Malatya Zirve Yayınevi'ne düzenlenen ve üç yayınevi çalışanının öldürüldüğü kanlı baskına ilişkin soruşturmanın kilit isimlerinden Varol Bülent Aral'ın, Ergenekon soruşturması kapsamında sorgulanmak üzere İstanbul Metris Cezaevi'ne nakledildiği ortaya çıktı.
Katliam davasının bir numaralı ismi Emre Günaydın, olaydan iki yıl sonra, "Cinayetleri Aral ve eski yayınevi çalışanı Hüseyin Yelki'nin azmettirmesiyle işledim" dediği ifadesini geri çekti. Bunda, Günaydın'ın Aral'dan aldığı mektubun etkili olduğu belirtildi.
Papaz, jandarma çıktı
Günaydın'ın mektubu aldığı gün ifadesini değiştirmesi, jandarma istihbarat elemanlarıyla görüştüğü anlaşılan Yelki'nin tahliyesini sağladı.
2007'deki katliamdan iki yıl sonra dosyaya giren bir ihbar mektubu, soruşturmanın seyrini değiştirdi. Mektupta, "Veli Küçük'ün görevlendirdiği bir jandarma astsubay ile bir jandarma haber elemanının katliamı azmettirdiği" öne sürüldü.
Yelki'nin, ismi geçen kişilerle ve jandarma görevlisi olduğu ortaya çıkan papaz İlker Çınar ile sürekli görüştüğü anlaşıldı.
Günaydın, katliamı "Katliamı kimin yaptığını bildiğini söylemesine rağmen uzun süre ifadesine başvurulmayan" Varol Bülent Aral ile Yelki'nin azmettirdiğini belirtti. Bu isimler tutuklandı.
İfadesini değiştiren Günaydın, Yelki'yi ve Aral'ı suçladığı için vicdanının rahatsız olduğunu belirtti. Yelki tahliye edildi. Günaydın'ın ifadesini değiştirdiği gün Aral'dan mektup aldığı ortaya çıktı.
Levent Ersöz vurgusu
Aral, "Sevgili din kardeşim Emre" diye başladığı mektubunda, şunları söyledi:
"Siz, bu rahipleri öldürüp ne yaptınız? Yerlerine yenileri, daha güçlü yasal korumalarla gelecek. Almanya'da Türk işçiler yakılmaya başlandı. Vicdanın sızlamıyor mu? Sivas katliamı, 2 Temmuz 1993. JİTEM, otel yaktırdı. Sevgili kardeşim, seni yönlendirenlerin bu bayrak ve rütbelere sığınması, devletin gücü garantisi değildir. Sizi bu işlere bulaştıran Tuğ. Levent Ersöz bey, kendi komutanlarını bile takip ettiriyor.
Senin, Ömer beyin, Raif beyin, Hacı Üstün'ün, Tuğ. Levent beyin ve Osman Baydemir maceranı nereden bilebilirim? Allah'ın izniyle güzel bir tahliye bekliyorum. Farkında olmadan ejderin kuyruğuna bastın."
İfadesini mektubu aldıktan birkaç saat sonra değiştiren Günaydın, "Dilekçemi sabah yazmıştım. Mektup sonradan geldi" dedi.
Aral, mektupta ismi geçen kişilerin Günaydın ile bağlantısını bilmediğini, sadece korkutmak amacıyla bu ifadeleri kullandığını söyledi.