• BIST 1.112
  • Altın 504,262
  • Dolar 8,3508
  • Euro 9,7324
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Konya 9 °C
  • Antalya 16 °C
  • Diyarbakır 16 °C
  • Erzurum 9 °C
  • İzmir 17 °C
  • Rize 18 °C

"Doğrucu Davut olmak Her Zaman Caiz Değildir "

"Doğrucu Davut olmak Her Zaman Caiz Değildir "
Hayrettin Karaman: Doğrucu Davut olmak her zaman caiz değildir

Hayrettin Karaman, Yeni Şafak’taki köşesinde doğrucu Davut olmanın her zaman caiz olmadığını savundu. Karaman’ın yazısı İstanbul seçimlerine yoruldu.

Doğrucu Davud Olmak

Bu deyim ile ilgili olarak şu örneği okudum:

“Sadrazam Kamil Paşa (Sultan Abdülaziz’in sadrazamı) divanda çilek ikram eder ve masadaki pudra şekeri yerine yanlışlıkla kapağı açık kalan tuza batırır. İşi bozmaz ve aaaa çok güzel oldu der. Daha sonra sadrazam yaptı diye tüm divan tuza banar ve ifadelerini bozmadan leziz, leziz deyip yerler. Bu sırada “tuuuu, iğrenç” diye bir ses gelir Doğrucu Davut’tan ve şöyle der: “Çilek meclisinde neyse de hükümet meclisinde de bunlar size böyle yapıyor!”

İnsanları yöneten, hak ve adalet dağıtan, kamu gücü ve yetkisini kullanan insanların kendileri dürüst ve işin ehli olmaları şartıyla en şanslı olanları, yakın çevrelerinde işin ehli ve güzel ahlak sahibi insanlar, danışmanlar, yardımcılar bulunanlardır. Bunun yerine ahlakı düşük, şahsi menfaatini önde tutan, rüzgarın yönüne göre yön değiştiren, dalkavuk, eyyamcı, yağcı… insanlar bulunursa ve üstelik bunlar, layık olanların sesini bastırırsa vay o idarecilerin haline!

Yazıya böyle başladım ama asıl maksadım, yalnızca doğruyu söylemenin yetmediği ve her zaman caiz olmadığı, doğru olmanın yanında bir de hikmet unsurunun bulunma zaruretine işaret etmek idi.

Söz doğru olacak, ama doğru söz yerinde, zamanında, faydadan çok zarara sebep olmadığında söylenecek ki, hikmetli de olmuş olsun.

Islaha, hakkın yerini bulmasına, yanlışın düzeltilmesine… faydası olmadığı halde düşmanın, zalimin, kötü niyetli kimselerin işine yarayacak doğruyu söylemek fazilet değildir; nefsi şişirebilir, alkış da alabilir ama hayırlı sonuç doğurmaz; bunu yapanların sorumlu olacaklarını hesaba katmaları gerekiyor.

Şimdi merhum olan kardeş gibi bir arkadaşım vardı, bir okulda müdür iken tiyatro kolunu bir ilçeye götürüyor, arabada meslektaşları var, şundan bundan konuşuyorlar, müdür, tabu olan bir konuda, tanrılaştırılan bir şahsın aleyhinde olan onu rezil eden bir sözü/olayı okuduğu bir kitaptan naklediyor. Aradan günler aylar geçiyor, arabada bulunan meslektaşlardan biri istediği kadar ders verilmediği için müdüre kızıyor, gidip savcılığa, arabada söylenen söz ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunuyor. Savcı dava açıyor, bir yıldan fazla ceza talep ediyor, ceza verilirse müdürün işi bitecek, hayatı sönecek, hapse girecek, perişan olacak… O arabada bulunan, yurt dışında ilahiyat okumuş bir şahide, müdürün avukatı “Hocam, bu ceza bir zulümdür, müdüre yazık olacak, siz böyle bir şey söylemedi deyin, kurtulsun” demiş. O da sesini çıkarmamış. Duruşmada hakim sorunca Doğrucu Davutluk yaparak “Hakim bey bu avukat bana yalan söyle dedi, ama ben doğru adamım, yalan söyleyemem, evet müdür bu sözü söyledi” demiş ve müdür cezayı almış, Allah’tan o sırada çıkan aftan yararlanmıştı.

Peki, zulmü engellemek için gerçeği söylememenin, doğru olanı açıklamamanın caiz olduğuna dair bir delilimiz var mı?

Müslim’in kitabına aldığı sahih bir hadisin meali şöyledir:

“İnsanların arasını bulan, bozulan meşru ilişkiyi düzelten kimse ile hayırlı/faydalı olanı söyleyen ve yayan kimse -gerçeği söylemiş olmasa bile- yalancı değildir.”

“Ravî ekliyor: “İnsanların yalan söylemelerine izin verilen şu üç şeyden başkasını duymadım: Savaşta gerektiği için, insanların arasını düzeltmek için, karının kocasına ve kocanın karısına –gönlünü almak için- söylediği gerçek dışı- söz.”

Ve İslam alimleri şu hükümde ittifak etmişlerdir: Bir kimse haksız olarak canına kıymak istediği birini ararken onun yerini bilen bir şahsa sorsa, bu şahsın yalan söylemesi, mazlumun yerini söylememesi farzdır ve bu gibi durumlarda Doğrucu Davutluk etmek caiz değildir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • “Doğu Perinçek Neden Her Gün Ekranlarda?”09 Ekim 2020 Cuma 11:16
  • Atasoy Müftüoğlu Röportajı05 Ekim 2020 Pazartesi 15:06
  • Şapka Köylüye, Atatürk İslamcılara Kaldı17 Eylül 2020 Perşembe 10:32
  • "Troller, Tetikçiler, Provokatörler"13 Eylül 2020 Pazar 14:56
  • Kabe İmamının Arkasında Namaza Durmak Caiz mi?12 Eylül 2020 Cumartesi 17:10
  • Doğu Türkistan Neden Göz Ardı Edilir?09 Eylül 2020 Çarşamba 17:45
  • Dilipak'dan Korona İddiası01 Eylül 2020 Salı 15:26
  • Mücadeleci Bir Kalem: Şule Yüksel Şenler27 Ağustos 2020 Perşembe 13:39
  • Gaz Fiyatında İndirim27 Ağustos 2020 Perşembe 10:17
  • Ali Bulaç: Tek Taraflı Beyan Üzerine Hüküm Verme26 Ağustos 2020 Çarşamba 16:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim