Yine bomba yüklü bir araç mı?

Abdurrahman Dilipak

Bekleniyordu. Uyarılar yapılıyordu. Yine vurdular. Kör şiddet önümüzdeki günlerde de başka yerlerde kendini gösterebilir.. Amerikan elçiliğinin bir süre önce yayınladığı uyarının bu konu ile ilgili olduğu düşünülebilir.

PKK ve PYD köşeye sıkıştı, kendi aralarında uyum da yok, haberleşmelerinde ciddi sorunlar yaşıyorlar.. PKK zaten geldiği noktada yerli ve yabancı bir düzine terör örgütü ile birlikte eylem kararı aldı. “Topyekûn saldırı”ya geçecekler..

Bu eylem birliği yapacak grubların birliği aslında bir güç temerküzü sağlamaktan çok kendi aralarında ciddi sorunlara sebeb olacak. Hem kendi içlerinde, hem ötekilerle sorun yaşayacaklar. 

Bu ittifak sadece Türkiye’deki terör örgütlerinin güç birliği değil, Suriye’deki Hıristiyan milislerin, Esed güçlerinin de destek verdiği koalisyon bu. MOSSAD’sız böyle bir ittifak kurulamazdı.

Mardin’in bazı ilçelerinde kapsamlı bir operasyonun hemen öncesinde yaşanan bu olay Ankara’nın tavrının daha da keskinleşmesine yol açacak. Bu sürecin PKK, PYD ve HDP için bir felakete dönüşmesi sürpriz olmaz.

Sanırım bazı HDP milletvekilleri ile ilgili fezlekeler kısa sürede Meclis’in gündemine gelecektir. Ve bu işin arkası gelecek.. HDP’liler demokratik çözüm konusunda taraf olmadı. Terör örgütünün Meclis’teki sözcüsü olarak kaldı. Bu durumda HDP içinde bir çözülme de kaçınılmaz gözüküyor.

Amerikan elçiliği bombalı araç uyarısında bulunduğuna göre, hatta bunun Ankara’da Kızılay veya Anıtkabir çerçevesinde, resmi kurumlara yakın bir yerde olacağını söylediğine göre, bu saldırının kim tarafından yapıldığını da bilmesi gerek.

Soru şu: Peki Amerikan elçiliği bu bilgiyi Ankara ile paylaştı mı? Neden önlenemedi?

Peki, başka bir istihbarat var mı. Bu saldırı istihbaratı tek bir saldırı olarak mı planlanmıştı. Bundan sonrası için bir bilgi var mı?

Bu saldırı, hedef gözetilmeden, herkese yönelik bir saldırı. Belli bir kesimi hedef almıyor. Yer, zamanlama, Türk’ü, Kürd’ü, Alevisi, Sünnisi, sağı, solu, milliyetçisi, dindarı, laiki ile herkesi hedef seçiyor. Bunların gözü dönmüş. Bu saldırıyı kimse savunamaz.. Bu saldırı bir insanlık suçudur. Böyle bir insan hakları mücadelesi, demokrasi mücadelesi olmaz. Bu aslında PKK ve sosyalist blokun birlikte intiharıdır.. Kazdıkları hendeklerde kendileri boğuldular. Bu bomba aynı zamanda kendilerini berhava etti. PYD de PKK da taşeron örgüt konumuna düştü.. 

Bu saldırı kararını veren kimseye caydırıcı bir ceza verilmezse bu olaylar devam edebilir. Saldırganın kimliği belli olsa da, zaten kendisi de öldüğü için sonuçta bir şey değişmiyor. Emri veren kim. Bu saldırgana yardım ve yataklık edenler kimler.. Teröristlerin emellerine hizmet eden, psikolojik harp ajanı gibi hareket eden basın, STK mensubu, politikacılar kimler..

Ve tabii, bu saldırıyı kullanarak teröre ve teröriste cüret ve cesaret kazandıranlar kimler..

Bombalı araç saldırısında 37 insan hayatını kaybetti. 100’den fazla yaralı var.. 

Burada, kadın-erkek, herkes vardı. Her kesimden insanlar vardı.. Bu kör şiddeti vicdan sahibi hiçbir insan kabul edemez..

Ailelerin çocuklarını koruması gerek. Çocuklarını terör örgütüne kaptıran ailelerin devletle işbirliği yapmaları gerek. Yine herkesin çok dikkatli olması, şüpheli durumlarda yetkilileri haberdar etmesi gerek. Korku ve paniğe gerek yok. Ama dikkatli olmamız gerek.

Ülkemizi teröre, teröristlere teslim edecek halimiz yok. Bu Türkiye’ye karşı, dahili ve harici bedhahların, din, mezhep, hizip, etnik kimlik, ideolojik, politik farklılıkları bahane ederek, birileri bu ülkenin çocuklarını birbirine kırdırmak, onların kanları ve gözyaşları üzerine kendilerine iktidar ve servet üretmek istiyor.. Dün derin yapıları kışkırtarak Kürtlere zulmedenlerle, bugün PKK ve PYD üzerinden ya da Paralel yapı üzerinden iktidara ve halka karşı saldırılar tezgahlayanlar aynı çevreler.. Bunlar için sağ-sol, Alevi-Sünni fark etmiyor. Bu ülkenin çocuklarının kanları ve gözyaşları üzerine kendilerine bu topraklarda gelecek üretmeye çalışanların karanlık emellerine hizmet edenlerin planlarına karşı dikkatli olmamız gerek.

Eğer bu saldırı, Amerikalıların çevresine haber verdiği saldırı değilse, onlar nerede. Bu onlarsa, Amerikalıların sözünü ettiği saldırgan Suriye kimliği taşıyan biri olması gerek. Tabii bu PKK ile ittifak eden bir sol örgüt üyesi de olabilir.

Eylem için birlik konusunda herkesin kendi hiyerarşisi içinde, örgüt disiplinine bağlı olarak, kendileri, kendi yöntemleri ile kendi bölgelerinde eylem kararı almışlar..

Bakalım bu ittifak ne kadar sürecek. Bundan sonra kim ne yapacak.

Bir iddiaya göre, Amerikalılar 2-3 gün önceden uyarı notunu yayınlamışlar ve olayın olduğu gün sabah saat 10.00 gibi, o gün eylem olacağı uyarısında bulunmuşlar yakın çevrelerine. Sırt çantalı, Suriye kimliği taşıyan bir intihar eylemcisinden söz ediliyor..

PKK eylemi kınadı, ama öte yandan Reuter, saldırganın PKK ile ittifak kuran sol örgütlerden biri ile ilgili olduğu ihtimalini öne çıkarıyor..

PKK yarın çıkıp, eylemi “devlet yaptı” da diyebilir. Her şey mümkün..

Bu arada sosyal mediadaki tepkiler de ilginç. Malum çevreler bu olanlardan iktidarı suçluyorlar.. Bu saldırıyı düzenleyenler, bu yorumları da düşünmüş olmalı.. Herkes görevini yapıyor aslında. Biri pimi çekiyor, ötekisi o açıklamayı yapıyor. Yöntemleri farklı olsa da aynı yere hizmet ediyorlar.. Rejisör aynı, figüranlar farklı sadece..

Son bir not. 10.000 askerle Yüksekova’da operasyon başladı. PKK’ya karşı yürütülen operasyonun hedefinde artık YPG, KCK da var, diğer PKK ile ortak hareket eden terör örgütleri ve destekçileri de ve tabii bunlarla birlikte hareket eden Paralel yapı da. Saldırıya her kesimden giderek büyüyen bir öfke var. Bir not daha, saldırganlar Urfa’dan çaldıkları bir araçla gelmişler, biri kız biri erkek iki kişiymiş. Bombalar araçta mıydı, kendiler mi canlı bombaydı belli değil. Ama çevreye yayılan tek canlı bomba ya da bomba yüklü araç bu değil, 19 tane daha olduğu ileri sürülüyor. Paralel yapı ve PKK iktidara nihai damga için mayıs sonu, haziran başını tarih olarak veriyor. Evdeki hesabı, tuzak kazanları göreceğiz. Göreceğiz el mi yaman, bey mi?

Bu arada ABD elçiliği, internet sitelerinden yayınlanan uyarı mesajının kendilerine emniyet kaynaklarından bildirilen bilgi notuna dayandığını açıkladı. Şimdi emniyetten bu bilginin doğruluğunun teyid edilmesi gerekiyor. Bu bilgiyi kim verdi ve bilgi neydi. O gün sabahki uyarı notu yeni bir bilgiye mi yoksa kendi istihbaratlarına mı dayandırılıyordu.

Selâm ve dua ile.

 

yeniakit