Tunus ve başörtüsü

Hakan Albayrak

Tunus NAHDA Partisi lideri Raşid el-Gannuşi, kudusyolu.com'da yayınlanan bir mülakatında, Kuzey Afrika rejimlerinin İslam'la münasebetlerinin düzelme yoluna girdiğini söylüyor.

İnşaallah öyledir.

Birkaç ay önce gittiğim Tunus'ta ben de öyle bir intiba edindim.

Tunus denince akla başörtüsünün sokaklarda bile yasak olduğu bir ülke gelir; ama benim Tunus sokaklarından ilk intibam: Ne kadar çok başörtülü hanım var!

Sordum, soruşturdum, devletin bu konudaki baskılarının azaldığını öğrendim.

Üniversitelerde -hatta orta okullarda ve liselerde de- artık başörtüsü takılabiliyormuş.

Başörtülü üniversite hocaları ve öğretmenler bile varmış artık.

Sadece sınavlarda sorun çıkıyormuş, ama o sorunun da yakında çözülmesi bekleniyormuş.

Bu değişimde Devlet Başkanı Zeynelabidin Bin Ali'nin kızının çok etkili olduğuna dair söylentiler var.

Birkaç sene evvel babası ve annesiyle beraber Hacca gitmiş...

Orada örtünmüş ve bir daha da açılmamış...

Bu, ailede büyük sorun olmuş"

Kızı sarayda bir odaya hapsedip 'Başörtüsünden vazgeçmezsen buradan çıkamazsın' demişler"

Fakat kız davadan dönmeyince onu olduğu gibi kabul etmek zorunda kalmışlar"

Bin Ali rejiminin başörtüsü konusunda yumuşaması gerçekten kızının durumundan mı kaynaklanıyor?

Onun da etkisi olabilir, ama esas sebep, Tunus Yüksek Mahkemesi'nin, kamusal alanda başörtüsü takılmasını yasaklayan 102 numaralı kanunu anayasaya aykırı bularak geçersiz ilan etmesi.

Ne yazık ki bu karar, 1987 yılında halkın yaklaşık yüzde 60'ının desteğini aldığı halde yasa dışı ilan edilen NAHDA Partisi ve genel olarak İslami hareket üzerindeki baskıları kaldırmıyor.

Tunuslu bir dostuma "Bu yönde bir işaret var mı?" diye sordum.

Dedi ki:

"O yok işte. İslamcılar, bırakın siyaset yapmayı, dergi bile çıkaramıyorlar. Bu durum kısa vadede değişeceğe de benzemiyor. Belki Zeynelabidin Bin Ali'den sonra."

Doğrusunu Allah bilir.