Vatandaş mütehammildir!

Ahmet Taşgetiren

Onu tanıyorum.

İstanbul’da ama Anadolu insanı. Dindar. Emekli. Ama çalışıyor. Bedenen ve hangi iş olursa.

Seçimlerde tabii ki oyunu Tayyip Erdoğan’a verdi. O konuda netti. Başka ihtimallere asla prim vermedi.

CHP mi, Kılıçdaroğlu mu, orası ile birlikte hareket edenler mi, asla iltifat etmedi.

Geçen gün ona rastladım: Fiyatlara isyan halindeydi. Fiyatlara… Peynir mi, zeytin mi, yumurta mı, markete girsen çıkmaya gücün yetmezdi. Otomobili zaten yoktu ki benzin – mazot fiyatları ile ilgilensin.

Zor bela bir eve sahip olmuştu, “Şemdi olsa mümkün mü?” demeyi ihmal etmedi.

Şu tespit onun dünyasına kadar uzanmış durumda: Memlekette iki grup var artık, zenginler ve fakirler…

Arada imse kalmadı.

Acaba kendisini orta bir yerlerde mi görmek istiyordu da, yaşadıkları ona fena halde had bildirmişti.

Nasıl olacak bu gidiş, diye sordum:

Çözüm için “Tayyip dede” diye şarkı söyleyen çocukların heyecanını göremedim.

…..

Bir başka hikâye dinledim dün:

Baba, “Seçimlerde Tayyib’e oy vermeyecekler” diye çocuklarını neredeyse evlatlıktan çıkaracaktı.

Böylesine hayati önemdeydi seçimler. Çocuklar, hiç olmazsa tarafsız kalmayı anlatamamışlardı babalarına…

Seçimler zaferle sonuçlanmıştı.

Ama şu yaşananlar belli ki onun beklediği şeyler değildi. Boğucu bir ortam vardı. En zaruri ihtiyaç maddelerinin fiyatları akıl alır gibi değildi.

Çocuklarına artık “Şu pahalılığı durduracak bir Allah kulu yok mu?” diye sesleniyordu. Kızgındı, öfkeliydi…

…..

Bakın etrafınıza, kulak verin söylenenlere…. Böyle pek çok öfke patlamasına tanıklık edeceksiniz.

….

Salı günkü yazıma gelen yorumları okudunuz. İlk yorum “Orta Anadolu’da halk hayat pahalılığına karşı feveran halinde” diye başlıyordu.

Orta Anadolu, yani İç Anadolu, yani muhafazakâr – milliyetçi insanlarımızın kalesi diye nitelenen, iktidarın da sırtını dayadığı coğrafyamız…

Elbet ve tabii olarak “Tayyip” demişlerdir. Başka alternatifler kolay çizilmiştir.

Ama bir Hocamızın dediği gibi “Her insanda bıçağın kemiğe dayandığı bir nokta vardır.” Kaldı ki, bu kesim, hani o iki zümre kaldı denilmişti ya, zenginler ve fakirler denilen ayrımda, altta kalanlardandı ve oylarını deyim yerinde ise “fisebilillah” Tayyip Bey’den yana kullanmışlardır.

Ama bıçak derinlere derinlere doğru iniyor ve bu kesimde et kalınlığı öyle çok fazla değil. Peynir fiyatlarıyla bıçak kemiğe dayanıyor be kardeşim, yumurtayı kaldırıyorsun sofradan, zeytini kaldırıyorsun… Çay ve simitin lüks olduğu bir dönem… İşte bıçak kemikte…

….

Hani denir ya, bu kesime, muhalif medyanın sesi ulaşmıyor. Ya TRT’yi izliyor insanlar ya da A Haber’i…

Her iki kanalda da ne zamlardan vergilerden haber var ne insanların yaşadığı bunalımdan…

Ama bir şey oldu son zamanlarda, haber, TRT’yi ve A Haberi aşıp vatandaşın ayağına geldi.

Sofraları talan ediyor haber!

Ekmek fiyatlarını nasıl görmesin en sade ve Tayyip Sevdalısı vatandaş?

-Bir Allah kulu yok mu bu pahalılığı durduracak?

Bu soru neyi anlatıyor?

Enflasyon oranı düştü mü yükseldi mi TÜİK’e göre, yıl sonunda enflasyon oranı ne olacak Merkez Bankasına göre, “Bizdeki bu fiyat canavarlaşması dünyada yaşananların yansıması mı değil mi?” bunlar ekonomi üstatları arasında tartışıladursun, sade vatandaş var ya sade vatandaş, pek pek çoğu iktidarı desteklemiş sade vatandaş, “İllallah” noktasına gelmiş durumda…

Yukarılardan görülüyor mu bilmem.

Önceki gün gazeteye giderken FSM’de yanımdan çakarlı ve eskortlu üç araç geçti… Emniyet şeridinden… Mercedes’in farklı türevleriydi geçenler… Camları karartılmıştı, içerdekileri fark edemedim.

Devlette bir “devletlû”ya kaç koruma, kaç şoför, kaç eskort düşüyor, rakamlar var ama şimdi gereği yok.

Orada devlette bir yerlerde hayat bambaşka olmalı…

Vatandaş tasarruf yapmalı… Ekmeğinden, zeytininden, peynirinden… Vatandaş mütehammildir.

Ne yüklesen taşır, demek bu. Dayanıklıdır, demek. Hamallığına diyecek yoktur, demek. Vergi diye ekmeğinden dilim dilim kessen bile… Kapısındaki bilmem kaç model, artık emekliliği çoktan gelmiş arabası MTV’si ile çoktan yük olmuş durumda, onu bile taşır vatandaş…

Ne demişler? Vur abalıya…

Ah benim sevgili vatandaşım…