• BIST 97.713
  • Altın 144,219
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Ankara 16 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Konya 13 °C
  • Antalya 19 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Erzurum 10 °C
  • İzmir 18 °C
  • Rize 17 °C

Birileri dağdan inerken

Abdurrahman Dilipak


Birileri dağdan inerken, birileri dağa çıkmaya mı hazırlanıyor?..

Kılıçdaroğlu meydanlara inmeye hazırlanıyormuş. Cumhuriyet Mitinglerine benzer, halkı sokağa çıkmaya çağıran bir eylem planlıyorlarmış. Arkalarında Esed rejimi, Muhaberat, Şebbiha ve onlara bağlı terör timleri var sanki!
Ergenekonun avukatlığı yetmedi, yedekleri de çağırıyorlar..
19 Mayıs bu anlamda bir başlangıç olsun istiyorlar..
Hedefleri belli: Barış sürecini engellemek, Anayasa değişikliğini engellemek ve iktidarı başarısızlığa mahkûm etmek.. Ekonomide kriz olsa bayram edecekler.
THY grevi, bir hak arayışının ürünü değildi. Bunu sendikanın kendi üyeleri de gördüğü için bu oyuna alet olmadılar..
İşçi, köylü, emekli, genç, kim varsa sokağa çağıracaklar.
MHP de seferberliğe destek veriyor.
Ama geç kaldılar.. Suriye meselesi uzun sürmez. İran"da yönetim değişikliği olacak. Hem üç aylar başladı. Önümüz Ramazan. 19 Mayıs"ı dengeleyecek 27 Mayıs var, 29 Mayıs var öte yandan.. Mayıs sonu okullarda kimse kalmaz. CHP"nin emekli takımı da sahillere akın eder.. Plajlarda güneşlenirken ya da geceleri barda kafa çekerken, “ne olacak bu memleketin hali” diye “tuzlu leblebi ile rakı”larını yudumlayıp, efkar dağıtırlar.. Atı alan Üsküdar"ı geçti anlayacağınız!
CHP lideri Kılıçdaroğlu; “Bu hükümete saldıracağız ve bu hükümeti düşüreceğiz” diyor.. 18 Mayıs-15 Haziran 2013 tarihleri arasında Türkiye"nin dört farklı ilinde düzenleyeceği “Özgürlük ve Demokrasi” mitinglerinin ilki Aydın"da gerçekleştirilmişti.
Kılıçdaroğlu inanılırlığını ve ciddiyetini kaybetti. Artık Dersim/Tunceli halkını bile temsil etmiyor. Arap asıllı Nuseyrilerle, Suriye rejimini arkasına alarak bir şeyler yapmaya çalışıyor.. Kürtler de Aleviler de CHP ile bağlarını koparmış durumda. CHP artık normal bir sol parti de değil.. Darbecilerin parlamentodaki Truva atı.. “Avukatlık”ları oradan geliyor. MHP ile de “Ergenekon kardeşliği”nden buluşuyorlar..
Kılıçdaroğlu, ülke dışında, politik olarak yandaşı olan Avrupalı bir politikacı tarafından, kendi ülkesinin başbakanı hakkında söylediği etik dışı sözler sebebi ile nezakete davet edilen, uyarılan bir parti başkanı..
Kılıçdaroğlu keşke bu işleri bıraksa da Mustafa Kemal"in yatı Savarona"yı Cannes"da escort kızlara kiralayanların peşine düşse..
Tamam, o işi bıraksın, madem 19 Mayıs"tan söz ediyoruz; bana Bandırma vapurunu kim söktürdü, niçin söküldü, onu bulun. Onu da bulamıyorsanız, seyir defterini bulun bana! Bir soru önergesi verin.. Bandırma vapuru da mı, faili meçhule kurban gitti yoksa!
Bunların hepsi tamam da, MHP bu işin neresinde?..
MHP değil mi, “Türkiye sevdalısı”.. Tamam da, Esed rejimi Hatay"ı haritada kendi sınırları içine aldığı için tepki gösterdikleri bir rejime bugün, neden, nasıl sahip çıkma noktasına savruldular..
İşte Esed rejiminden kurtuluyoruz. Türkiye dostu, Türkiye ile sınırlarını kaldırmak isteyen bir rejim gelecek, neden buna karşı çıkıyorlar ki!
Kaldı ki, Esed rejimi, sol-sosyalist bir rejim. CHP ile “Ergenekon kardeşliği”ni anladık da, bir dönem PKK, DHKP-C"ye, Apo"ya kucak açan Suriye"deki Esed rejimini MHP nasıl sahiplenir bugün! Erdoğan"a bu kadar öfkeli, Esed"e bu kadar müşfik olmanın arkasındaki “derin sır” hakkında fikri olan, bu “ifritten sualin kılını çekecek bir akıl” sahibi var mı? Kaldı ki, Esed rejimi eli kanlı bir diktatörlük rejimi değil mi? İster İslami açıdan, ister insani açıdan bakın, ister milliyetçilik penceresinden bakın, bu işe bir kılıf bulamazsınız..
“Türkiye İran olmayacak” diye slogan atanlara, “Türkiye Suriye de olmayacaktır” diyen Muhsin Yazıcıoğlu, bugünki MHP"nin savrulduğu yere bakıp her halde hüzünleniyordur!
CHP ve MHP, Ergenekon avukatlığını geçtiler, Ergenekonun gladyatörlüğüne soyundular adeta!
CHP"nin solculuğu kendinden menkul, Kemalist Jakoben bir yaşlılar kulübü. CHP böyle de, peki, MHP"de bu gidişattan rahatsız olan, “bu gidiş nereye” diye soran/soracak olan kimse yok mu? Olmaması mümkün değil de, onlar seslerini ne zaman çıkaracaklar aceba!
Her şey apaçık ortada.. Hayat “kim kimdir” bize gösteriyor. Mızrak çuvala sığmıyor, şecaat arz edeyim derken, başka sırlar dökülüyor dudaklarından. Derin gerçek ortaya çıkıyor.. Büyük değişim için ihtiyaç duyduğumuz asıl gerçek buydu..
Bırakın konuşsunlar, konuştukları her şey yarın aleyhlerinde delil olacak çünki!
Selâm ve dua ile..

yeniakit

Bu yazı toplam 670 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim