• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Konya -3 °C
  • Antalya 10 °C
  • Diyarbakır -1 °C
  • Erzurum -15 °C
  • İzmir 8 °C
  • Rize 0 °C

Siyasi partilerin sosyolojik derinliği üzerine

Abdurrahman Dilipak

Partilerin stratejik derinlikleri gibi bir de sosyolojik derinliği var.

Mesela AK Parti’nin sosyolojik derinliği % 78-80 gibi gözüküyor.. Bu sonuca varmak için sadece AK Parti’yi ve tabanını analiz etmek yetmiyor, sosyolojik olarak toplumu ve AK Parti’de bunun karşılığını da analiz etmek gerekiyor.

CHP’nin sosyolojik derinliği % 40 seviyelerinde MHP 25, HDP % 20 seviyelerinde..

Bu derinlikler arasında ayrıca bir korelasyon var.. Bir de toplumsal değişimin dinamiklerine baktığınızda, AK Parti’nin yönü yukarı doğrudur, diğerlerinin göstergesi negatif.

En önemli değişken ise, toplumun korku ve umutlarına ne ölçüde cevap verdiğiniz..

Evet siyaset rasyonel ve pragmatik bir iştir.. Determinist kurallar büyük ölçüde geçerlidir, ama doğru bir iletişim, duygusallık, toplumsal hafıza, şuuraltı da önemli..

Sosyolojik derinliğiniz yanında sahip olduğunuz oran, sizin bu alanlarda ne kadar başarılı olduğunuzu gösterir.

Bir de siyaset biraz illüzyondur. Artık bir de gerçeği kovalayan sanal gerçeklik, PR-Lobi gibi toplum mühendisliği alanında uzman kuruluşların sosyolojik illüzyon diyebileceğimiz, medya üzerinden gerçekleştirilen operasyonlarla elde edilen kısa sureli etkilerin hesaba katılması gerekir..

Şimdi batılılar şunu yapıyorlar, gerçek bir partinin hem karşısına, hem de yanına bir paralel yapı yerleştiriyorlar.. Gerçeğinden daha sahici gözüken sanal yapılarla toplumsal hafıza yanıltılmaya çalışılıyor..

Bu kadar siyasi partinin varlığı biraz da bununla ilgili.. Sonuçta gerçek siyasi yapıların dört katı hayali partiler, çok küçük orandaki oyları ile bile hassas dengeleri etkileyebildiği gibi, doğrudan sandığa yansımayan bir etki yapabiliyorlar. İnsanlar sandığa gitmeyebiliyor mesela, o küçük partilere gitmeseler bile tercihlerini, o hareketin tam karşısındaki başka bir yerde kullanabiliyor. Yani sosyolojik manipülasyon alanında bu siyasi yapılar bir takım çevrelerin işine yarayabiliyor..

Bir de ajan provokatörler var. Son bir kaç seçimde bunu en iyi şekilde yapan hareket Paralel yapı idi. Her yolu denediler.. Ve tabi medya ve STK içinde birileri de bu konuda üzerine düşeni yaptılar. Yurt dışı güç odaklarından da ciddi ve önemli destekler aldılar..

AK Parti, bugünkü şartlarda CHP’den % 5 civarında oy alabilir.. MHP’den % 6, HDP’den % 5, diğerlerinden % 2, sandığa gitmeyen kesimden % 10.

CHP son derece kendi içinde çelişkili, tutarsız bir hareket. Laikçi, Kemalist, Sol, Alevi bir tabana dayanıyor. Biri gelince bir başkası gidiyor. Bunların her biri de kendi içinde bir çok çelişkiler barındırıyor.. Geleneksel tabanı dışa açılımı istemiyor. CHP aslında muhafazakar bir parti.. Ciddi bir ufuk sorunu var. Belli bir coğrafyaya sıkışmış, öfke ve korku ile hareket eden bir çevreden oy alıyorlar..

MHP ile HDP zaten hem etnik ve hem de coğrafi bir alana sıkışmanın getirdiği zafiyet var.. Sağ ve sol uçlara polarize olmuş iki hareket.. Barış vaadetmiyorlar.. 3. kişilerin hafızasında bu iki kesim birbirine karşı korku üretiyor ve sonuçta birbirlerini nötralize ediyorlar.. Evrensel bir bakış açıları yok. Her iki hareket de uluslararası bir takım güçlerin içerideki planlarında bu yapılardaki unsurlar üzerinden önemli operasyonlar gerçekleştirildi geçmişte.. Zaten globalizm ve karşılıklı bağımlılık prensiplerinin empoze edildiği, internet ve sosyal medya ile global kavram ve değerlerin yükseldiği bir zamanda MHP’nin kendini anlatması nerede ise imkansız bir hale geldi. Gelecek MHP’ye fazla bir şey vaadetmiyor. Soğuk savaşın çatışan unsurları bugün bu yapılara destek veriyor..

SP ve BBP sosyolojik tabanlarını kaybetmiş iki oluşumdu ve son seçimde zaten iyice buharlaştılar..

19. yy sonlarında, savaş yıllarında kapitalizmin, komünizmin, faşizmin, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Siyonizmin gölgesinde şekillenen kavram ve kurumlarla, siyasi hesaplarla 21. yüzyılı açıklamak, anlamak kolay değil..

AK Parti dışındaki partiler ne insanların aklına, ne vicdanına dokunabilir.. Gelecek için vaadettikleri bir şey de yok insanlığa.. Zamanın ruhunu da okuyabiliyor değiller. Toplumsal hafıza ve toplumun akl-ı selimine, tecrübeler birikimine mesaj ileten şuuraltına da dokunamıyorlar.. İdeolojik ön yargılar, politik kampanyalarla aklı çelinen yığınlar dışında akl-ı selim herkesin beklentilerine en yakın parti AK Parti..

Sonuçta AK Parti sosyolojik derinliğine % 30 yaklaşmış durumda, CHP % 15, MHP % 13, HDP % 9 yaklaşmış.. Diğerlerinde aslında ufuk da yok.. AK Parti zaten % 52’yi Erdoğan’ın şahsında realize etmiş.. Bilmiyorum G20 içinde aynı derinliğe sahip kaç hareket ve bu hareketin başında yer alan lider var.

Belki AK Parti’nin bugün kendine asla oy vermeyeceğini düşünen % 20’lik kesimin üzerinde de biraz çalışması gerekir. Yani derinliğini daha da artırabilir.. Ötekiler için bu çok daha zor.. Geçmişin kanlı bir hesaplaşması var tarihlerinde. AK Parti yeni, umut vadeden, geçmişin kanlı hesaplaşmasının ötesinde ortak bir gelecek vaadeden bir parti.. AK Partililer bunu görmek ve bu mirasa sahip çıkmak zorunda. Küçük hesaplar uğruna bu derinlik kaybedilmemeli..

Selam ve dua ile..

yeniakit

Bu yazı toplam 201 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim