Gözaltına alınanlardan 11’inin çocuk, 7’sinin kadın olduğu öğrenilirken birkaç saat gözaltında tutulan çocuklar daha sonra serbest bırakıldı. Diğer gözaltındakiler ise ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.
Zorbaca bir şekilde uygulanan başörtüsü yasağını yok sayan medyanın yasağa karşı yapılan eylemleri çarpıtması sonuç verdi. Antalya Başörtüsü Platformu tarafından ayda bir gerçekleştirilen başörtüsü yasağını protesto eylemlerinde dün 20’den fazla kişi gözaltına alındı. Çocukların eyleme katılmasını bahane eden polis, velilerle birlikte çocukları da gözaltına aldı.
KÜÇÜCÜK ÇOCUKLARI AĞLATTILAR!
Antalya Başörtü Platformu; Kışla Meydanı’nda başörtü yasağını protesto etti. Eyleme; Özgür-Der, Diyanet-Sen, Eğitim-Bir-Sen ve ESDER’in Antalya Temsilciliği ile Radyo Mercan, Ensar Vakfı Serik Şubesi, Makder Manavgat Şubesi, Ançed Alanya Şubesi ve ANSED destek verdi.
Eylemde çocuklar, “Çocuk aklımla başörtüsüne niye kızıldığını anlamıyorum”, “Ben de büyüyünce okuyamayacak mıyım?”, “Annem niye okuyamadığını bana söylemiyor”, “Başörtüsüne koşulsuz, sınırsız özgürlük” yazılı döviz taşıdılar. Antalya Başörtü Platformu’nun açıklamasında, başörtü yasağı eleştirildi ve “Başörtüsü zulmü, sadece bu zulme uğrayanların sorunu değildir. Bu, İslâmi kimliğe vurulmaya çalışılan bir darbedir. Bu zulme bütün Müslümanlar hep birlikte karşı koyarak direnmelidir” denildi.
Antalya Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Çevik Kuvvet ekipleri, basın açıklamasının ardından çocuk ve velilerini gözaltına aldı. 5-6 yaşındaki çocukların anne ve babalarıyla Çevik Kuvvet otobüsüne binerken ağladıkları gözlendi. Çocuklar ve velileri, Çevik Kuvvet Müdürlüğü’ne götürüldü. Çocukların 2 saat sonra yakınlarına teslim edildiği öğrenildi. Akşam geç saatlerde velilerin ifadesinin alınması dikkat çekti.
YILLARDIR UYGULANMAYAN MADDE BAŞÖRTÜSÜNE UYGULANDI
Velilerin, TCK 232/2 maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle gözaltına alındıkları iddia edildi. TCK'nın 232. maddesinin 2. fıkrasında, “İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek, sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir” deniliyor.
Yıllardır uygulanmayan, Cumhuriyet mitingleri ve Kadıköy’deki cami karşıtı eyleme katılan çocuklar ve veliler için işlemeyen söz konusu maddenin, Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde birileri tarafından başörtüsü yasağı için uygulanması dikkat çekici bulundu. Kartel gazetelerinde, Cumhuriyet mitingleri ve cami karşıtı eyleme katılan çocuklar övülerek haberleştirilmişti.
ÖZGÜR-DER: BU İNSANLIK DIŞI UYGULAMA
Özgür-Der Genel Merkezi’nden yapılan açıklamada, Antalya’da başörtüsü eylemine katılan çocukları ve velilerini gözaltına almanın insanlık dışı bir uygulama olduğunu belirterek, “Emniyet güçlerinden sorumlu İçişleri Bakanlığı, kartel medyasının tahrikçi yayınlarını rehber alan icraatlarıyla bir kez daha hukuk dışı bir icraata imza atmıştır” denildi. Açıklamada, gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması ve hukuksuz bir şekilde bu gözaltı işlemini gerçekleştiren idari amirler hakkında da soruşturma açılması istendi.
“YASAĞA KARŞI GÖSTERİLEN TEPKİ TEDİRGİN ETMEKTEDİR”
Özgür-Der Genel Merkezi açıklamasında, şöyle denildi: “Yasakçı zorbaları ve onların medyadaki temsilcilerini çocuklarımızın eylemlere katılımı değil, yasağa karşı gösterilen tepkiler tedirgin etmektedir. Tipik bir düzen oyunu ve medya kurnazlığıyla çocuklarımızı bahane ederek yasağa karşı gösterilen tepkileri “lekelemek” istemektedirler. Ancak çocuklar konusunda bu kadar “hassas” olan medya, ırkçı-şoven kışkırtmalarla sokaklara dökülen ve kin-nefret duygularının ayyuka çıktığı gösterilerde çocukların ön safta yer almasını alkışlamakta ve hatta teşvik edebilmektedir. Bu gibi provokatif eylemlerin yanı sıra güneş ya da yağmur altında saatlerce süren ve tam bir eziyete dönüşen resmi törenlerde de çocukların “kurşun asker” gibi görevlendirilmesini “bayram” havasında sunabilmektedir.”
“BU ÇOCUKLAR BİZİM ÇOCUKLARIMIZ”
“Açık bir şekilde ifade etmemiz gerekir ki, yaşadıkları zulme karşı annelerinin ya da ablalarının yanında yer alarak en temiz duygularıyla başörtüsü yasağına karşı düzenlenen eylemlere katılan çocuklar bizim çocuklarımızdır. Çocuklarımızın nereye katılıp katılmayacağına ise ancak ebeveynleri olan bizler karar verebiliriz. Laik-Kemalist dayatmacı anlayışı, hukuk dışı ve zorba yapısı, nesli ifsad eden tek tipçi eğitim anlayışıyla ne sistemin, ne de her türlü çirkefliği, ikiyüzlülüğü ve ahlaksızlığı sayfalarına ve ekranlarına taşıyan yasaksever medyanın yönlendirmesine muhtaç değiliz. Çocuklarımız bizim geleceğimizdir. Ve geleceğimizi hak, adalet ve özgürlük mücadelesinin birer filizleri olarak yetiştirmemizi kimse engelleyemez.”
-----------
KARTEL MANŞETTEN HEDEF GÖSTERMİŞTİ
Hatırlanacağı üzere Ramazan ayında gerçekleştirilen başörtüsü yasağını protesto eylemlerine çocuklarımızın katılması Doğan Medyası ve Cumhuriyet Gazetesi tarafından manşetlere taşınmıştı. Yıllardır zorbaca ve insanlık dışı bir şekilde uygulanan başörtüsü yasağını görmezlikten gelen ve çocuklarımızın duygularını anlayamayacak kadar insanlıktan nasipsiz olanlar ortada bir “suç” varmış gibi muhbirliğe soyunmuşlardı.
VALİLİK VE EMNİYET SUSKUN
Antalya Valisi Alaaddin Yüksel ve Antalya Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan, söz konusu gözaltılar hakkında konuşmaktan kaçındılar. Alaaddin Yüksel’in sekreteri, Vali Yüksel’in konu hakkında bilgisinin olmadığını ileri sürdü. Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan’ın ise, tatilde olduğu öne sürüldü.
Vakit