Gazze'de yürütülen soykırıma tepki olarak Biden yönetimi döneminde istifa eden, Dışişleri Bakanlığı'nın 18 yıllık kıdemli ismi ve eski Arapça Sözcüsü Hala Rharrit, Amerikan devlet aklının kriz odalarında yaşananları ve Washington'un İsrail'e sağladığı koşulsuz desteğin iç yüzünü anlattı.
"GÖNDERDİĞİM RAPORLAR 7. KATA (BLINKEN'A) KADAR GİDİYORDU"
7 Ekim sonrası süreçte, Dışişleri Bakanlığı Küresel Kamu İlişkileri Bürosu tarafından kendisine pan-Arap medyasını ve sosyal medyayı analiz ederek "günlük özet raporlar" hazırlama görevi verildiğini belirten Rharrit, sahadaki sivil katliamını tüm çıplaklığıyla merkeze ilettiğini belirtiyor.
"Günlük özet raporlarımda, en vahşi ve en çok yayılan görüntüleri seçip ekliyordum. Washington'daki insanlara şunları anlatmaya çalışıyordum: Bunlar insan. Bunlar anneler, babalar, kız çocukları, erkek çocukları. Amerikan bombalarıyla öldürülen normal insanlar... Hazırladığım bu raporların Milli Güvenlik Konseyi'ne (NSC) ve Dışişleri Bakanı Blinken'ın bulunduğu 7. kata kadar iletildiğini biliyordum. Başlangıçta raporlarımın Washington'da bazılarını uyandıracağına dair umudum vardı."
Ancak Rharrit, sunulan onca kanıta ve Birleşmiş Milletler'deki ateşkes oylamalarına rağmen ABD'nin İsrail'e "koşulsuz silah" göndermeye devam ettiğini, hatta bunu Kongre onayını gerektiren eşiğin hemen altında tutarak ne kadar "sinsi" bir politika izlediklerini fark ettiğini ifade ediyor.
"TİMSAH GÖZYAŞLARI DÖKÜYORLAR: ELİMİZDE BELGELER VAR!"
Son dönemde Jake Sullivan ve Antony Blinken gibi ABD'li üst düzey isimlerin basına sızdırdıkları "İsrail'in yaklaşımını değiştirmesi için daha fazla baskı yapmalıydık. Ne halt ettiklerini şok içinde izledik" minvalindeki açıklamalarına Rharrit sert tepki gösterdi:
"Söyledikleri tek kelimeyle iğrenç ve alçakça. Jake Sullivan ve bir avuç diğer yetkili, insan hayatını kurtaracak güce gerçekten sahipti. İsrail'e koşulsuz silah yardımını durdurabilirlerdi. İsrailliler Filistinlileri tek başlarına öldürmedi. Amerikan bombalarıyla, Amerikan jetleriyle öldürdüler. Buna yüzde 100 biz olanak sağladık. Şimdi çıkıp 'Daha iyisini yapmalıydık, çok üzgünüz' diyerek kendilerini iyi göstermeye çalışmaları iğrenç. Sadece Amerikan halkının artık bu sonsuz savaşları desteklemediğini gördükleri için bir PR oyunu oynuyorlar. Ama elimizde belgeler var. Ne zaman, neyi bildiklerini tam olarak biliyoruz."
"IRAK'I UNUTTULAR, BUNU DA UNUTURLAR"
İstifa etmeden kısa bir süre önce, Dışişleri Bakanlığı'ndaki çok üst düzey ve etkili bir yetkiliyle son bir görüşme yaptığını aktaran Rharrit, Amerikan devlet aklının Müslümanlara ve insan hayatına bakış açısını dondurucu bir anıyla paylaştı:
"O yetkiliye, uyguladıkları politikanın ABD için ne kadar feci olduğunu, Arap (İslam) dünyasında büyüyen Amerikan karşıtlığının ne kadar tehlikeli boyutlara ulaştığını anlattım. Bunun ABD'nin çıkarına olmadığını, rotayı değiştirmeleri gerektiğini söyledim. Biliyor musunuz bana ne cevap verdi? 'Irak'ı aştılar (unuttular), bunu da aşacaklar' dedi. Bir milyondan fazla Iraklı öldürülmüştü ve bana Arap dünyasının bunu da unutacağını söylüyordu. İnsan hayatının onlar için hiçbir önemi yok."
"AMERİKAN DİPLOMASİSİ GAZZE'DE ÖLDÜRÜLDÜ"
ABD'nin bölgedeki geleceğine dair stratejik bir değerlendirme yapan eski sözcü, Washington'un Ortadoğu'da artık hiçbir inandırıcılığının kalmadığının altını çizdi:
"Amerikan diplomasisi Gazze'de öldürüldü ve İran savaşıyla gömüldü. Arap dünyasında ABD'ye yönelik zerre kadar güven kalmadı. Blinken ve Sullivan gibileri, Arap dünyasına gidip birkaç liderle el sıkıştıklarında işin bittiğini sanıyorlar. Öyle değil. Arap dünyasında ABD'ye güvenini tamamen kaybetmiş yüz milyonlarca insan var. Gücümüzü iyilik için kullanabilirdik ama bizi daha da zengin edeceğini düşündükleri için bunu yapmamayı seçiyoruz, oysa aslında kendimize daha çok zarar veriyoruz."
islami analiz.