USA Elçisi! ‘Persone non Grata’ ilân edildin. Go Home!

Selâhaddin Çakırgil

B.Amerika’nın Türkiye’deki büyükelçisi John Bass..Hitabım sana.. Hemen baştan söyleyeyim.. 

Seni, diplomasi dilindeki meşhur terimle, ‘Persona non grata! (İstenmeyen kişi)’ ilan ediyorum.. Bass git, evine; go home!

***

Ben de biliyorum, benim ferd olarak böyle bir bildirimde bulunmak yetkim yok..

Ama, Türkiye Devleti’nin bir vatandaşı olarak, Amerika Birleşik Devletleri’nin vatandaşı olan seni, ülkemde görmek istemiyor ve ‘istenmeyen kişi’ ilan ediyorum. Benim açımdan, bu ülkede kendini artık güvenlikte hissetmemen gerekir. Ve silahım, kalemimdir.

TC. devletinin ilgili makamları, senin bunca nezaketsizliğine ve bu ülkeyi bir müstemleke / sömürge ülkesi  ve kendini de bir Müstemleke Genel Valisi sanırcasına yaptığın ve bizim ülkemizin içişlerine karışan sözlerine, bir takım diplomatik mülahazalarla, seni ‘persona non grata’  ilan etmekten kaçınabilirler; ama, ben bir TC vatandaşı olarak, açıkça ilan ediyorum.. Sen bir, ‘Persona Non Grata’sın, artık.. Seni ülkemde görmek de istemiyorum, taşımak zorunda da değilim. 

***

Elbette bu bildirim, Devlet planında ve diplomatik usûllerle söylenmiş olsaydı,  o zaman sana bir de mühlet verirler ve mesela, ‘Ülkemizi, 48 saat içinde terket..’ derler; terketmediğin takdirde, diplomatik dokunulmazlığın sona ererdi.  

***

Elçilik, diplomatik ıstılahta, iki devlet veya bir takım uluslararası kuruluşlar arasındaki menfaat ilişkilerinde aracılık demektir.

Sen ki, B. Amerika’nın ülkemizdeki temsilcisisi ve USA, bağımsız, bir devlettir. Elçi olarak gönderildiğin Türkiye Devleti de öyledir. Bunu öğrenemediğin anlaşılıyor. Nasıl ki, TC’nin senin ülkendeki elçisi, kendi başına bir görüş açıklayamazsa, sen de aynı durumdasın..

Bunun aksi düşünülemez bile.. Bu da hem şahsını, hem de temsilcisi olduğun ülkenin diplomatik küstahlığını daha bir katmerleştiriyor.  

***

Bay John Bass!.  Senin ülkende de zaman zaman, büyük hadiseler olduğunda, karışıklıklar çıktığında, o eyaletin polisi başa çıkamadığı zaman, o bölgelere hemen Federal Ordu  çağrılıyor. Biz de bundan dolayı sizin iç-hukuk uygulamanız konusunda eleştirilerde bulunup, kanun tanımayanları yüreklendirecek şekilde, ‘Endişe ediyoruz..’ gibi laflar etsek, buna göz yumar mısınız?

Sen bizim ülkemizi müstemlekeniz ve kendini de Müstemleke Valisi ve de elçi olarak bulundukları ülkeleri idare etmeyi çok seven önceki elçilerinizin davranışlarını sürmeyi düşünüyorsunuz herhalde, ama, Milletimiz bunu asla kabul etmiyecektir.

***

15 Temmuz Darbe Teşebbüsü’nden haberinizin olmadığını açıklamıştınız. Biz de safça inanmıştık, güya..

Halbuki, hedefine varmış veya varmayıp akîm kalmış- bütün askerî darbelerin herbirisinde senin ülkenin ilgili makamlarının haberinin olduğu ortada olduğu gibi, bu darbe teşebbüsünde de haberiniz vardı. Bütün önceki darbeciler de sizden izin alarak hareket etmişlerdi.

Mr. Bass, 36 yıl önce, zamanın Amerikan Başkanı Carter’a, 12 Eylûl 1980 Askerî Darbesi’nin müjdesini, NATO Başkomutanı Gen. Alexander Haig’in,  ‘Bizim çocuklar başardı..’  diye verişini hatırlıyor musun?

27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971 ve 28 Şubat 1997 Askerî Darbesi’nin de nerelerde ve kimlerin icazetiyle tezgâhlandığını kendi resmî belgeleriniz de ortaya koyuyor.

Bu darbe başarılı olsaydı, geçmiş darbelerden sonra devletinizin yaptığı açıklamalar tekrarlanacaktı..

Yenilgiye uğratılmış bir darbe teşebbüsünün ardından, ‘O darbecileri destekliyorduk..’ diyecek kadar saf olamazdınız herhalde..

***

Bütün diğer darbelerde de senin kendisi dünya jandarması olarak gören ülkenin rolü, belge istemeyecek kadar açık..

***

Bu ülkeyi sen ve elçisi olduğun ülkenin idare ettiğini sanarak hareket edeceksen; sadece benden değil, 80 milyonluk kitlenin içinden en azından yüzde 99’undan ‘persona non grata’ tepkisi yiyeceksin..

Bunu unutma..

Bass, defol git kendi evine, ‘go home!.

stargazete