Türkiye İle Ortak Çalışmalıyız
Olmert; Türkiye teröre karşı olan bir ülke, biz de öyleyiz. Bu nedenle her iki ülkenin, terörü yenilgiye uğratacak bir atmosfer oluşması için çalışması gerekiyor dedi.
Siyonist lider İsrail Başbakanı Ehud Olmert, Ankara ziyareti öncesinde NTV Ankara Temsilcisi Murat Akgün"ün sorularını yanıtladı.Röportajın tam metni;
Geçen yıl Türkiye-İsrail ilişkilerinde, Türk yetkililer Hamas liderleriyle görüştüğü için bir gerilim yaşanmıştı. Ankara ziyaretinizin hemen öncesinde bu gerilimin sona erdiğini söyleyebilir miyiz?
Bence bu gerilim çok uzun süre önce sona erdi. O zamandan bu yana geçen sürede çok sayıda görüşmemiz ve karşılıklı görüş alışverişimiz oldu. Sayın Dışişleri Bakanı Abdullah Gül İsrail"e geldi, benim de Sayın Başbakan Erdoğan"la sürekli olarak bir iletişimim sözkonusu. Zaman zaman en yakın dost ülkeler arasında bile küçük anlaşmazlıklar yaşanabilir. Ancak Türkiye ve İsrail arasındaki ilişkilerin temeli sağlamdır ve böyle olmaya devam edeceğinden de kesinlikle eminim.
Sayın Başbakan, bazı gözlemciler Türkiye"nin İsrail ile Filistinlilerle ve İsrail ile Suriye arasında kurulacak diyalogda bir rolü olabileceğini düşünüyor. Sizce Türkiye"nin rolü ne olabilir ve genel olarak Türkiye Ortadoğu barış süreci konusunda nasıl bir rol oynayabilir?
Türkiye kesinlikle dünyanın bu bölgesindeki en büyük güçlerden bir tanesi, bu bölgedeki en büyük ve en güçlü Müslüman ülke Türkiye. Türkiye"nin İsrail ile güçlü ilişkileri gereği, bizimle bazı Müslüman ülkeler arasında köprü kurulmasına yardımcı olabileceğine inanıyorum.
Bazı Müslüman ülkelerle şu aşamada ikili ilişkilerimiz bulunmuyor bu nedenle genel olarak Türkiye, özellikle de Sayın Başbakan Erdoğan"ın bu ilişkilere yardımcı olma olanağına sahip olduğundan eminim. Tabii ki bu da bazı koşullara bağlı. Bunu uluslararası atmosferdeki değişiklikler, ülkelerimizdeki bazı kurumlarda yaşanan değişimler de belirliyor.
Türkiye teröre karşı olan bir ülke, biz de öyleyiz. Bu nedenle her iki ülkenin, terörü yenilgiye uğratacak bir atmosfer oluşması için çalışması gerekiyor. Ülkelerimiz arasındaki ilişkinin en temel yönlerinden birini de zaten bu hedef oluşturuyor. Ben bu yönde birlikte hareket edebileceğimizi düşünüyorum. Türkiye"nin Arap dünyasındaki bazı örgütleri ve kurumları terörün hiçbir sorunu çözemeyeceğine ikna edebileceğine de inanıyorum.
Sayın Başbakan Türk-İsrail ilişkilerinin birçok yönü var, bunlardan biri de askeri işbirliği. Türkiye ve İsrail arasındaki askeri işbirliğini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dürüst olmam gerekirse, bu işbirliğinin çok önemli olduğunu düşünüyorum, hatta ilişkilerimizin en önemli yönü bu. Herşeyden önemlisi Müslümanlarla Yahudilerin işbirliği yapabildiğini ve karşılıklı güveni tesis edebileceğini kanıtlayabilmek. Bu genel düzenin sağlanması açısından uluslararası etkileri olabilecek bir mesajdır diye düşünüyorum. Benim açımdan bu ilişkinin en önemli yönü de bu aslında.
Tabii ki her iki ülkeyi de ilgilendiren bölgesel stratejik çıkarlarımız da var; bu bağlamda iki ülkenin savunma kurumları arasında da bir işbirliği sözkonusu. Çünkü hem biz hem de siz teröre karşı olan ülkeleriz. Türkiye, Türkiye"yi hedef alan bir teröre hoşgörü göstermez, bu nedenle İsrail"in İsrail"i hedef alan bir teröre hoşgörü göstermeyeceğini de çok iyi anlar.
Ama sadece bu da değil, iki ülke arasında bir de ticari işbirliği de son derece önemli. Geçen yıl iki ülke arasındaki ticaret hacmi iki milyar dolardan daha fazlaydı. Türkiye"den her yıl yaklaşık 1.3 milyar dolar hatta daha fazlası değerinde ithalat yapıyoruz. Bu böyle devam da edecek.
Bakın mesela Türkiye"de faaliyet gösteren 150"den fazla İsrail şirketi var. Her yıl Türkiye"ye 400 binden fazla İsrailli turist de geliyor. Bunlar çok önemli, milyarlarca dolardan bahsediyoruz burada. Ayrıca Türkiye"ye milyarlarca dolar yatırım yapan çok sayıda İsrail şirketi olduğunu da biliyorum.
Umarım Türk şirketleri de İsrail"e aynı şekilde yatırımda bulunurlar. Geçen yıl İsrail"e 23 milyar dolar değerinde yabancı yatırım yapıldı, dünyaca tanınmış çok ünlü yatırımcılardan, özellikle de teknoloji sektörüne yapılmış çok önemli yatırımlar sözkonusu.
Mesela ABD"nin tanınmış yatırımcılarından Warren Buffet bunlardan biriydi. Geçen yıl Intel şirketi de İsrail"e 5 milyar dolar değerinde yatırım yaptı. Belki İsrail"e daha fazla Türk yatırımı da sözkonusu olur. Biz Türk ekonomisine, Türk ekonomisinin gücüne inanıyoruz ve bunun bir parçası olmak istiyoruz.
Sayın Başbakan sizin de dile getirdiğiniz gibi Türkiye terör nedeniyle büyük acılar çeken bir ülke ve Türkiye"deki terör konusundan bahsedince akla hemen Irak"taki genel durum geliyor. Irak"ın toprak bütünlüğünü koruyabileceğini düşünüyor musunuz? Eğer Irak bu bütünlüğü koruyamazsa bağımsız bir Kürt devleti kurulması olasılığını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hiçbir çekinceye kapılmadan, hiç duraksamadan, çok açık konuşmak istiyorum. İsrail"in bu konudaki tavrı Irak"ın toprak bütünlüğünün ve birliğinin korunması yönündedir. Biz tek bir Irak görmek istiyoruz. Bizim tavrımız budur, açıkça dile getirilmiştir. Heryerde, Irak"ta, ABD"de ve Türkiye"de de en açık ifadelerle altı çizilmiştir. Sayın Başbakan Erdoğan"a da aynen bunu söyleyeceğim.
Irak"ın bir bölümünde bir terör örgütü, PKK var. Zaman zaman Kuzey Irak"a bir operasyon düzenlenmesi Türkiye"nin gündemine geliyor, Washington ve başka bazı ülkeler ise böylesi bir olasılığa tepki gösteriyor. Türk güvenlik güçleri Kuzey Irak"a bir operasyon düzenlerse İsrail"in tepkisi ne olur efendim?
Öncelikle şunu söyleyeyim, ben her zaman askeri operasyonlardansa barışçıl adımların atılmasını hayal ederim. Ama bizim için olduğu gibi Türkiye için de geçerli olan birşeyi tekrarlayıp duruyorum; eğer saldırıya uğruyorsa bir ülkenin kendini savunma hakkı vardır. İsrail saldırıya uğradığında bizim kendimizi savunma hakkımız geçerliydi. Eğer Türkiye de saldırıya uğrarsa kendini savunma hakkı olacaktır. Bu konuda şüpheye hiç yer yok.
İsrail ve Türkiye dünyanın en sorunlu bölgelerinden birinde yer alıyor. Tek sorun Irak da değil. Pekçok kişi için İran"ın nükleer programı da önemli bir endişe kaynağı. İran"ın bu alandaki faaliyetlerine ilişkin son durumu değerlendirebilir misiniz lütfen?
İran"ın nükleer bir güç haline gelmesine kesinlikle karşı olduğumuz herhalde çok açık. Özellikle de İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad sürekli olarak İsrail"i haritadan silmek istediğini söylerken. Bu tabii ki hoşgörü gösterebileceğimiz bir durum değil. Sadece sözlerden bahsetmiyorum, bu sözlere eşlik eden faaliyetlerden, nükleer silah elde etme girişimlerinden de bahsediyorum.
Türkiye"nin de benzer bir şekilde komşularının nükleer kapasiteye sahip olmasını istediğini sanmıyorum; özellikle de sözkonusu olan komşusu Ahmedinejad gibi çok aşırı şekilde köktenci ve sorumsuz biriyse.
Yani burada ortak bir noktamız var, aslında bu konuda tüm dünyanın ortak bir noktası olduğunu düşünüyorum. O da İran"ın nükleer bir güç haline gelmesine engel olmak ve çok daha sağlıklı bir atmosfer oluşturulması için çalışmak.
Ben şahsen bunun başarılabileceğini düşünüyorum, bence İran"ın nükleer kapasiteye sahip olması engellenebilir. Ayrıca son dönemde uluslararası toplumun almış olduğu bazı önlemlerin, mesela Birleşmiş Milletler yaptırımlarıyla, ABD"lilerce ve Avrupalılarca alınan diğer önlemlerin çok önemli sonuçları olabileceğini düşünüyorum. Bu yönde ilerlemeye devam etmemiz lazım.
Bazıları uluslararası toplumun İran"ın nükleer silah edinme girişimlerini önleme çabalarının başarılı olamayacağına inanıyor. Böyle bir durumda İsrail"in tepkisi ne olur. Çünkü İsrail"in İran"a bir hava saldırısı düzenleyebileceği iddia ediliyor. Böylesi bir saldırı mümkün mü, gündeminizde bu türden bir saldırı var mı?
İran"ın, nükleer silah geliştirmek için gerekli olan teknolojik gelişmişliğe kendisinin iddia ettiği kadar yakın olduğuna ben inanmıyorum. Ama maalesef o gelişmişlik noktasından bizim istediğimiz kadar uzak bir noktada da değil.
Ben bu konuda hala diplomatik, ekonomik ve siyasi adımlar atmak için yeterli zaman ve imkan olduğunu düşünüyorum. Bence İran"ı durdurmak için her türlü ekonomik, siyasi ve diplomatik yolu da denememiz lazım; bunun mümkün olduğuna inanıyorum. Hep birlikte koordinasyon içinde hareket edilirse İran"ın durdurulabileceğine inanıyorum ve bence şimdi üzerinde yoğunlaşmamız gereken de bu.
Yakın dönemde Hamas ve El Fetih arasında bir anlaşma sağlandı. Bu anlaşmanın İsrail için önemi nedir. Bu anlaşma genel olarak Filistin-İsrail sorunun çözümü yönünde atılmış bir adım mıdır? Bu konuda yorumlarınız nedir?
Bu anlaşmanın tüm boyutlarının herkes için çok açık olduğundan henüz emin değilim. İlk işaretler çok cesaret verici değil, Ortadoğu Dörtlüsü"nün ilkelerine bağlı kalındığına dair bir işaret göremediğim için çok memnun değilim.
Bu nedenle Filistin toplumunun lideri olarak Ebu Mazen"in yeni hükümetin ilkelerinin Ortadoğu Dörtlüsü"nün ilkeleriyle uyum içinde olmasını sağlaması gerekir. Eğer bu ilkelere bağlılık sağlanırsa bu ileriye dönük bir adım anlamına gelir. Ama bu sağlanamazsa geriye doğru bir adım atılmış olur. Bunun gerçekleşip gerçekleşemeyeceğine onlar karar verecekler; Sayın Abbas"tan bunu duymayı sabırsızlıkla bekliyorum, bakalım gelecek hafta kendisinden bunu duyup duyamayacağımızı göreceğiz.
İsrailli, Filistinli ve ABD"li yetkililerin yakında bir araya geleceği doğru mu?
Evet gelecek hafta Kudüs"te benim, Sayın Abbas"ın ve ABD Dışişleri Bakanı Rice"ın katılımıyla böyle bir toplantının gerçekleşmesi planlandı. Bu elbette Filistin hükümetinin bir terör hükümeti olmamasına, Hamas"ın baskısı altında kalmamasına bağlı olarak gerçekleşecek.
Daha önce de söylediğim gibi Hamas eğer Ortadoğu Dörtlüsü"nün ilkelerini benimserse bu ileriye dönük bir adım olur. Ama bugüne kadarki politikalarını sürdürürler, İsrail hükümetini tanımaz ve İsrail"in ortadan kaldırılması ilkesini benimsemeye devam ederlerse bu tabii ki olumlu bir adım olmaz.
Sizin Kudüs"ün eski belediye başkanı olduğunuzu biliyoruz. Zaman zaman Haremüşşerif"te kazı çalışmaları yapıldığını biliyoruz. Yine son dönemde orada yapılan çalışmalar Müslüman dünyasının tepkisiyle karşılandı. Zannediyorum, Başbakan Erdoğan"ın bu konuya gösterdiği tepkiden haberdarsınızdır. Tepki çektiğini bildiğiniz halde neden bu kazıları yapıyorsunuz, bu kazı çalışmasının asıl amacı nedir?
Sizi kameralarınızla birlikte bu çalışmaların yapıldığı yere gitmeye ve tüm Türk halkına Haremüşşerif"te herhangi bir kazı çalışması yapılmadığını göstermeye davet ediyorum. İçeride yapılan hiçbir şey yok, herşey Haremüşşerif dışında yapılıyor.
Bu çalışmaların ne olduğuna dair yanlış bir izlenim uyandırmak için bu durumun, buradaki aşırılık yanlıları tarafından en kötü şekilde istismar edilmesinden büyük üzüntü duyuyorum. Dışarıdan Haremüşşerif"e giden bir yol vardı, geçen yıl yağmur ve fırtınalar sonucunda bu yol çöktü, biz de bu yolu yeniden sağlam bir şekilde inşa etmek istedik, hepsi bu.
Bu yol Haremüşşerif"in dışında, kesinlikle Haremüşşerif"in içinde değil ve İslam açısından önem taşıyan hiçbir şeyin yakınından geçmiyor, onlara dokunmuyor, hiçbirşeyin.
İslam için önemli olan birşeye dokunulmasına izin verecek en son kişi benim. 10 yıl boyunca Kudüs belediye başkanlığı yaptığım dönemde de tavrım buydu, Sayın Erdoğan da bunu biliyor. Dediğim gibi çalışma Haremüşşerif"in dışında, aslında Batı Duvarı olarak bilinen bölgeye yakın bir noktada, bütün mesele bu.
Bazıları bunun Haremüşşerif"e giden bir tünel olduğunu iddia ediyor...
Gidin bakın... Sizi davet ediyorum, kameralarınızla oraya gidin, çalışmaları çekin ve Türk halkına gösterin. Sonra da canlı yayında bana söylediklerimin doğru olup olmadığını söyleyin.
Bölgemizdeki sorunlardan bir tanesi de Kıbrıs. Ada"nın Türk kesimi izolasyonlar altında yaşamaktan şikayet ediyor. İsrail hükümetinin, Ada"daki Türklerin izolasyonunu azaltmak yönünde herhangi bir adım atma planı var mı, mesela İsrail"den Ada"nın kuzeyine doğrudan uçuşlar yapılabilir mi?
Hiçbir yerde hükümetler havayollarına nereye uçacaklarına dair talimatlar vermiyor, bizim havayollarımızın nereye uçacağını söylemek de İsrail hükümetinin işi değil. İsrail Ada"nın kuzeyine yönelik herhangi bir izolasyon uygulamadı, böyle bir izolasyon uygulanması ile de özel olarak ilgilenmiyoruz.
Bu meselenin uluslarararası toplum tarafından da en uygun şekilde çözüleceğinden eminim. Bu meseleye hem Ada"nın kuzeyinin, hem güneyinin, Türkiye"nin, Yunanistan"ın ve uluslararası toplumun kabul edeceği bir çözüm bulunacağına inanıyorum.
Uluslararası meseleler sözkonusu olduğunda İsrail, AB"ye tam üye olan bir Türkiye konusunda ne düşünüyor?
Bakın öncelikle bunun Türkiye için iyi bir durum olması gerekir. Benim durduğum noktadan bakınca, ben bunun Avrupa için de iyi olacağını görebiliyorum. İsrail AB"nin üyesi değil ama birlikle aramızda bir ortaklık anlaşması var.
Bu işten çıkarı olan bir taraf olarak değil de dışarıdan bir gözlemci olarak ne düşündüğümü soruyorsanız, Avrupa için de Türkiye için de iyi olur. Bana ne zaman bu sorulsa hep şeyle söylerim, "Beyler benim aracı olmamı isterseniz ben hazırım, bir araya gelin ve konuşun, bu çok önemli" derim.
Ermeni soykırımı iddiaları, büyük olasılıkla yakın döemde ABD Kongresi"nin de gündemine gelecek. Öncelikle bu iddiaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Ermenistan, Türkiye"nin iki ülkenin tarihçilerinin bir komite kurması ve bu konuyu aydınlatması teklifine karşı çıkıyor. Siz Türk tarafının bu teklifiyle ilgili ne düşünüyorsunuz?
Bütün bu ayrıntılara dair benim kamuyoyu önünde bir açıklama yapmam bir hayli zor. Bu mesele Türkiye ile ABD arasında çözülmeli diye düşünüyorum, ki sözkonusu olan ABD olunca çözüleceğinden de eminim. Bunun çözülmesi gereken bir mesele olduğunu düşünüyorum ve çözüleceğine de inanıyorum.
Türk basınında yeralan bazı haberlerde, İsrail hükümetinin ABD"deki güçlü Yahudi lobisi ve bazı ABD"li siyasetçiler nezdinde girişimlerde bulunarak Ermeni tasarısının Kongre"den geçmesini engellemeye çalıştığı yazıldı. Bu konuda Türkiye"ye yardımcı olmak üzere Washington"da Yahudi lobisi içinde ya da önemli isimler aracılığıyla herhangi bir girişiminiz oldu mu?
Galiba bana Sayın Başbakan"la özel olarak konuşacak hiçbirşey bırakmayacaksınız.
Aslında sadece siz Ankara"ya gelmeden bazı bilinmeyenleri öğrenmeye çalışıyordum. Peki Türk hükümetinin bu konudaki gerçekleri tarhiçiler aracılığıyla bulma girişimlerini nasıl değerlendiriyorusnuz? Sizce bu tarihçilerin mi yoksa siyasetçilerin mi işi?
Bence en önemlisi bu meselenin çözülmesi ve ne kadar hızlı çözülürse o kadar iyi olur.
Ortadoğu"da İsrail ve Filistinliler arasında, İsrail ile İran arasında, Türkiye ile Kürtler arasında yaşanan sorunlar sözkonusu. Sizce bölgedeki sorunlara kısa vadede ya da daha gerçekçi olalım, orta vadede kalıcı çözümler bulunması konusunda iyimser misiniz?
ben iyimser bir insanım, insanlara, insanların birbiriyle konuşabilme yeteneğine inanır ve güvenirim. bundan beş ya da 10 yıl önce türkiyedeki islamcı bir partinin liderinin israilde merkez sağdaki bir partinin yahudi lideriyle yakın ililşkiler kurup kuramayacağını sorsaydınız insanlar büyük olasılıkla "bu imkansız, farklılıklar çok büyük, aradaki mesafe çok geniş" derlerdi. ama sayın erdoğan"a sorarsanız o da size söyleyecektir, çok dostane bir ilişkimiz var, biraraya geliyoruz, iyi bir anlayış ve kişisel güven geliştirdik. yani herşey mümkündür, ama sabırlı, kararlı olmamız, dikkatimizi bu konulara yöneltmemiz ve kendimizi uluslar arasındaki sevgi ve güvene adamamız gerekli. bunun başarılabileceğine inanıyorum, evet belki zaman alacak, çünkü herçeyin gerçekleşmesi zaman alır ama bunun imkansız olduğunu düşünmüyorum. ben yaşamımı ve tüm enerjimi israil halkı ve devleti için bunu sağlamaya adayacağım, sayın erdoğanın da kendini türk halkı için bunu başarmaya adadığını biliyorum. bence birlikte çalışabilir ve ülkelerimiz için bu amaca ulaşabiliriz.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan"ı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Onu son derece ciddi ve önemli bir lider olarak görüyorum. Sadece kendi ülkesinin ya da bu bölgenin standartlarıyla değil küresel standartlarla bu değerlendirmeyi yapıyorum. Çok önemli uluslardan birinin lideri, kendisi bir başbakan olarak da çok başarılı işler yaptı. Dışarıdan bu değerlendirmeyi yapma şansım olduğu için, Türkiye"yi ziyaret edeceğim ve Sayın Erdoğan"ın konuğu olacağım için, iki ülke ve halklarımız arasında çok daha güçlü ve gelişmiş ilişkilerin kurulmasına katkıda bulunacağım için çok mutluyum.
Son bir sorum olacak. Basında yer alan haberlere göre İsrail Havayolları El Al, Türkiye"ye yaptığı uçuşları durdurmayı planlıyor. Sizce bu Türk-İsrail ilişkilerine olumlu bir katkı mı? Bu uçuşların durdurulmasının asıl nedeni nedir?
El Al artık özel bir havayolu şirketi, bildiğiniz gibi El Al"ı özel bir şirkete sattık. Umarım Türkiye"ye uçuşlarını durdurmaz. Çünkü ben de Türkiye"ye uçmak istiyorum.
Türk Havayolları ile de gelmeye devam edebilirsiniz...
Evet bu da hoşuma gider. Bir keresinde gelmiştim zaten.
Sayın Başbakan, röportajımız sona ermeden Türk halkına vereceğiniz bir mesaj var mı?
Bana bu fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Türkiye, İsrail"in bir komşusu, gelişmiş bir ülke, çok güçlü bir ulus, büyük bir tarihi ve geçmişten gelen bir mirası var.
İsrail ve İsrail halkının da güçlü bir tarihi ve mirası var. Bu iki ulus çok daha istikrarlı ve barış dolu Ortadoğu"nun temelini oluşturabilir. Gelin bu hedefe ulaşmak için karşılıklı güven ve saygıyla birlikte çalışalım.
ntv
Güncel Haberleri
İŞGALCİ İSRAİL, BATI ŞERİA’DA 34 YENİ YERLEŞİM PLANINI ONAYLADI
İRANLI KOMUTAN MUSAVİ'NİN SON MESAJI ORTAYA ÇIKTI
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı