Vahşete susarak cennete girmek

Mehmet GÖKTAŞ

Şahsen benim birinci meselem budur. Samimiyetle söylüyorum, böyle diyerek birilerini iğnelemek, eleştirmek ve suskunlukla itham etmek de istemiyorum, gerçekten sadece kendi kendimi sorguluyor, kendi kendimle konuşuyorum; böyle bir durumda başka başka amellerle cennete girebilir miyiz?

Belki diyeceksiniz ki susmuyoruz, meydanlardayız, ekranlardayız, durmadan bağırıp çağırıyoruz. Peki, böylece üzerimize düşeni yapmış oluyor muyuz, bununla avunabilir miyiz, güvenebilir miyiz?

Etrafımızda kıyamet koparken, zalimler vahşetin her türlüsünü sergilerken ve hiçbir şey yapmadan, yapamadan başka yollarla Allah Teala’yı razı etmenin, cennete girmemizin bir yolu var mı acaba?

Farz edelim cennetteyiz, tabi bugün bizimle birlikte yaşayanlardan hunharca katledilen çocuklar da kadınlar da ve bütün şehitler de cennette olacaklar. Onlar bizi gördüklerinde ve onlarla tanıştığımızda;

Bilmem ki sizin aklınıza böyle sahneler geliyor mu? Şahit olduğumuz, birlikte yaşadığımız vahşete susarak cennete girmenin bir yolu var mı acaba? İslam ülkelerinin dışişleri bakanlarının toplanarak ikide bir yayınladıkları kınamaların bile zerre kadar etkisinin olmadığı bir dünyada bireyler olarak bizim kendi evimizin dışına çıkmayan namazlarımız, oruçlarımız, tilavetlerimiz bizi cennete götürür mü?

Bilmem ki yanlış mı düşünüyoruz? Bir ramazan boyu kendimizi en yoğun şekilde ibadete verdiğimiz halde nedense içimizde bir kuşku bir tereddüt var, acaba yaptıklarımız yerine ulaşmıyor mu?

Bundan dolayı uykularımızın kaçması gerektiğini, cennete gitmenin çok daha kesin ve garantili yollarını aramamız gerektiğini düşünüyorum.

Zannedersem bu sadece Müslüman bireylerin değil, kitlelerin, ülkelerin de derinden düşünmesi gereken bir meseledir.

Rabbim cumalar hürmetine bize cennete gidecek yolları açsın, cennete götürecek amelleri ifa etmemizi nasip ve müyesser eylesin!