Yeni Antisemitizm

Merve Kavakçı

Doğu-Batı diskurunda dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan bir tanesi, bir konuşma, karşılıklı araştırma, tartışma zeminine girdiğiniz zaman aynı dili kullanıyor olmak. Açayım. Düşününüz bir şeyi konuşmak için bir araya gelmiş insanlar ama aynı dilde konuşmuyorlar, olmaz. Biri Arapça, diğeri Çince konuşuyor olsa ve birbirlerinin dilini bilmiyor olsalar, sonuç koskoca bir vakit kaybından başka bir şey olmaz. Demek istediğim şu, bir tartışma zemininde aynı sayfada ve aynı dilde buluşmak çok önemli. Ki bu, aynı dili bülbüller gibi konuşuyor olmakla da sağlanacak bir şey değil. Bu onun ötesinde bir şey. Kelimelerin, kültürler, coğrafyalar, siyasetler, sosyolojiler, ekonomiler çerçevesinde sözlüktekinin ötesinde bir şeyleri anlatması anlamına geliyor. Yani karşınızdaki ile aynı “dili” konuşmak anlamına geliyor. Siz beyninizden, düşüncelerinizden süzdüğünüz fikirleri diliniz ve ağzınızın yardımı ile ses tellerinizle canlılaştırdığınızda tam da istediğiniz şekilde ifade ettiğinizde acaba karşınızdaki de tam da sizin anlamasını istediğiniz şekilde anlıyor mu sözcükleri, mefhumları ifadeleri, işte burada kilitleniyor her şey. Öyle olmasını ümit ediyoruz. Ümitle beraber gayret gerekiyor. Onun içindir ki etraflı, uzun, derinlikli açıklamalarla desteklemek gerekiyor, kelimeleri, cümleleri, fikirlerin bedenden süzülüşünü. Resimler, tonlamalar, jest ve mimiklerle güçlendirmek gerekiyor.

“Antisemitizm” seçimimin hikayesi buraya kadar anlattıklarım. Yahudi düşmanlığı için kullanılan uluslararası dilin bir öğesi, Antisemitizm. Hitler’in Yahudileri katledişinden sonra, kullanımı yaygınlaşan bir terim. Antisiyonizmle karıştırılmaması gereken de bir terim. Siyonizm, temellerini dine yani Museviliğe dolayısıyla da halkların “seçilmişliğine” dayandırsa da bugünkü popüler kullanımı ile antiİsrailcilik demek. İsrail’in yaptığı zulümlere karşı durmakla iç içedir Siyonizme karşı mücadele. Yani insan Antisiyonist olabilir ve fakat Antisemitik değildir. Benim İslami anlamamda da böyledir. Musevi’yi dininden dolayı kınamamak -ki günün sonunda onun dini ona, benim dinim banadır- ama İsrail’i zulmünden dolayı şiddetle kınamak...

Bu noktada Antisemitizm, Musevi’yi sadece ve sadece Musevi olduğu için, ontolojisi üzerinden şiddetin farklı türlerine maruz bırakmaktır. Sözlü, yazılı, fiilsel vesaire... Antisemitizm, batının çok iyi bildiği, öğrendiği, öğretildiği bir davranış biçimi. Bedelini ağır ödetiyor Batı bu konuda. Öyle ki zaman zaman içinde Antisiyonizmi de katıyor. Bir başka deyişle İsrail’i eleştireni bile Antisemitik diye damgalayabiliyor. Oysa ikisi çok farklı şeyler.

Bugün Müslümanların Batı toplumlarında gördükleri eziyeti anlamak, anlatmak, çözüm getirmek, gidermek için bir terim arayışı içinde Yeni Antisemitizm diye düşündüm. İslamofobi yeni Antisemitizmdir. Batılılarla bir masada oturup bunları konuşacaksak onların anlayacağı dilden, mefhumlardan, geçmişteki Antisemitizmin mübadili olarak bugünün İslamofobisinden söz edebiliriz. Bu, iyi bir başlangıç noktası olabilir...

yeniakit