Salim Bayraktar 75 yaşında, kendi tabiriyle bir ayağı 'çukurda' bir insan... Yıllarını orduya vermiş, dile kolay tam 30 sene... Bu süre içerisinde birçok olayla karşılaşmış, darbeler görmüş ve suçsuz yere hücrelerde hapis yatmış. Ama o hep onuruyla, şerefiyle, seve seve çalışmış; vatanı, milleti ve bayrağı için. 1978 senesinde kıdemli astsubay başçavuş rütbesiyle ordudan emekli olan Bayraktar, TSK tarafından verilen 'Akıllı Kimlik'e başvurduğunda, başına gelen olay onu adeta yıkmış. Bayraktar'a 'Sakalını kes, yeni fotoğraf çektir, öyle gel' demişler. Bayraktar, yaşadığı olayı gözleri dolarak Vakit'e şöyle anlattı:
"HAKSIZ YERE SÜRGÜN YEDİM AMA KÜSMEDİM!"
"1953 senesinde süvari okulundan mezun oldum. İlk tayin yerim Ağrı'ydı. Orada eksi 35 derecede dört sene boyunca görevimi yaptım. O derece soğuklarda ve imkânsızlıklarda bile hiçbir zaman pişmanlık duymadım ve hep içtenlikle görevimi yerine getirmeye çalıştım. Daha sonra tekrar süvari okuluna döndüm. Burada 5-6 ay kadar görev yaptım. Üst rütbeli komutanım araba kullandım diye beni suçsuz yere cezalandırmak istedi. Sonra beni Ağrı Doğubeyazıt'a sürdüler. Dilekçeyle başvurup olaya itiraz ettim ama Doğubeyazıt'ta olduğum için ilgilenemedim ve olay öylece kapanmış oldu. Burada da 3 sene boyunca hizmet ettim."
"ASKERLİK GÖREVİMDE HEP 'YA SABIR' ÇEKTİM!"
"Daha sonra tayinim Ankara 43. Süvari Alayı'na çıktı. 1962 senesinde başçavuş olarak Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Süvari Grubu'nda hizmetime devam ettim. Darbe ve darbe girişimlerini gördüm. Ben darbe karşıtı bir insanım. 27 Mayıs darbesinde darbeci subaylar bizim kaldığımız koğuşu bastılar ve yönetime el koyduklarını söylediler. O zaman çok üzülmüştüm. O zaman askeri personel olup da darbe karşıtı olmak imkânsız gibi bir şeydi. Ya darbeci olacaktın, ya da ölecektin. Bana pusu kurup üzerime suç attılar ve Çankaya'ya götürüp hücreye tıktılar. Bir ay kadar hücrede aç susuz yattım. Şoka girdim. Hafızamı kaybettim. Ama yine yılmadım. Yaşadığım bu kötü olaylarda hep 'Ya sabır' çektim. Yargılandığım davada haklı bulununca tekrar görevime geri döndüm."
"YAŞADIĞIM OLAYLA SIRTIMDAN VURULMUŞA DÖNDÜM"
"Davadan haklı çıkmama rağmen o zaman komutan olan İsmail Hakkı Bayındır, kendi inisiyatifini kullanarak sicilimi bozdurdu ve beni Edirne Süloğlu'na sürdüler. Yaşadığım sıkıntılarda hep sabrettim. Rabbime güvendim. Bu haksızlıkların bir gün elbet son bulacağını biliyordum. 1971 senesinde Darıca 994 Akaryakıt Bölüğü'ne tayinim çıktı. 7 sene burada görev yaptıktan sonra 1978 senesinde emekliliğimi istedim ve askeri hayatım burada son buldu, emekli oldum. Hayatımın hiçbir sahfasında yaptıklarımdan pişman olmadım. Vatanıma, milletime ve orduma seve seve çalıştım. Ama son yaşadığım olayla adeta sırtımdan vurulmuş gibi oldum."
SAKALIMI KESTİM, İLLA 'SİNEK KAYDI' OLACAK DEDİLER
"Birkaç ay evvel TSK'nın verdiği 'Akıllı Kimlik' için Genelkurmay Başkanlığı Akıllı Kart Merkezi'ne başvuruda bulundum. Sakallı olduğumu gerekçe göstererek başvurumu kabul etmediler. 'Sakalını kes, öyle gel' dediler. Daha sonra gittim sakallarımı kestirdim. Yakından bakmadan anlaşılamayacak kadar az, deyim yerindeyse yarım milimlik bir sakalım vardı. Ama bunu da kabul etmediler ve illa 'sinek kaydı' olacak dediler. Yaşadığım bu olay gerçekten yıktı beni. Çok üzüldüm, çok içerledim. 30 yılını orduya vermiş ve bu uğurda canını vermeyi göze almış bir insanın yüzündeki ufacık sakalları ona çok görmesi, gerçekten ağırıma gitti."
'ORDU DİNE SAYGILIDIR' İYİ AMA BU ORDU HANGİ ORDU?
"30 sene askeriyeye hizmet ettim, sakalı bana çok gördüler. Ben emekli olduktan sonra Hacc'a gitmiş bir insanım. Dinimin gerekliliklerini yerine getirmek suç mu? Genelkurmay Başkanımız Org. İlker Başbuğ, geçenlerde yaptığı konuşmada, 'TSK dine saygılıdır. Ordu Peygamber Ocağıdır..' demişti. Saygı bu olayın neresinde? Kökü mikroskopla zor görülecek sakallarımı bana çok gören zihniyetle, Genelkurmay Başkanımızın açıklaması birbirini ne kadar tutuyor? Bu konuda ben TSK'yı samimi bulmuyorum. Bana yapılan sakal zulmü gerçekten çok zoruma gitti. 30 yıl orduma şerefle hizmet etmiş bir insanım. Bana yapılan bu haksızlık, yıllarca yaptığım emeğime saygısızlıktır. Benim derdim kimlik almak değil. Ulaşmaya çalıştığım şey, ordunun emekli de olsa personeline sahip çıkması gereğidir.
AKILLI KİMLİK NEDİR?
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), kimlik, elektronik cüzdan, sağlık kartı ve elektronik imza gibi birçok işlevi tek kartta topladı. Akıllı kartlarını Cenevre sözleşmelerine uyumlu ve merkezi olarak üreten TSK, kartları görevdeki ve emekli personel ile bunların hak sahibi aile fertlerine dağıtıyor. Taklit edilemeyen kartlar, mikro işlemcileri ve görsel özellikleri bakımından en üst düzeyde güvenlik sağlıyor. Kartların işlevi ve dağıtım sayısı bakımından proje, dünya orduları arasında en büyük projeler arasında yer aldı. Sistem, Türkiye'de yakın gelecekte yaygın kullanım alanı bulacak e-imza, kimlik ve sağlık kartı gibi uygulamalar için de bir ilk.
ÜSAME KARAKIŞ - VAKİT