldu.
FİEM