Üniversitelerde Çözümü İçin Süreç İşliyor

Hükümet Sözcüsü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, başörtüsü düzenlemesi kapsamında Meclis gündeminde bulunan YÖK Kanunu'nun...

Hükümet Sözcüsü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, başörtüsü düzenlemesi kapsamında Meclis gündeminde bulunan YÖK Kanunu'nun ek 17. maddesiyle ilgili Anayasal sürecin bitimini bekleyeceklerini açıkladı.

Çiçek, "Şu an Anayasal süreç işlemektedir. Cumhurbaşkanı'nın Anayasa'dan doğan 15 günlük bir inceleme yetkisi var. Bu süreç bitmeden hemencecik öbürünü gündeme getirmek yerine, konuyu hukuki gerekçelere bağlı olarak değerlendirmek bence daha doğru olur. Onun için henüz bu süreç işliyor. Bunu görmemiz gerekecek" dedi.

Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilerin sorularını da cevaplayan Çiçek, toplantıda Belediyeler Kanunu'nun ele alınıp alınmadığı yönündeki bir soru üzerine, konuyla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı'nda değerlendirmelerin sürdüğünü, bu konunun kısa sürede sonuçlandırılacağını söyledi. İstihdam paketi üzerindeki çalışmaların da devam ettiğini belirten Çiçek, "Bunun mali boyutları çok önem arzediyor. Bunun bütçeye getirebileceği asgari ve azami yükler var. Nazım Ekren başkanlığında Ekonomi Koordinasyon Kurulu konuyu görüşüyor. Dolayısıyla çalışmalar bitirilmediği için bugünkü toplantının gündemine gelmedi" diye konuştu.

Bir gazetecinin 'Ek 17. madde şu anda gündeminizde değil mi? Değiştirmeme yönünde düşünce mi var?' sorusu üzerine de Çiçek, şu anda Anayasal sürecin işlediğini, bu sürecin sonucunun bekleneceğini söyledi. Çiçek, şöyle konuştu:

"İşin Anayasa çerçevesinde nasıl yürüyeceğine bakmak gerekir. TBMM 411 gibi çok önemli bir çoğunlukla bu düzenlemeyi kabul etti. 411, oy tabanı itibariyle yüzde 70'in üzerinde bir vatandaş çoğunluğunu temsil ediyor. Bunu bulunduğu noktadan çok başka türlü değerlendirmeye çalışan, bir taraftan ortalık yumuşasın deyip öbür taraftan germek için elinden gelen değerlendirmeleri yapan, söylemlerde bulunanlar da var. TBMM 411 gibi önemli bir çoğunlukla bu işe karar vermiştir. Şu an Anayasal süreç işlemektedir.

Sayın Cumhurbaşkanı'nın onayına gitti mi, gidecek mi bilemiyorum. Gittiyse onun 15 günlük bir inceleme yetkisi vardır Anayasa'dan doğan. Bu süreç bitmeden hemencecik öbürünü gündeme getirmek, biraz da bu işi intibalarla, izlenimlerle değerlendirmek yerine, hukuki gerekçelere bağlı olarak değerlendirmek bence daha doğru olur. Onun için henüz bu süreç işliyor. Bunu görmemiz gerekecek."

Çiçek, gazetecilerin 'Üniversitelerde başörtüsü yasağı kendiliğinden mi ortadan kalkacak yoksa hükümet olarak başka birşey düşünüyor musunuz?' sorusuna karşılık da, herkesin hukuk çerçevesinde hareket etmesini istedi. Tüm çevreleri taşkınlık ve istismara imkan verecek davranışlardan kaçınmaya davet eden Çiçek, "Kimse neyi nasıl yapacaksa bize sorarak yapmıyor. Kim ne yapacaksa hukuka sorarak yapması gerekir. Hukuk içerisinde, kanun nizam çerçevesinde bunun değerlendirilmesi gerekir. Benim söyleyeceğim budur. İşleyen bir süreç var. Bu süreci hep birlikte takip ediyoruz. Ama bütün vatandaşlarımızdan bizim talebimiz şudur, herkes ne yapıyorsa ne yapacaksa kanun nizam çerçevesinde yapmalıdır. Herhangi bir gerginliğe, herhangi bir taşkınlığa, herhangi bir istismara, suiistimale imkan verecek davranışlardan, tutumlardan hepimizin kaçınmış olması gerekir. Buna hepimiz dikkat etmeliyiz. Bizim herkesten istediğimiz budur. Türkiye Anayasası olan bir ülkedir. Anayasa'da herkesin görevi, yetkisi, sorumluluğu, hakları bellidir. Bu çerçevede bu işlerin değerlendirilmiş olması gerekir. Kimsenin bana sorarak birşey yapmasına gerek yok. Herkes hukukta nizami safta yer almalıdır" ifadelerini kullandı.

'REKTÖRLERDEN ÖZEL BEKLENTİMİZ YOK'

Çiçek, bir gazetecinin 'Bu noktada rektörlerden beklentiniz nedir?' sorusu üzerine ise, rektörlerden özel bir beklentilerinin olmadığını söyledi. Çiçek, "Bizim rektörlerden özel bir beklentimiz yok. Milletimizin ne beklentisi varsa onu dikkate almak gerekir. Hukuk neyi emrediyorsa, onu ortaya koyarak bu işlemleri sürdürmesi gerekmektedir. Yani her zaman vurgu yaptığımız husus hukuktur. Onun dışında bizim hukuk dışı kimseden özel bir beklentimiz olamaz" diye konuştu. CHP'nin Anayasa değişikliğini Anayasa Mahkemesi'ne götürme kararını da değerlendiren Çiçek, ana muhalefete 'çözüm için katkıda bulunun' çağrısını yineledi. Ortada 40 yıllık bir sorun olduğuna işaret eden Çiçek, bu konuda ana muhalefet dahil tüm siyasi partilerin konuştuğunu, CHP lideri Baykal'ın 2002'de 'Biz bu işi çözeriz' diye beyanda bulunduğunu hatırlattı. "Ortada bir sorun var, çözülmesi gerekiyor. Nasıl çözülmesi gerekiyorsa, öyle çözülmesi gerekiyor" diyen Çiçek, sorunun hukuk çerçevesinde kalınarak çözülmesi gerektiğini vurguladı. AK Parti ve MHP'nin çözüm için biraraya geldiğine dikkati çeken Çiçek, muhalefeti şu sözlerle eleştirdi:

"Gönül arzu eder ki Avrupai anlamda muhalefet partisi, eğer biraraya gelenlerin ortaya koyduğu çözümü beğenmiyorsa, kendisinin bir çözüm ortaya koymasıydı. Ana muhalefet partisi maalesef ortaya hiçbir çözüm koymadı. Biz samimiyetle o gün yaptığımız çağrıda 'Gelin bu sıkıntıyı ortadan kaldıralım, endişeyi kaldıracak bir düzenlemeyi birlikte yapabiliriz' dedik. Bu çağrımızın arkasında duruyoruz. Kim bu noktada olumlu teklif getiriyorsa, biz ona 'Sen niye getirdin, getiriyorsun' demeyiz. Fakat ana muhalefet partisi iktidar adayıdır. Hem ana muhalefet olacaksın hem ortaya hiçbir çözüm koymayacaksın, sadece gelen çözümün doğru olmadığını söyleyeceksin. Peki doğru nedir? CHP'nin ana muhalefet olarak bu konuda getirdiği çözümle ilgili bir fikri olan var mı? Kamuoyu böyle bir fikrin sahibi mi? Biz bu arayışın hala içerisindeyiz. 'Çözüm ortaya koyun, onu tartışalım, konuşalım' dedik. Neticede bir yasal düzenleme yapılacaksa bu düzenlemede hem bu sıkıntılar ortadan kaldırılır, hem de endişesi olanların endişelerini kaldıracak hukuki düzenlemeleri yapabiliriz. Ama göreceksiniz bu konuda ana muhalefet partisi çözüm getirmeyecektir. Sadece bu konunun istismar edildiğini söyleyecektir. Çözüm getirmemek de işin başka bir istismarıdır. Artık bu konuya bir nokta koymanın zamanı geldi. Bir konuyu 40 yıl konuşuyor da çözüm getiremiyorsak, o zaman oturup nerede yanlış yapıyoruz diye düşünmemiz gerekir. Samimi olarak bizim bu çağrımız devam ediyor. Ortada rahatsız edici bir durum varsa kimse bu gelişmelere sırtını dönemez. 'Eğer aklında fikir varsa, ortaya koysun'. Bunu iyi niyetle tartışabiliriz. Bundan daha açık ne teklif olur bilemiyorum.

ajanslar

Güncel Haberleri

İŞGALCİ İSRAİL, BATI ŞERİA’DA 34 YENİ YERLEŞİM PLANINI ONAYLADI
İRANLI KOMUTAN MUSAVİ'NİN SON MESAJI ORTAYA ÇIKTI
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı