İslamî Direniş Hareketi (Hamas) Nablus'ta Abbas milislerinin elinde tutuklu bulunan ve gördüğü ağır işkenceler sonucu şehit olan Fadi Hamadine'nin katledilmesinden başkanlık süresi bitmiş olan Mahmut Abbas ile Fetih'i sorumlu tuttuğunu belirterek, Hamas ve liderlerine saldırmanın arenası haline gelen 6. kongrenin yapıldığı bir dönemde işlenen bu cinayetin Fetih ve Abbas'ın Hamas mensuplarına yönelik yaptığı cinayetler zincirinin bir halkası olduğunu dile getirdi.
Hamas sözcüsü Fevzi Burhum konuyla ilgili olarak bugün (10 Ağustos Pazartesi) Filistin Enformasyon Merkezi'ne yaptığı özel açıklamada şunları ifade etti: "Bu cinayet, Fetih liderlerinin 6. kongrede savurdukları tehditlerin acı bir sonucudur. Abbas milisleri bu talimatı çok hızlı bir şekilde yerine getirdiler."
Burhum, Abbas milislerinin işlediği bu cinayetin, Siyonistlerin Ofer hapishanesinde Hamas esirlerine karşı yürüttükleri baskılara paralel olarak meydana geldiğini belirterek, "Bu cinayet, Fetih liderlerinin 6. kongrede yaptıkları tehditlerin ardından harekete geçen Abbas milisleriyle, Hamas mensuplarına her türlü insan hakları ihlalinde bulunan Siyonistler arasında büyük bir işbirliği olduğunu gösteriyor" şeklinde konuştu.
Hamas sözcüsü devamla bu cinayetin basit bir vaka olmadığını belirterek, bunun Dayton ve işgal hükümeti tarafından yol haritası belirlenen bir program çerçevesinde Hamas'ın lider ve mensuplarına yönelik kirli ve tehlikeli planın bir halkası olduğunu ifade etti.
Hamas sözcüsü Burhum devamla şöyle dedi: "Arabulucu durumundaki Mısır hükümeti siyasi tutukluların serbest bırakılması için gereken baskıyı yapsaydı ve bu konuda hem Abbas hem de Fetih hareketine uyarıda bulunsaydı, Hamas'ın lider ve mensuplarına yönelik bu cinayetler işlenmezdi. Dolayısıyla Mısır'ın Abbas ve Fetih'e karşı elindeki baskı kartlarını kullanmaması bunların cinayet işlemeye devam etmelerine olanak sağlıyor."
Abbas'ın direnişçileri işgale karşı durmaları için serbest bırakmasını isteyen Ebu Zuhri: "Fetih'in Direniş Konusundaki Tavrı Bulanık ve Çelişkilidir"
Fetih hareketinin direniş konusundaki tutumunun son derece bulanık ve şüpheli olduğuna dikkat çeken Dr. Sami Ebu Zuhri, siyasi tutuklu olarak zindanlara doldurulan direnişçilerin işgale karşı mücadele edebilmeleri için serbest bırakılmalarını istedi.
Ebu Zuhri bugün (10 Ağustos Pazartesi) Filistin Enformasyon Merkezi'ne yaptığı açıklamada Fetih hareketinin direniş konusunda çelişkili bir tutum sergilediğine dikkat çekerek, Fetih'in bu konudaki samimiyetini ortaya koyması için öncelikle işgal devletiyle güvenlik işbirliğini ve onun hesabına direnişçileri tutuklayıp zindanlara doldurma işini sona erdirmesi gerektiğini dile getirdi.
Ebu Zuhri, Fetih'in direniş kavramına verdiği anlamların da çelişkili ve tutarsız olduğuna dikkat çekti. Bu konudaki açıklamalarla Filistin kamuoyunun yanıltılmaya çalışıldığına, gerçekte Fetih adına bugün herhangi bir direnişten söz edilemeyeceğine dikkat çekti. "Halkımız açısından önemli olan sloganlar ve sözler değil bu sloganların ve sözlerin fiiliyata geçirilmesidir" diyen Ebu Zuhri, Fetih örgütünün uygulamalarının sözlerini ve sloganlarını yalanladığını dile getirdi.
FİEM