• BIST 1.191
  • Altın 487,026
  • Dolar 7,9427
  • Euro 9,4068
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Konya 12 °C
  • Antalya 22 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Erzurum 1 °C
  • İzmir 18 °C
  • Rize 15 °C

Mahalli seçimler ve Hazret-i Ömer

Hakan Albayrak

Mahalli seçim erkene alınır mı? İsterse alınmasın; artık seçim sath-ı mailinine girdik sayılır. Öyle olmasaydı, kimi belediyeler için seçim ittifakı kuruluması konusu bu kadar çok konuşulmazdı. Siyasetçilere, bürokratlara, bilhassa mahallî idarecilere kibirden, gösterişten, debdebeden uzak durmaları gerektiğine dair konuşmaların çoğalması da seçim sath-ı mailine girdiğimize delalet. Bu, tam Hazret-i Ömer’e (radıyallahu anh) göre bir konu. *** Ümmet-i Muhammed’in tarihinde -başka birçok hususiyeti ile beraber- ‘devlet idaresinde kurumsallaşmanın temelini atan halife’ olarak da öne çıkan Hazret-i Ömer, bu kurumsallaşmanın devlet ile halk arasında bir mesafe oluşmayacak şekilde gerçekleşmesi için azami gayret gösteriyor, halka ‘caka satan’ idarecilere behemehal hadlerini bildiriyordu. Nasıl mı? Meselâ, kendileri için yaptırdıkları köşkleri yıktırarak ve onlara bir müddet çobanlık yaptırarak. Hintli Müslüman tarihçi Allame Şibli Numani (1857-1914), “Bütün Yönleriyle Hazret-i Ömer ve Devlet İdaresi” adlı eserinde, Hazret-i Ömer’in, halifeliği döneminde memurlara hitaben yaptığı bir konuşmada şöyle dediğini nakleder: “Biliniz ki, sizi halkı baskı altına almak ve onlara zulmetmek için atamadım… Kapılarınızı onların yüzlerine kapamayınız ki, içlerinde kuvvetli olanlar zayıf olanları yemesin. Ve onlardan üstünmüşsünüz gibi hareket etmeyin, çünkü bu onlara tahakküm etmek demektir.” Aynı kitaptan öğreniyoruz ki, Hazret-i Ömer’in halifeliği döneminde her memurun “Türk atına binmeyeceğine, ince-zarif (ipek) elbiseler giymeyeceğine, elenmiş un yemeyeceğine, kapısında kapıcı bulundurmayacağına ve kendisine muhtaç olanlara kapısını her zaman ardına kadar açık tutacağına söz vermesi zorunluydu.” Burada geçen “Türk atı”nı lüks makam aracı, “ince-zarif elbiseler”i pahalı marka giysi, “elenmiş un”u şatafatlı sofra olarak okuyabiliriz; kapıda kapıcı bulundurmamak ise halka mesafeli durmamayı ve bürokratik engeller çıkarmamyı ifade ediyor olsa gerek. *** Bu vesile ile, sözünü ettiğim kitabı -henüz okumadıysanız şayet- okumanızı tavsiye ederim. (BÜTÜN YÖNLERİYLE HAZRET-İ ÖMER VE DEVLET İDARESİ, Allame Şibli Numani / Türkçesi: Prof. Dr. Talip Yaşar Alp / Mahya Yayıncılık, İstanbul 2015) Karargazete

Bu yazı toplam 428 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim