Yayınevi davasına 6 askerin adı karıştı

Malatya'daki Zirve Yayınevi cinayetiyle ilgili açılan davaya çok sayıda askerî personelin ismi karıştı

Söz konusu davanın görüldüğü Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi farklı adreslerden ihbar mektupları aldı. Mektuplardan ilki geçtiğimiz yıl haziran ayında Ali Arslan imzası ile gönderildi.



Misyonerleri öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan zanlılardan Emre Günaydın'ı, Malatya İl Jandarma Alay Komutanı Kurmay Albay Mehmet Ü.'nün yönlendirdiği öne sürüldü. Mehmet Ü.'nün, Malatya İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Ruhi A. ile İnönü Üniversitesi Karakol Komutanı Halil İ. aracılığı ile yönlendirmede bulunduğu iddia ediliyor. İhbar mektubuna göre, bu temas daha sonra Uzm. Çvş. Mehmet Ç. kanalıyla sağlandı. İddiaların merkezinde askerlerin bulunması üzerine mahkeme, konuyu inceleme yapılması için 2. Ordu Komutanlığı'na iletti. Ancak tanık dinleme aşamasına gelinmesine rağmen asker kişiler konusunda bir gelişme yaşanmadı. Malatya'da görülen dava dosyasına 2. Ordu Komutanlığı lojmanlarında oturan Kamil D. isimli bir şahıs da girdi. Son ihbar mektubu ise cezaevinden geldi. Eski Astsubay Metin Doğan mektupta yaşananlarla ilgili olarak Hava Tümgeneral Hikmet Ç.'nin ismini verdi. Doğan, dilekçesinde, "2005 yılında MHP il binasına çağırdılar. Gittiğimde MHP İl Başkanı M.E. ve eski MHP milletvekili N., ocak başkanı B.C. ve Tümgeneral H.Ç. oturmuş beni bekliyorlardı. Milletvekili, 'Bunların kalemini kırdık. Bu iş de sana yakışır aslanım. Zirve Yayınevi'nde kim var kim yok öldüreceksin. Sonunda da 300 bin dolar sana vereceğiz.' dedi. Kendini Tümgeneral H.Ç. olarak (tanıtan) kişi, 'Biz seni kurtaracağız, merak etme' dedi. Başka bir nedenle cezaevine düştüğüm için işi Emre Günaydın'a vermişler." diyor.

İhbarcının babasına tehdit, akrabasının evine kurşun

Yayınevi cinayetleriyle ilgili açıklamalarıyla gündeme gelen eski astsubay Metin Doğan'ın babası Mustafa Doğan, birkaç ay önce evine gelen tanımadığı şahıslar tarafından tehdit edildiğini söyledi. Emniyetin olayla ilgili bilgisi olduğunu ve kendisini koruduğunu açıklayan Doğan, şahısların kendisine 'oğlun aklını başına alsın' dediğini anlattı. Baba Doğan, "Oğlum Mersin cezaevinde iken öldürülmek istenmişti. Başına bir şey gelmesinden endişe ediyorum." diye konuştu. Bu arada, Metin Doğan'ın Elbistan Cezaevi'nde aynı koğuşta kaldığı ve kendisini koruyup kolladığını söylediği akrabası A.S.'nin çiftliğinin kurşunlandığı iddiası da doğru çıktı. Ev sakinleri yaklaşık 5 ay önce tanımadıkları bazı kişilerin yoldan tüfeklerle ateş açtıklarını beyan etti. Olaydan sonra jandarmanın tutanak tuttuğunu ifade eden ev halkı, boş kovanların bir kısmını da toplayarak saklamış. Açılan ateş nedeniyle evin bazı camlarının kırıldığı ve çatı kısmındaki tuğlalarda hasar meydana geldiğini belirten ev halkı, çatıyı aktardıklarını ifade etti.

Ek iddianame mahkemeye sunuldu

Zirve Yayınevi cinayeti davasında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ek iddianame hazırlanarak, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunuldu. 'Terör örgütü faaliyeti çerçevesinde kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak' ve 'nitelikli yağmaya teşebbüs' suçlarından hazırlanan ek iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesi durumunda dava dosyası ile birleştirilecek. İddianamede, "Şüpheliler haklarında açılan ve cezalandırılmaları istenilen suçları yanında gerek soruşturma sırasında verdikleri beyanları, gerekse açılan kamu davasının yargılaması sırasında duruşmalardaki beyanları dikkate alındığında, terör amaçlı kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakma ve nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarını da işledikleri anlaşılmıştır." denilerek, şüphelilerin Zirve Yayınevi'nde Necati Aydın, Uğur Yüksel ve Tilman Ekkehart Geske'yi bıçak ve silah zoruyla el ve ayaklarından bağladıklarına dikkat çekildi. Ayrıca, olay günü 11.00 ile 13.30 saatleri arasında olayın gerçekleştiğinin dikkate alınması gerektiği belirtildi. Buna göre 'terör amaçlı kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakma' suçunun tüm unsurlarıyla bu olayda gerçekleştiği üzerinde duruldu.

Öte yandan şüphelilerin işyerinde bulunan bilgisayarları alarak götürmek istemeleri, işyerinde bulunan flash diskleri aldıkları, şahısların cüzdanlarını kontrol ettikleri ancak polisin gelmesi ile yağma eyleminin teşebbüs halinde kaldığına vurgu yapıldı. Şahıslar daha önce 'terör örgütü kurmak, üye olmak, terör örgütü yönetmek ve terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde adam öldürmek, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçları isnadıyla tutuklanmışlardı. Zirve Yayınevi'nde çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel 18 Nisan 2007 tarihinde boğazları kesilerek öldürülmüş, olayla ilgili Emre Günaydın, Salih Gürler (20), Cuma Özdemir (20), Hamit Çeker (19) ve Abuzer Yıldırım (19) yakalanmıştı.

Güncel Haberleri

Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı
Bütçeyi festivale değil vatandaşa ayırın
İran'ın denizaltıları Hürmüz Boğazı'nı nasıl kontrol ediyor?