Yemen Devrim Lideri Abdülmelik Bedreddin el-Husi, ülkedeki ve bölgedeki son gelişmelere ilişkin bir konuşma yaptı.
El-Husi konuşmasında, Yemen halkının zalim Suudi saldırganlığına karşı direnişinde elde ettiği büyük kazanımlar nedeniyle Allah’a şükretti. Suudi düşmanın Yemen’e yönelik saldırılarını ABD desteği ve gözetimiyle gerçekleştirdiğini belirten el-Husi, “Biz gerekli savunma konumundayız ve Suudi Arabistan’ın saldırılarını başlatan taraf biz değiliz” dedi.
“Suudi Arabistan saldırılarını ABD desteği ve İsrail gözetimiyle yürütüyor”
El-Husi şöyle devam etti: “Suudi düşman, gücün, istikrarın ve emellerinin gerçekleşmesinin Yemen halkını zayıf tutmaktan, köleleştirmekten, bastırmaktan, özgürlüğünden mahrum bırakmaktan, huzurunu bozmaktan ve halk arasında ayrılık ile dağınıklık yaratmaktan geçtiğini sanıyor. Elde edilen kazanımlar, Allah’ın yardımıyla ve halkımızın haklı davası çerçevesinde gerçekleşti. Bu kazanımları aziz halkımıza tebrik ediyorum. Genel seferberlikle desteklenen silahlı kuvvetlerimizin mücahitlerine başarı, hidayet ve mükâfat vermesini Allah’tan diliyorum.”
El-Husi, “Aziz halkımız sürekli bir saldırıya ve zalim bir ablukaya karşı direniyor ve şimdi bu durumun 12. yılındayız. Suudi düşman bu saldırıyı ABD desteğiyle, Siyonist rejimin desteği ve baskısıyla yürütüyor. Son tırmanma, Suudi düşmanın Sanaa Havalimanı’nı bombalamasıyla başladı. Suudi Arabistan tüm aşamalarda, hiçbir meşru gerekçe olmaksızın saldırının başlatıcısı olmuştur” ifadelerini kullandı.
“Yemen halkı 12 yıldır gıda ve ilaca erişimde ciddi sorunlar yaşıyor”
Yemen Devrim Lideri, “Suudi Arabistan son 12 yılda hiçbir kutsala saygı göstermedi; pazar yerlerini, evleri, hastaneleri ve okulları hedef alarak fiilen soykırım yaptı ve binlerce Yemenli kadın ile çocuğu katletti. 2015’te başlayan saldırı, halkımıza yönelik hiçbir gerekçesi ve hakkı olmayan bir saldırıydı; saldırganlar bu saldırgan tutumlarını sürdürdü. 12 yıl boyunca silahlı kuvvetlerimiz ile Suudi saldırganlığı arasında basit bir karşılaştırma yapıldığında, ahlaki, şer’i, dini ve insani ölçülere kimin bağlı kaldığı ortaya çıkar. Suudi saldırgan ülkemizde her şeyi hedef aldı ve hiçbir kutsala hiçbir şekilde bağlı kalmadı. Suudi saldırgan düşman, ülkemizde 2 binden fazla mescidi hedef aldı; bunlar arasında ülkenin iç kesimlerinde, savaş cephelerinde olmayan tarihi mescitler de vardı” dedi.
El-Husi, “Suudi rejimi başkalarını da işlediği cinayetlere ortak etmeye çalışıyor. Suudi Arabistan’ın Yemen’e karşı işlediği cinayetlerin belgeleri elimizde. Suudi düşman, Sanaa’daki görme engelliler merkezlerini, mezarlıkları ve Yemen’in tarihi eserlerini bile hedef aldı. Suudi Arabistan’ın işgal ettiği bölgelerde Yemenli çocuklara ve kadınlara yönelik saldırılar, Yemenli esirlere yapılan işkence ve vahşi muamele gibi suçlar işlendi. Suudi saldırgan ülkemizde mescitleri hedef aldı ve onların kutsallığına asla saygı göstermedi” diye konuştu.
“Suudi Arabistan, Yemen halkına karşı işlediği suçları meşrulaştırmaya çalışıyor”
El-Husi, “Suudi Arabistan’ın ülkemizde işlediği suçlar yalnızca münferit olaylar, sınırlı tutumlar veya nadir hadiseler değil, sabit bir politikaydı. Suudi saldırgan düşman, suçu aziz halkımızı hedef almak ve onu teslim olmaya zorlamak için bir araç olarak kullandı. Abluka meselesi hâlâ Suudi düşmanla ilişkili en belirgin sorunlardan biri; çünkü bu ülke havalimanlarını kapalı tutmakta ve ithal mallara haksız ve hukuk dışı kısıtlamalar uygulamakta ısrar ediyor” dedi.
Yemen Devrim Lideri, “Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşlar ülkemize yönelik ablukanın gerçekliğini kabul etti ve Suudi düşmanın aziz halkımızın geçim kaynaklarını hedef almak için keyfi uygulamalar ve kısıtlamalar kullandığı vurgulandı. Halkımız geçmiş aşamalarda, yaşam ihtiyaçlarının büyük bölümünü dış ithalata bağımlı hale getiren politikalardan zarar gördü; ardından Suudi saldırganın kısıtlamaları ve keyfi uygulamaları nedeniyle daha da zarar gördü. Halkımıza yönelik abluka, onları petrol ve gaz gibi egemen kaynaklardan mahrum bırakmak, devlet kurumları çalışanlarını maaş ve kamu hizmetlerinden yoksun bırakmak amacıyla uygulandı” ifadelerini kullandı.
“Mekke’yi hedef aldığımız iddiası büyük bir yalan ve açık bir iftiradır”
El-Husi ayrıca şunları söyledi:
“Suudi düşman, Yemen halkına karşı işlediği suçları meşrulaştırmak için tüm medya ve propaganda kapasitesini kullanıyor. Suudi düşmanın Yemen halkına ve silahlı kuvvetlerine yönelik en çirkin suçlamalarından, en korkunç ve iğrenç yalanlarından ve en büyük iftiralarından biri, onları Mekke-i Mükerreme’yi hedef almakla suçlamasıdır. Suudi düşmanın halkımıza yönelik Mekke-i Mükerreme’yi hedef aldığımız yönündeki iftirası ve asılsız iddiası büyük bir yalan, son derece çirkin ve iğrenç, büyük ve açık bir iftiradır. Suudi düşman bu iftirayı, onun yalanlarını kabul etmeye alışmış ve bunlara dayanarak tutum alıp kınama yapan kesimler arasında bir ölçüde yayılsın diye tekrarlıyor. Suudi düşman daha önce de bu yalanı ortaya atmıştı, ancak bu iddia İslam dünyasında hiçbir aklı başında insan nezdinde kabul görmedi.”
Yemen Devrim Lideri şöyle devam etti:
“Dünyadaki hiçbir Müslüman, Hz. Muhammed’in (s.a.a.) ‘Yemenliler iman sahibi bir halktır’ diye şahitlik ettiği bir millet hakkında Suudi Arabistan’ın bu iftirasını kabul edemez. Suudi düşman, bu büyük iftira ile sahada yaşadığı yenilgi ve başarısızlığı telafi etmeye çalışıyor. ABD, Suudi Arabistan’daki saldırgan operasyonları yöneten 200 askeri uzmandan oluşan ortak bir güce sahip olduğunu açıkladı. Suudi düşman, bu büyük iftira ve korkunç suçlamalarla halkımızın İslami, insani, değersel ve ahlaki onuruna saldırıyor. Suudi düşman aynı zamanda başkalarını da kendisiyle birlikte bu millete karşı saldırısına ve ona reva gördüğü zulme ortak etmeye çalışıyor. Halkımıza yönelik büyük iftira, Mekke-i Mükerreme’nin kutsallığının ihlalidir; çünkü Suudi rejimi onun kutsallığını kendi amaçları için kullanmaya çalışıyor.”