• BIST 94.437
  • Altın 194,212
  • Dolar 4,7316
  • Euro 5,4729
  • Ankara 15 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Konya 15 °C
  • Antalya 21 °C
  • Diyarbakır 20 °C
  • Erzurum 9 °C
  • İzmir 22 °C
  • Rize 19 °C

Uluslararası Birlik Araştırmaları Merkezi

Hakan Albayrak

Sene 1957. Suriye siyaseti tam bir kaos manzarası sergiliyor. Ülkenin iç savaşa sürüklenip parçalanabileceği konuşuluyor. Gelenekçiler, Baasçılar, Nasırcılar ve komünistler her konuda kavga ediyor, yalnız bir konuda anlaşıyor: Mısır’la birlik.

Şam’dan Kahire’ye heyet üstüne heyet gidiyor. Her cenahtan heyetler devrin Mısır lideri Cemal Abdunnasır’ı Mısır-Suriye birliğini kurmak için behemehal harekete geçmeye çağırıyorlar. Abdunnasır’ı isteksiz gördükçe neye uğradıklarını şaşırıyor, ‘Siz bütün konuşmalarınızda Arap birliğinin ne kadar elzem olduğunu söylemiyor musunuz? Buyurun; hemen başlayalım işte Arap birliğini kurmaya. Mısır-Suriye birliği, Arap birliğinin temeli olacaktır’ diyorlar. Abdunnasır, ‘Ama bu işler ha deyince olmaz ki! Ciddi hazırlıkların yapılması, sağlıklı bir sürecin yaşanması lazım’ diyerek işi ağırdan alma temayülü gösterdikçe de telaşlanıp, ‘Ama acilen, pek acilen, hiç mi hiç vakit kaybetmeden, hemen birleşmemiz lazım’ diye üsteliyor, aksi takdirde Suriye’nin parçalanacağını ve bundan zât-ı alilerinin sorumlu olacağını söylüyorlar.

Öte yandan Mısır ve Suriye efkâr-ı umumiyesinde de birliğin bir an evvel hayata geçirileceği beklentisi hakim.

Arap birliği davasının sembolü iken Arap birliğinin engelleyicisi konumuna düşmek istemeyen Abdunnasır, çaresiz, ‘Tamam’ diyor…

***

Bazı kaynaklara göre Abdunnasır iki devletli bir federasyondan yanaydı, fakat mutlak birlikten yana olan Suriye yöneticileri (Cumhurbaşkanı Şükrü Kuvvetli ve Başbakan Halid Azim) ‘Böyle olmazsa ülkemizde komünist ihtilâlin önüne geçilemez’ diyerek Abdunnasır’ı ikna ettiler.

Düzenlenen referandumlarda iki ülke halkının da yüzde 100’e yakın oranlarda birliğe evet demesi üzerine, Mısır ve Suriye, 1 Şubat 1958’de Birleşik Arap Cumhuriyeti çatısı altında birleşerek tek devlet haline geldi.

Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdunnasır, Birleşik Arap Cumhuriyeti Başkanı oldu.

Bir müddet herkes mutluluktan uçtu, iyimserlik tavan yaptı, şeytanın bacağının kırılıp Arapların yeniden yükselişe geçtiğine yüzde 100 inanıldı…

Ne yazık ki hayal kırıklığı gecikmedi.

Abdunnasır’ın tek partili sistem ve sosyalist ekonomi dayatmaları Suriye’de ciddi rahatsızlıklara yol açtı.

Bidayette federatif yapıdan yana olduğunu unutturacak ve hatta inanılmaz kılacak derecede Mısır ve Mısır merkezli bir siyaset takip ederek Suriyelileri aşağıladığı algısı da cabasıydı.

Elie Podeh, “The Decline Of Arab Unity” (Arap Birliğinin Çöküşü) adlı eserinde, evvelce güçsüz olan Suriyeli kimliğinin bu siyaset sayesinde güçlendiğini yazar.

28 Eylül 1961’de bir grup Suriyeli subay, ihtilâl yaparak, Suriye’nin Birleşik Arap Cumhuriyeti’nden bağımsızlığını ilan etti.

Darbeci cuntanın liderleri, Mısır-Suriye birliğinin yeni şartlar altında devam ettirilmesi için Abdunnasır’la müzakereye hazırdılar, fakat Abdunnasır buna yanaşmadı.

Roller değişmişti.

Federatif yapıyı bu sefer Suriye tarafı savunuyor, Abdunnasır ise mutlak birlikte ısrar ediyordu.

Neticede yollarını ayırdılar.

***

Bir İttihad-ı İslam’cı olarak, Birleşik Arap Cumhuriyeti tecrübesini önemsiyorum ve bu konuda mümkün mertebe bilgilenmeye çalışıyorum.

Bilgilenmeye çalışırken dehşetle fark ettim ki Birleşik Arap Cumhuriyeti hakkındaki Türkçe kaynaklar fevkalade sınırlı.

Niye dehşet?

Çünkü Türkiye’miz İttihad-ı İslam davasına tabir caizse yazgılıdır ve İslam âlemindeki ittihad tecrübeleri hakkında en geniş literatüre sahip olması gereken ülkedir.

Sadece başarılı tecrübeler hakkında değil, başarısız tecrübeler hakkında da.

Birleşik Arap Cumhuriyeti yahut Senegambiya’yı da layıkıyla incelemeliyiz/inceleyebilmeliyiz ki bu projelerin nasıl çöktüğünü bilelim ve ders alalım.

Aslında İslam dünyasındaki tecrübelerle yetinmeyip bütün dünyadaki tecrübelerden istifade etmemiz/edebilmemiz lazım.

***

Yeri gelmişken…

Bir “Uluslararası Birlik Araştırmaları Merkezi” kurulmasını teklif ediyorum.

Roma İmparatorluğu, Abbasi İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu, Amerika Birleşik Devletleri, Amerika Konfedere Devletleri, Avusturya-Macaristan, Şimali Kafkasya Cumhuriyeti, Sovyetler Birliği, Çekoslovakya, Yugoslavya, Afrika Devletleri Birliği (Gana, Gine, Mali), Birleşik Arap Cumhuriyeti, BENELUX (Belçika, Hollanda, Lüksemburg), Senegambiya, Avrupa Birliği vs, vs, vs… Ne varsa masaya yatırılsın ve hepsinden istifade edilerek İslam dünyası için kısa, orta ve uzun vadeli birlik projeleri geliştirilsin bu merkezde.

karargazete

Bu yazı toplam 370 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim