Başörtüsü yasağının başörtülüleri inançlarından vazgeçiremediği bir kez daha ortaya çıktı. ANAR araştırma şirketine tarafından 9 ilde bin 112 kişi ile yüz yüze görüşülerek yapılan ankete göre; yaklaşık 40 yıldır süren başörtüsü yasağı nedeniyle başlarını açanların oranı sadece yüzde 1.2 olarak tespit edildi.
Ankete göre, başörtülülerin yüzde 97,7'si inancının gereği olarak başını örtüyor
Türkiye’nin gündeminden düşmeyen başörtüsü yasağı ve başörtülüler üzerine Kamuoyu Araştırma Şirketi ANAR tarafından yapılan kapsamlı araştırma, çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Hazar Kültür Eğitim ve Yardımlaşma Derneği’nin Adana, Ankara, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, İstanbul, İzmir, Konya ve Samsun illerinde, toplam bin 112 denek üzerinde yaptırdığı araştırmada çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı.
YÜZDE 95'İ BASKI ALTINDA
Araştırmaya katılanların yüzde 95.5’i başörtüsü yasağı nedeniyle sosyal baskılara maruz kaldıklarını söylerken, 40 yıldan beri uygulanmaya çalışılan yasak nedeniyle sadece yüzde 1.2 kişi başını açtığını belirtti. Yaşları 18 ile 50 arasında olan vatandaşlar üzerinde gerçekleştirilen araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 97.7'si başlarını örtme nedeni olarak Allah’ın emrini gösterirken, sadece yüzde 2.2 farklı nedenleri sebep olarak açıkladı. Deneklerin yüzde 36.4’ü başörtüsü probleminin çözümünü siyasal kurumlarda görürken, yüzde 13.8’i ise sorunun Cumhurbaşkanı tarafından çözülebileceğini düşünüyor.
BAŞÖRTÜSÜ SİYASİ SİMGE DEĞİL
Araştırma bulguları başörtüsünün siyasal bir simge olarak değil, dini bir vecibe olarak görüldüğünü de ortaya koydu. Deneklerin tamamına yakını (yüzde 97.7) dinin emri olduğuna inandığı için başını örttüğünü belirtirken, “sizin için başörtüsü en çok neden önemlidir” sorusuna “dinimizin bir emri olduğuna inandığım için” cevabını verenlerin oranı da yüzde 96.7 olarak tespit edildi. Deneklerin yüzde 62.2’si kendi kararıyla başını örttüğünü belirtmekle birlikte, araştırma sonuçları tesettürün çoğunlukla aileden tevarüs eden bir tutum olduğunu da ortaya çıkardı.. Deneklerin yüzde 97.9’unun annesi de başını örterken, yine kendi kız çocuklarının da (olsaydı) başını örtmesini arzu edenlerin oranı yüzde 96.5 olarak tespit edildi.. Bu oranlar başörtüsünün siyasal bir tutum veya davranış olmadığının bir diğer göstergesi olarak ifade ediliyor.
BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI MAĞDURLARI ADALETE GÜVENMİYOR
Başörtüsü yasağı nedeniyle uğradıkları haksızlıklara karşı hak arayışında bulunanların oranı ise Türkiye’de adalete olan güvenin ne kadar düştüğünü göstermesi açısından ibret verici bir tablo olarak ortaya çıktı. Yasaklama neticesinde kaybettikleri hakları geri kazanabilmek için deneklerin yüzde 16.6’sı yargıya başvururken, yüzde 76.2’si hukuk yolunu denememiş. Mahkemeye başvurmamanın en önemli gerekçesi ise yargıya duyulan güvensizlik (yüzde 62.8).
BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI NEDENİYLE YAŞANAN MAĞDURİYETLER
Deneklerin yüzde 4.5’lik bir bölümü hariç, geri kalanları başörtüsü yasağı nedeniyle çeşitli sosyal mağduriyetlere uğradıklarını düşünmekte; başka bir deyişle başörtüsü takanların yüzde 95.5’i yasak nedeniyle sosyal baskılara maruz kalmakta. En yaygın karşılaşılan mağduriyetler kamu kurumlarında diğer vatandaşlara göre farklı muameleye uğramak (yüzde 51.5), sorun yaşama ihtimali nedeniyle belli ortamlara gidememek (yüzde 50.6), bazı toplum kesimleri tarafından dışlanmak (yüzde 36.5). Deneklerin dikkat çekici bir oranı da (yüzde 28.1) başını örttüğü için sokakta taciz/hakarete uğramış.
Vakit