YOP, ya da alavere, dalavere..

Abdurrahman Dilipak

Batılı ülkeler ne yaptıklarını sanıyorlar.. PYD konusundaki tavırları tam bir siyasi dolandırıcılık. Bu yaptıkları aslında “Demokrasiyi koruma adına  darbe”cilere destek vermek gibi bir şey.. Mısır’da ya da Filistin’de yıllardır oynadıkları oyun bu değil mi. PKK’yı terörist ilan et, sonra PYD’ye silah, eğitim, para ver.. Bu eşeği tımar edip, bakımını yapıp, babasına geri satan Kayserili fıkrasını hatırlatıyor. PKK’yı boya, PYD diye pazarla..

PYD ve PYD’nin askeri kanadı olan YPG aslında PKK’dan daha fazla bir şey ifade ediyor.. İşin içinde Ezdiler de var, Katolik, Ortodoks, Protestan milisler de.. PYD giderek bir birleşik cepheye dönüşüyor.

PYD’nin arkasında en azından bir düzine ülke var. PYD bir Truva atı görünümünde.. PYD içinde Kürtler Hıristiyanların koruyucusu olarak yeniden yapılandırılmaya çalıştırılıyor. Bu konuda Christianity Army ile aralarında bir mutabakat sağlandı. Suriye’de kurulan Hıristiyan cephesinin militanları bu çatı altında eğitim alıyor. Rum, Süryani, Keldani, Arami, Asuri, Ermeni milisler Balkanlar, Kafkaslar ve Afrika’dan, Latin Amerika’dan savaşçıya dönüşebilecek gönüllü misyonerler gazeteci, insani yardım gönüllüsü, STK temsilcisi gibi bu bölgeye geliyorlar. Bunlar burada eğitim alıyorlar. İstihbarat örgütleri burada bunlara para ve silah veriyor..

PYD maskeli MOSSAD, CIA, MI5 ajanı kaynıyor çevre. ABD de var bölgede Rusya da. Yunan da var, Bulgar da, Vatikan da var tabii, İtalya, Fransa, Almanya.. Olmayan yok ki. Mısır’dan Sisi’nin Kibti’leri de var, Esed’in Nuseyri milisleri de. İran zaten bölgedeki her oluşuma müdahil olma çabasında.

PYD bu hali ile DAEŞ’den daha tehlikeli bir planın bir parçası. PYD bu senaryoda bir Kürt örgütü değil, Kürtlerin katolizer olarak kullanıldığı bölgede yeni bir Hıristiyan cephesi olarak dizayn edilmeye çalışılıyor. Böylece PYD üzerinden PKK ve diğer Kürt oluşumları, daha doğrusu bölgedeki tüm gayrimüslim oluşumlar, bir müttefik demokrasi cephesi şeklinde örgütlenmeye çalışılıyor.

Bu cephe aynı zamanda İsrail için koruyucu bir kalkan olacak.. Bu cephe içinde hemen hemen tüm Hıristiyan unsurlar, Nuseyriler, Dürziler, Ezidiler yer alacak. Nuseyriler üzerinde anti Sünni, Şii bir cephe oluşturulmaya çalışılıyor. Nuseyriler üzerinden İran ve Hizbullah bağlantısı kurulmaya çalışılıyor. Bu yapıda, Katolik, Protestan, Ortodoks herkes olacak, Evengalisler, Kibtiler, Keldani, Arami, Asuri, Nuseyri, bölge ve çevre ülkelerin bütün gayrimüslim unsurları bu çevrede toplanacak. Suriye’de kanton tartışmasını başlatmalarının sebebi bu karmaşık yapı ile ilgili.

Hani kanton meselesini Irak konusunda tartışmaya açsalar anlarım. Irak’ın Şii bölgesi zaten dini olarak, İran’ın Huzistan bölgesi ile iç içe. Oradaki birlik değil bölünme sun’i. Kürtler, egemenlik olarak Irak’ta kalabilir, ama ekonomik ve kültürel anlamda Irak Kürdistanı, Kerkük bölgesi Türkiye ile bütünleşebilir. Mesela Nahcivan için de aynı durum  sözkonusu.. Aslında en iyi çözüm bu sınırları kaldırmak. PYD planı bütünleşmeyi değil ayrıştırmayı esas alıyor. Balkanlaştırmak, Bosna’ya benzetmek istiyorlar.

Başkanlık rejimini aslında sadece Türkiye’nin içişleri ile sınırlı olarak değil, Türkiye ile birlikte bölgenin geleceği açısından da düşünmek gerek. PYD konusunun sadece Cenevre toplantısındaki bir temsil meselesinden ibaret olmadığını görmemiz gerek. Bu anlamda Cenevre bir eşik olarak önemli.

PKK, batılıların Türkiye’yi kontrol etmek için kullandıkları ve destekledikleri bir Kürt hareketi, ama PYD sadece bir Kürt hareketi değil, daha fazlası. Suriye’nin şekillendirilmesi konusunda PYD üzerinden bir senaryo sözkonusu. Batılılar, PYD’ye sahip çıkmıyor, aslında PYD’yi ele geçirerek, onu dönüştürüp, kendi emellerinin gerçekleşmesinin vesilesi olacak bir örgüte dönüştürmek istiyorlar. Bunu görelim..

Batılıların, Kürt meselesine bakışları kendi siyasetleri ile sınırlıdır. Onlar için Türk-Kürt fark etmez. Dün Kürt bölgelerinde terör estirenlerin arkasında da aynı çevreler vardı. Bugün PYD’ye çok farklı bir sebeble arka çıkıyorlar. Eğer PYD’yi ele geçiremeyeceklerse başka bir oluşum gerçekleştirecekler. Bana göre, PYD’den kolay kolay vazgeçmeyecekler. Başka bir oluşum gerçekleştirseler bile PYD ya da ilişkili bir yapıyı bu projeye dahil edecekler. DAEŞ tavşan, PYD tazı olacak, beyaz adam bölgede ava çıkacak. Bu arada “vahşi İslam”ı dünyaya reklam ederken, anti chirist saldırganlar tarafından esir alınan zulüm altındaki “barışçı Hıristiyanlık”ın tanıtımı için Suriye bir tanıtım podyumuna dönüştürülecek.

Bakarsınız yarın paralelcilerin Ilımlı İslam’ını da koruma altına almaya kalkarlar. Laikler zaten koruma altındalar, homoseksüeller, ateistler hepsi batının tabii müttefiki..

Paralel dine “evet” deseydiniz, plan başka türlü gerçekleşecekti, onlara göre. Haç ve Hilal kardeş olacaktı. Şimdi birileri Müslümanları dini, etnik, mezhebi ihtilaflarla birbirine düşürürken bir de Haç ve Hilal savaşının zeminini hazırlıyor sanki.. “Madem dinler arası diyalog ve işbirliği yok, o zaman dinler arası savaşa hazır olalım” diyorlar bir bakıma. Bu senaryo da Kürtler de kuşatmaya alınıyor. PYD böyle kirli bir senaryoya kurban edilmeye çalışılıyor. Türk ulusalcılığı, Kürt sekülerizmi, demokrasi adına atomizasyon, nötralizasyon, agnostizm, hepsi birbirine karıştı. Bu oyun Türk’üne, Kürd’üne, Arab’ına karşı bir oyundur. Hatta bu oyun Ortodoksuna karşı bir oyundur.. Bizi birbirimize düşürmek isteyen her hareket bize değil, bu bölge üzerine emelleri olanların emeline hizmet eder. BOP çöktü, şimdi vizyona sokulmaya çalışılan YOP yani “Yeni Ortadoğu Projesi”, ama söyleyeyim, kendi aralarında anlaşamıyorlar. PYD’den istenen ise bu projenin taşeronluğu. Daha doğrusu DAEŞ’i üretenler, kontrollü bunalım stratejisi için şimdi onun alternatifini üretmeye çalışıyorlar. Dün paralel yapı ile Hıristiyanları kim kol kola girdiriyorsa, bugün PYD ile Hıristiyan milisleri bir araya getirenler de onlardır. Senaryo aynı senaryo, rota aynı, sadece aktörler değişik. Anadolu ve Suriye Hıristiyanları bu kanlı senaryoya ucuz ve gönüllü bir figüran olmak istiyorlarsa kendileri bilir. Ankara’nın da Kandil’in de görmesi gereken asıl gerçek bu. Selâm ve dua ile.

yeniakit