Yılmaz Özdil'den Ağır Hakaret

Yılmaz Özdil'den Erbakan Ve Milyonlara Çirkin Sözler !

Hürriyet Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil bugünkü yazısında Fatih Camiinde kılınan Necmeddin Erbakan'ın cenaze namazından bahsetti. Özdil, önce Fatih Sultan Mehmet'i överek başladığı yazısının sonuna doğru Erbakan ve cenazeye katılanlar hakkında çok çirkin imalarda bulundu.


Kayıp Trilyon Davasına Çirkin Atıf


"din-iman'la dolandıran bezirganları, yüz kere ders almayıp bezirganlara kananları, ikiyüzlülüğü, yalaka gazetecileri görünce... " İşte bu kelimelerle Erbakan hakkında açılan 'Kayıp Trilyon' davasına atıfta bulunan Özdil, daha toprağa yeni verilmiş  ve milyonların saygıyla andığı bir lider ve ona güvenen milyonlar hakkında çok ağır ithamlarda bulundu.


Türk Bayrağı Yokmuş !


"Devlet denilen kavram en üst düzeyde oradayken, bi tane bile Türk bayrağı görmeyince, ne düşünmüştür acaba?" Cumhuriyet mitinglerinde Türkiye bayrağını kendi ideolojilerine sembol yapmaya çalışanlar gibi yapmayan milyonlarca insandan rahatsızlığını böyle ifade eden Özdil'in bu yazısı sağ duyulu tüm insanlardan tepki görüyor.

islamigundem.com

İşte O yazı:

Fatih Camii


Fatih Camii'nin avlusunda mahşeri kalabalık var.


Canlı yayında seyrediyorum, musallanın başında siyasiler, askerler, tarikatçılar, işadamları, gazeteciler itiş kakış.

Ve, orada cansız bedeniyle uzanmış... Oradakileri seyreden "devlet adamı"nı düşünüyorum...

Büyük entelektüeldi. Arapça ve Farsça'nın yanı sıra, o tarafı pek bilinmez, İtalyanca ve Rumca bilirdi. Felsefeye meraklıydı. Milattan önceye ait Yunanca elyazmaları okurdu. Filozofları etrafına toplar, Peripatosçuların, Stoacıların ilkelerini, Platon'u, Aristoteles'i tartışırdı. Coğrafyaya düşkündü. Batlamyus olarak tanınan Claudios Ptolemaios'un Geographia'sını incelerdi. Geographia'da bölük pörçük yer alan haritaları bütün haline getirtip yayınlattı. Akdeniz, Ege ve Adriyatik'in girintilerini çıkıntılarını, derinliklerini adalarını, adeta avucunun içi gibi bilirdi. Astronomiyle ilgiliydi. Özellikle, Almagest'in Latince çevirisine... Efsane astronom Ali Kuşçu'nun taa 1438'de hazırladığı yıldız kataloglarını, matematik teorilerini yutardı. Bizans'a ait kitapların koleksiyonunu yapardı. Ayasofya'ya dair neredeyse yazılmış tüm orijinal eserleri biriktirmişti. İstanbul'un Konstantinopolis dönemine ait en eski şehir haritası, ondaydı. Büyük İskender'in biyografisi Anabasis'in kopyası kütüphanesindeydi. Ve, Homeros'un İlyada'sı... Hatta, İlyada'dan o kadar etkilendi ki, kalkıp Truva'ya gitti. Kalıntıları gezdi. Akhileus'un ve Hektor'un mezarları hakkında bilgi aldı. Kahramanlıklarını saygıyla andı. Truva'nın konumunu, denizle-karayla ilişkisinin stratejik yararını inceledi. İstanbul'un fethini Truva'nın rövanşı olarak görürdü. Tıpkı, Mustafa Kemal gibi... Atatürk de, 9 Eylül'de "Hektor'un öcünü aldık" demişti. Neyse... Hobileri vardı. Denizi çok severdi. Balıkçılık üzerine yazılmış belki de en eski kitap, Halieutika'yı okurdu. Hipokrat'ı, lir sanatını, hayvanların özelliklerini, değerli taşlar üzerine derlemeleri elinden düşürmezdi. Kültür adamıydı. Sanatçı hamisiydi. Edebiyatçılara kol kanat gererdi, ödüllendirirdi. Şairdi. Takma isimle şiirler yazardı. Mimariyi önemserdi. Evlerini Alla Turchesca, İran, Karaman, Alla Greca tarzında inşa ettirmişti. Din, millet ayırmazdı. Galata'daki San Pietro kilisesine gidip, ayin bile izlerdi. Yahudi, Rum fark etmez, ustalıklarıyla dostluk kurardı. İtalyan ekolünü beğenirdi. Portresini de İtalyan ressama yaptırdı zaten... Hatta biz sahip çıkmadığımız için, en ünlü portresi şu anda, Londra'da Victoria Albert Müzesi'nde sergileniyor. Aslında, National Gallery'de olduğunu yazarlar ama, değil... Üzerinde resmi bulunan madalyonlarla beraber sergilensin diye, Victoria Albert'e getirildi.

Evet, Fatih o...
Fatih Sultan Mehmet.
Fatih Camii'nde yatıyor.

Binbir dolap çeviren, insanları senden-benden diye ayıran politikacıları, tarih-kültür cahillerini, bilim-sanat düşmanlarını, cukkacıları, peşkeşçileri, bi yandan höt-zöt yapıp, beri yandan saf tutan askerleri, toplumunu din-iman'la dolandıran bezirganları, yüz kere ders almayıp bezirganlara kananları, ikiyüzlülüğü, yalaka gazetecileri görünce... Devlet denilen kavram en üst düzeyde oradayken, bi tane bile Türk bayrağı görmeyince, ne düşünmüştür acaba? 

Güncel Haberleri

İran İle Fransa Anlaştı! İran'dan Diplomasi Dersi!
İran, Amerikan F-35 savaş uçağının düşürüldüğünü açıkladı (FOTO)
İran’dan Hürmüz Boğazı'nın kullanımına ilişkin açıklama
Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi Vefat Etti!
Prof. Norman Finkelstein: Trump kandırılmadı; emperyalist takvimi hatırlayın