Filistin Başkanı Mahmud Abbas"ın El Kaide örgütünün Gazze şeridine girişi ve kendisine himaye sağlaması misyonunu kolaylaştırmak suretiyle Hamas hareketine suçlamalar yöneltmek için dayandığı bilgilerin neler olduğunu bilemiyoruz. Zira ortada El Kaide ile Hamas hareketi arasında "tam bir düşmanlık" olduğu kesin. Dr. Eymen Ez Zevahiri de bunu kasetlerinde defalarca ifade etti.
Hatta bir kasetinde iş, Hamas hareketini ihanet, cihattan çekinmek ve iktidara tutunmak suçlamasına kadar vardı.
ABDULBARİ ATWAN / Genel Yayın Yönetmeni
El Kaide Gazze şeridine bilfiil ulaşmışsa, bunun sebebi Hamas hareketinin sağladığı "kolaylıklar" değil, yolsuzlukların yayıldığı, güvenlik boşluğunun oluşmasını, suçun yayılmasını ve yasaların yokluğunu teşvik eden bir grup güvenlik lordunun davranışlarıdır.
ABBAS STRATEJİK İLKELERDEN TAVİZ VEREMEZ
Başkan Abbas, Gazze şeridine kaybettiği otoriteyi kendisine verecek uluslararası gücün gönderilmesini destekliyor ve istiyor. Abbas"ın Hamas hareketine karşı acı duygular taşıma ve meşruluğa yönelik askeri darbe yapmakla niteme hakkı olabilir, ancak bu şahsi kini sebebiyle, başta Gazze şeridini İsrail himayesi altında çok uluslu gücün korumasına dönüştürmek üzere, Filistin"in bazı stratejik değişmez ilkelerinden taviz vermeye hakkı yoktur.
Abbas"ın kurduğu olağanüstü hükümet, Rafah geçidi konusunda imzalanan anlaşmaları çiğneme yönündeki İsrail dolduruşlarını ve Mısır tarafında tutulan ve oldukça zor şartlar içinde yaşayan altı bin Filistinlinin geçişi için İsrail kontrolündeki Karam Salim geçidinin baz alınmasını onayladı.
HEDEF HAMAS"A KARŞI ABD VE BATIYI KORKUTMAK
El Kaide kartına işaret edilmesi Batıyı ve özellikle de ABD"yi korkutmak içindir. Gazze şeridi evlatlarına yönelik ambargoyu ve sıkıntılarını artırması sebebiyle oldukça tehlikeli bir durumdur. Filistin halkına, özgürlük ve bağımsızlık noktasındaki çıkarlarına hizmet etmesi mümkün değil.
Hamas hareketinin El Kaide ile irtibatlı kılınması, hareketi suçlamayı, bütün diyalog kapılarını kapatmayı ve bünyesindeki aşırılıkçı akımı ılımlı akıma karşı teşvik etmeyi hedefliyor. Bu durum sadece Gazze şeridindeki değil, Batı Yaka ve çeşitli ülkelerdeki Filistin halkına olumsuz yansıyacaktır. Zira her Filistinli vatandaş El Kaide örgütü üyesi olmak gibi şaibeli bir konum alacaktır.
ABBAS ŞAHSİ KİNİNİ BIRAKMALI
Hamas"a yönelik öfkesi, Abbas"ın, gerçekleri Filistin vatanseverliği açısından görmesini engellemiştir. Hiç şüphe yok ki etrafını çevirmiş faydacı bir grup kendisini böylesine tehlikeli bir eğilime sürüklüyor.
Sayın Abbas"ın önünde diyalog, öfkesini dizginlemek, şahsi kinlerden ve grupçu yaklaşımlardan kurtulmak dışında bir seçenek yok. Zira konu şahsi bir mesele değil, bir halkı, şu anını ve evlatlarının geleceğini ilgilendiren bir sorundur.
Hamas hareketi bazı yanlışlar yapmış olabilir. Fakat bu hareketin seçimleri kazandığını, anayasa ve temel sistem gereği meşru hükümeti kurduğunu, parlamento üyelerinin çoğunluğunun desteğinden beslendiğini hatırlamamız gerekmektedir.
Hamas"la diyaloga geçildiği vakit bu diyalog başkan Abbas"ın son televizyon konuşmalarında ima etmeye çalıştığı gibi yasa dışı bir hareketle değil, meşru siyasi bir hareketle yapılmaktadır.
Londra"da yayımlanan El Kuds El Arabi gazetesi, 11 Temmuz 2007
Arapçadan çeviri: Halil Çelik
Vakit