• BIST 109.371
  • Altın 153,120
  • Dolar 3,8294
  • Euro 4,5101
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Konya 8 °C
  • Antalya 19 °C
  • Diyarbakır 12 °C
  • Erzurum -6 °C
  • İzmir 17 °C
  • Rize 15 °C

Bir günü bir ömre bedel hayat

Abdullah Büyük

Hayat; Yüce Yaratıcının insana vermiş olduğu en değerli hatta değer biçilemez bir hazinedir. Bu kadar değerli bir hazinenin her bir anı çok dikkatli ve titizlikle harcanmalıdır. Allah insanı bu noktada rehbersiz ve kılavuzsuz bırakmamış ilahi hitabıyla kılavuzluk, peygamberleriyle de rehberlik yapmıştır. O, bizim hayat gemimize ruhumuzu kaptan yapmamızı istemiştir. Çünkü ruhunu hayat gemisine kaptan yapan hiç kimse dünya denizinde kopacak tufandan korkmaz. Allah’ın kendisine verdiği değer biçilemez hayat sermayesinin değerini kavrayabilenler her bir anlarını O’nun rızası için yaşamışlardır. Hayat, değerini uğrunda mücadele edilen “Amaç” tan alır. Amaç ne kadar değerliyse ömür de o kadar değerlidir. Amaç süflileştikçe hayat da o oranda süflileşmiştir. İnsanın bu bilinci her an canlı tutması ve düzenli aralıklarla hayatının amacına dair kendini murakabe etmesi gerekir. Mü’min asla rastgele yaşayamaz. Çünkü o, bu dünyaya rastgele gelmemiştir. 

İnsan, dünya hayatının hiçbir fani değerine boyun bükmeden yaşayabilmelidir. Bir defa boynunu büken ömür boyu boynu bükük yaşar. Namaz; kıyamıyla insana hayatta dik durmayı, sonsuzlukların Sahibinden başka hiçbir güce boyun eğmemeyi öğretir. Hayat Allah’ın Okulu, insanlar ise bu okulun öğrencileridir. Her birimiz bu okulda iyi ve başarılı birer öğrenci olmakla mükellefiz. Hayat okulunda onurlu bir öğrenci olmalıyız. Bu onuru bize aksiyona dönüşmüş bir imandan başka ne verebilir ki. Statik bir iman insanı bu onurdan mahrum bırakır. Kur’an’ın ölümsüz ve evrensel örnekleri (Peygamberler) bize hep bu mesajı vermez mi? Kur’an da geçen her bir ölümsüz örnek bizim hayatımızın mutlaka bir bölümüne mesaj vermektedir. İnsana kendisini nasıl Yüce Yaratıcının nazarında değerli kılabileceğinin işaretlerini sunmaktadır. İnsanın değeri de tatmin olduğu obje ile ölçülür. Mü’min Allah ve cennetten aşağısıyla tatmin olamaz. Onun amacı Allah’ın rızasıdır. Allah’ın rızası ise O’nun indirdiği vahye tabi olmaktadır. Allah’ın indirdiği su ile hayat bulup da O’nun indirdiği vahye sırt dönmek nankörlüğün ta kendisidir. Su, biyolojik hayatın kaynağı, vahiy ise manevi hayatın kaynağıdır. Vahiyden mahrum yaşamak mümkün müdür öyleyse! Her insan hayat ipini vahye bağlamak zorundadır. Allah’tan bağımsız bir hayat alanı olmadığını aklından çıkarmamalı ve gelecek planlaması yaparken de Allah’ı hesaba katmalıdır. Yaşarken ne olacağı kadar öldükten sonra da ne olmak istediğini kendine sormalıdır. Şunu da ifade edelim ki eğer dünya hayatı Allah’lı ve anlamlıysa sultan olmakla kurban olmanın arasında fark yoktur. Hz. Süleyman ve Hz. Zekeriyya–Hz.Yahya bize öyle diyorlar. Dünyadaki her şey bize bir emanettir. Emanete mutlak mülkiyet olarak bakmak emanete ihanettir. İhanet edilen emanet sadece servet değil bizzat insanın kendisidir. Dünyaya “Şahit” olmak için gelen insan, sahip olmaya yeltenirse servete hamal olur. Sonuçta da ne şahit ne de sahip olabilir. Oysaki dünyada şahit olarak yaşayanların ölümleri de şehadettir.

Modern dünyada Müslümanların en ciddi sorunlarından biri de “Model Şahsiyet” eksikliğidir. Kur’an’ın model şahsiyetlerini günümüze ve anımıza taşıyamamaktır. Hayatı ve hatıraları ile bu alandaki büyük boşluğu dolduracak numune insanlara çok ihtiyacımız var. Hayatın iç yüzünü görmek için iç gözünü kör etmemiş ve hayatı gerçek anlamıyla yani Allah ile yaşamış insanlara. Böyle numune insanlar hayatlarını Hz. İbrahim (as)’ın ölümsüz duasıyla anlamlı kılmışlardır. “Rabbim! Bana doğru bir muhakeme yeteneği bahşet ve beni iyilerin arasına kat. Ve beni diller de doğruluk timsali olarak anılan biri yap. Ve beni ölümsüz nimetlerle dolu cennetin varislerinden kıl. Ve beni herkesin diriltilip kaldırılacağı o gün mahcup eyleme” (Şuara 83-86)

Sevgili Peygamberimiz dünya hayatını uzun bir yolculukta bir ağacın altında verilen küçük bir dinlenme molasına benzetmiştir. İnsanlardan bazıları o molayı o kadar bereketlendirmişlerdir ki işte o hayatlar bir günü bir ömre bedel hayatlardır. Bu hayatlar, Allah’ın zaman içinde zaman yarattığının açık delilleridir.

Rabbim hepimize anlamlı, gayeli ve bereketli bir ömür yaşamayı nasip eylesin. AMİN.

yeniakit

Bu yazı toplam 689 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim