'ANAYASAL SUÇ' • Avukat Kezban Hatemi, Başsavcının iddianameye Cumhurbaşkanı Gül ile Danıştay saldırısını alarak anayasal suç işlediğini ve oyunun rengini belli ettiğini savundu. Hatemi, "Cumhurbaşkanının davaya dahil edilmesi garabettir. Cumhurbaşkanının hangi suçlardan nasıl yargılanacağı, anayasada ayrıntılarıyla sıralanmıştır. Bunlardan hiçbiri olmadan cumhurbaşkanının iddianameye dahil edilmesi anayasal yetki gaspıdır, anayasal suçtur. Başsavcı anayasal suç işlemiştir. Cumhurbaşkanı iddianamenin ciddiye alınmaması için mahkemeye başvurmalıdır. Başsavcının yargı süreci devam eden ve temyiz aşamasında kendi önüne gelecek Danıştay saldırısı davasını iddianemeye dahil etmesi ise 'ihsas-ı rey' anlamına gelir. Başsavcı yanlıdır ve görevini aşmıştır" diye konuştu.
TUZAĞA DÜŞTÜ • Emekli Hakim Albay Ümit Kardaş Ak Parti'nin askerin tuzağına düştüğünü söyledi. Kardaş şöyle konuştu: "TSK sanki iktidarla uyum içerisindeymiş gibi göründü, AKP'nin türban hakkındaki girişimlerine de ses çıkarmadı ve AKP'yi rahatlattı. Tayyip Erdoğan biraz da bunun rahatlığıyla 'Türban velev ki siyasi simge olsun' dedi. Şimdi hazırlanan iddianamede bunlar var mesela. Fakat bunların hiçbiri parti kapatma davası açmak için ciddi kanıtlar değil. Yargı, TSK ve CHP ortaklığı devam ediyor. Zaten CHP de olanlara üzülmüş görünmüyor. Artık demokrasi cephesinin askeri vesayetle hesaplaşmasının zamanı geldi.
"ASKER ETKİSİ"• Emekli Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ahmet Gündel, Yalçınkaya'nın hukuksal değil siyasi bir kararla kapatma davası açarak görevini kötüye kullandığını söyledi. Emekliliğinden önce birlikte çalıştığı Yalçınkaya'nın güzel işlere imza attığını ancak başsavcı olduktan sonra çok farklı biri olarak karşılarına çıktığını anlatan Gündel, kapatma davasına gerekçe gösterilen iddiaların hayli komik olduğunu söyledi. Gündel "AKP iktidara geldiğinden beri kapatılması yönünde baskılar vardı. 'YÖK elden gidiyor' dendi, 'yargı da mı elden gidecek' endişeleri vardı ve 'asker neden susuyor' deniyordu. Asker de bu tartışmalara doğrudan müdahale edemiyordu. Bu nedenle askerin kapatma davasında etkisi var diyebiliriz" dedi. Davanın Türkiye üzerinde oynanan bir oyun olduğunu da söyleyen Gündel şöyle konuştu: "Sorun kapatma davası hakkındaki suçlamaların Anayasa Mahkemesi'ne sunulması değil, sorun Türkiye'nin AB yolunu kapatmak, ekonomik ve siyasi kargaşa, anayasa değişikliği, her şey aslında askerin karışmadığı demokratik bir ortamda işliyordu. Demokrasi mesafe kazanıyordu."
DTP: BİZE DE YAPTI • DTP'nin savunmasını hazırlayan ekipte yer alan Şırnak milletvekili Hasip Kaplan da, Başsavcının DTP davasında da sürmekte olan 141 davayı kullandığını anımsattı ve "Başsavcı her iki davada da görevini kötüye kullandığı için yargılanabilir. Vatandaşlar dava açabilir. Ayrıca AİHM bu davaya karşı Türkiye'yi tazminata mahkûm ederse, Maliye de bu parayı Başsavcıdan almak için dava açabilir" diye konuştu.
SELÇUK: İKİSİ FARKLI • Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk da Yargıtay'ın önüne Danıştay saldırısı davasının 'ceza' yönünün geleceğini anlattı ve "Kararın temyizinin ardından Başsavcılığın önüne ceza davası gelecek. Ceza davasının içeriğine göre bir değerlendirme yapılacak. İddianamede ise bir görüş ortaya konmuş, ikisi birbirinden çok farklı olaylar. Danıştay davası incelemesini Başsavcısı değil farklı bir Yargıtay Savcısı yapacak. Bunun ihsas-ı rey olup olmayacağına yönelik tartışma var. Oysa savcılar için ihsas-ı rey söz konusu olmaz. İhsas-ı rey hakimlere özgü bir kavramdır. Savcılar zaten taraftır, iddia makamıdır" dedi. Yargıçlar ve Savcılar Derneği Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu da Danıştay saldırısı ile Ak Parti iddianamesinin farklı değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
DANIŞTAY ÖRTÜLDÜ • Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Avukat Kazım Bayraktar, Danıştay cinayetinin perde arkasında Ergenekoıı örgütünün olduğunun ortaya çıktığına dikkat çekti. Bayraktar, örgütsel bağın ortaya çıkmasına karşın, sanıkların cinayeti şeriat adı altında işlediklerini iddia ederek, toplumu manipüle etmeye çalıştıklarını kaydetti. Sanıkların itirafları üzerine, kamuoyundan gelen tepkiler ve avukatların soruşturmanın genişletilerek, olayın Ergenekon'la bağlantısının ortaya çıkarılmasına ilişkin taleplerinin, yargılamanın yapıldığı Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiğini anımsatan Bayraktar, şunları söyledi: "İddianamede Danıştay saldırısı şeriat odaklı ele alınarak, cinayetin politik perde arkası tamamen reddedilmiş oldu. Danıştay saldırısı davası Yargıtay'ın önüne gelecek. Başsavcılık onama-bozma yönünde görüş bildirecek. Ama Başsavcılık iddianamedeki yorumuyla Danıştay saldırısı konusundaki görüşünü de ortaya koymuş oldu. Görevi kötüye kullanma göreceli bir olay. Hukuki ve politik yönden ayrı ayrı değerlendirmesi gerekiyor. Olayın sadece politik özüne bakarsanız, görevi kötüye kullanma suçu burada görülebilir."
ÖZDALGA: YARGILANSIN • Ak Parti Ankara Milletvekili Haluk Özdalga, partileriyle ilgili kapatma davasını "hukuk darbesi" olarak değerlendirdi ve "Bu iddianame demokratik rejimin temel ilkelerine ve demokratik hukuk devletine açıkça aykırı. Türkiye'ye büyük zarar vermiştir. Bu zararın en aza indirilmesi için Başsavcının derhal istifası gerekiyor. Onun dışında da Başsavcının yargılanması için hukuki süreç başlatılmalıdır. Türkiye'de askeri darbeler dönemi son bulmuştur, hukuk darbeleri dönemi de son bulacaktır" dedi.
CHP: ÜZÜCÜ AMA • TBMM Anayasa Komisyonunun CHP'li üyesi Atilla Kart da, kapatma davasını 'demokrasi adına üzücü ve talihsiz bir gelişme' olarak değerlendirirken, Danıştay saldırısının iddianameye girmesi konusunda "Değerlendirmeler görülmekte olan bir davaya müdahale anlamına gelir. Savcılık makamı mevcut mevzuata göre bir değerlendirme yapmıştır. Bu olayın hukuki boyutu. Bununla ilgili bir değerlendirme yapmak, ceza yasasına aykırı. Siyasetçi olarak ise bu işlerin demokrasi zemini ve sandıkta sonuçlandırılması gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu.
İYİMAYA: KONUŞMAM • TBMM Adalet Komisyonu AK Parti'li Ahmet İyimaya şunları söyledi: "Derdest bir dava ile ilgili, dava sürecini etkileyecek bir değerlendirme yapmam mümkün değil. Sadece şunu söyleyebilirim: Anayasanın 105. maddesine göre, cumhurbaşkanlarının görevleri süresince, vatana ihanet dışında hiçbir suçla suçlanmaları mümkün değil. Cumhurbaşkanı devletin ve milletin birliğini temsil eder. Anayasa Mahkemesi'nin bu nedenlerle, iddianameden, Cumhurbaşkanıyla ilgili bölümün çıkarılmasını isteyebileceğini düşünüyorum" dedi.
MAZLUMDER'DEN KAMPANYA • MAZLUMDER Genel Sekreteri avukat Emre Yurtalan, Şemdinli Savcısı'na uygulanan yaptırımın Başsavcı Sarıkaya'ya da uygulanmasını istedi. Danıştay saldırısının Ergenekon çetesiyle bağlantısının bilinmesine rağmen Ak Parti iddianamesine taşınmasının düşündürücü olduğunu ifade eden Yurtalan, Başsavcı Yalçınkaya'nın 'bir taratmış gibi davrandığını' savundu. Yurtalan, "Başsavcı istifa etmelidir. Hakkında idari veya cezai soruşturma açılması için hukukçuları göreve çağırıyorum. Yargıtay Başkanlık Divanı böyle bir karar almalıdır. Biz MAZLUMDER olarak şubelerimizden gelen talepleri yarın (bugün) değerlendirip bir kampanya başlatmayı karara bağlayacağız" dedi.
taraf