Torpilli hasta sanıklar

Hasta oldukları gerekçesiyle gittikleri hastanelerde “ETÖ ağası” muamelesi gören Ergenekon’un üç kilit sanığı Prof. Dr. Mehmet Haberal, Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu ve Tuğgeneral Levent Ersöz’e kanun işlemiyor

Asrın davası Ergenekon soruşturmasında yıllarca sapasağlam yaşayan ama soruşturma çerçevesinde sorgulanıp tutuklandıktan sonra cezaevi yolunda bir anda hastalıkları nükseden Ergenekon'un üç kilit sanığı Prof. Dr. Mehmet Haberal, Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu ve Tuğgeneral Levent Ersöz, aylardır hastanede adeta sefa sürüyorlar. Cezaevinin yolunu unutan bu üç isim; 'tutuklu hasta' değil de 'normal hasta' muamelesi yapılarak torpil görüyor.
HİLMİOĞLU'NUN EŞİ YANINDAN AYRILMIYOR
İnönü Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, Ergenekon soruşturması kapsamında 13 Nisan 2009'da Ankara'da gözaltına alındı. Yapılan soruşturmanın ardından tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilen Fatih Hilmioğlu, cezaevine girdikten iki ay sonra rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesine sevk edildi. Buradan da Cerrahpaşa Tıp Fakültesine gönderildi. Hilmioğlu, o gün bugündür nedense hastaneden çıkamadı! Kapısında jandarma ve gardiyanın nöbet tuttuğu Hilmioğlu'nun odasında, kanunen yasak olmasına rağmen çoğu zaman eşi refakatçi olarak duruyor. Hilmioğlu'nun odası, eşinin haricinde sıklıkla ziyaretine gelenlerle dolup boşalıyor. Hilmioğlu'nun kapısında bir jandarma ile bir gardiyanın devamlı olarak hazır beklemesine rağmen, refakat ve ziyaretlerde ilgili kanun ve yönetmelikleri dikkate alan yok.
HABERAL KARDİYOLOJİ ENSTİTÜSÜ'NÜ OTELE ÇEVİRDİ
Başkent Üniversitesi eski Rektörü Mehmet Haberal da tıpkı meslektaşı Hilmioğlu gibi Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanmış ve Silivri Cezaevi'ne gönderildiği gün 'hasta' olduğu gerekçesiyle hastaneye sevk edilmişti. İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü'ne yatırılan Mehmet Haberal, cezaevi yüzü görmedi. 17 Nisan 2009 tarihinde hastaneye sevk edilen Mehmet Haberal, tam 9 aydır (270 gün) hastanede tutuluyor. Hastane odasında sık sık ziyaretçilerini kabul eden Haberal'in, geçtiğimiz günlerde de odasında bulunan biri bayan iki kişiyle saatlerce sohbet ettiğini Vakit görüntülemişti. Haberal'ın ailesi de Kardiyoloji Enstitüsü'nü sık sık ziyaret ediyor. Haberal'ın hastanedeki odasının dibinde ofis kurdurduğunu ve burada görevlendirdiği adamlarıyla dışarıdaki işlerini takip ettiğini ve odasının camlarında demir parmaklıklar olmadığını da Vakit gözler önünü sermişti.
KANUN NE DİYOR?
Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevlerindeki yönetim, mahkûmların dış koruma ve sağlık hizmetlerinin Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıklarının işbirliğiyle daha düzenli ve etkili bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla 2003 yılında hazırlanan protokolün 67 ve 68. maddeleri Haberal, Hilmioğlu ve Ersöz'ün nasıl bir kanunsuzluk sergilediğini belgeliyor.
MAHKÛM HASTALARIN REFAKATİ NASIL OLMALI?
Madde 67: Kapalı Ceza İnfaz Kurumları İle Tutukevlerinden, sağlık kuruluşlarına sevk edilen ve burada muayene edilecek veya yatırılacak olan tutuklu ve hükümlülerin yanlarına, cezaevi idaresince, yeteri kadar infaz ve koruma memuru refakatçi olarak görevlendirilecek, tutuklu ve hükümlülerin hastanelerdeki idarî işlemleri bunlar tarafından yürütülecektir. Tutuklu ve hükümlülerin il dışındaki sağlık kuruluşlarına sevklerinde ise, gittikleri yerdeki tedavi merkezinin bulunduğu en yakın cezaevi idaresince infaz ve koruma memuru görevlendirilecektir.
HASTANELERDE ZİYARET
Madde 68: Sağlık kuruluşlarında yatarak tedavi gören hükümlü ve tutuklu hastalar; cumhuriyet başsavcısının uygun göreceği ziyaretçilerle, tedaviyi yapan hekimin izni alınarak, hastane ziyaret gün ve saatlerinde, görevli infaz ve koruma memuru ve jandarma nezaretinde görüştürülecektir. Görüşmeden önce, bu protokolde belirtildiği şekilde ziyaretçilerin aramaları yapılacaktır.

vakit

Güncel Haberleri

Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı
Bütçeyi festivale değil vatandaşa ayırın
İran'ın denizaltıları Hürmüz Boğazı'nı nasıl kontrol ediyor?
İran Kuş Avlar Gibi Helikopter ve Uçak Düşürüyor!