Terör Devleti İsrail, hızla kendi sonunu hazırlıyor!

Hasan Karakaya

Herhalde dikkatinizi çekmiş olmalıdır... “Amerikan, İngiliz, Avrupa yönetimleri”ne ve hatta “Kral ve Şeyh rejimleri”ne rağmen, “dünya ülkelerinin halkları” ilk defa “Filistin’in yanında” yer aldılar ve “yönetimlerin hapis ve para cezası tehditleri” rağmen “İsrail’i protesto” ettiler!..

Dünyada ilk defa, bir milletvekili; “İsrail Bayrağı’nı gönderden indirdi” ve yine dünyada ilk defa bir politikacı; “Filistin’de yaşıyor olsaydım, ben de Hamas’ın yanında olurdum” dedi...

“Dünya halkları” desen, belki de ilk defa “terörist İsrail” pankartları ile gösteri yaptı.

Aslına bakarsanız;

“800’ü aşkın şehit” sayısına rağmen, bu gelişmeler “Filistin’in zaferi”dir!

İsrail, elindeki “tank, uçak, bomba ve füze üstünlüğü”ne rağmen, bu savaşta “mağlup” olmuştur!..

Hani; 

“Galiptir bu yolda mağlup” diye bir söz vardır ya; işte o galip Filistin’dir, mağup ise İsrail!..

ABD VE AVRUPA DA KAYBETTİ!

Geçenlerde bir yazar; “Cemaat, bu kadar nefreti nasıl üzerinde topladı, şaştım kaldım” diyordu ya, aynı söz “İsrail” için de geçerlidir!..

“İsrail, bu kadar nefreti nasıl üzerinde topladı, dünya halklarını kendine, bu kadar nasıl düşman etti?”

Bugün ortaya çıkan şudur:

“Amerika’nın, İngiltere’nin, Avrupa’nın desteği”ne rağmen, halkların vicdanında İsrail “yalnız” kalmış, yalnızlığın da ötesinde “bir kaşık suda boğulmak istenen bir düşman” haline gelmiştir!..

Bu durum;

“İsrail’in çöküşünün başlangıcı” olmakla birlikte, “ABD ve Batı’nın etkinliği”nin azalmaya başladığının da göstergesidir!..

Dün, ABD ve Batı “höt” dediğinde akan sular durur, her ülke “kendine çekidüzen vermeye” ve politikalarını “onlara uydurmaya” çalışırdı...

Aksi halde, “ülkelerin içi” karışır, bir “kaos” çıkar veya “darbe” yapılırdı!..

Ama bugün...

Meselâ Türkiye; “ABD ve Avrupa’nın tavırlarını en sert bir şekilde eleştiriyor” olmasına rağmen ABD ve Avrupa bir şey yapamıyor ama halk; yine de “Erdoğan Hükümeti”ne desteğini sürdürüyor!..

Peki, niye?..

Çünkü Amerika ve Avrupa;

Irak konusunda “kahpelik” yaptı,  Suriye konusunda “kahpelik” yaptı, İsrail konusunda “kahpelik” yaptı “Gezi kalkışması” ve “kirli 17-25 Aralık operasyonları” esnasında “kahpelik” yaptı, “kalleşlik” yaptı Türkiye’yi ortada bıraktı!..

Bu “orostopolluk”larının sebebi belliydi: “Erdoğan’sız bir Türkiye” istiyorlardı... “Gezi kalkışması”nda, “17 ve 25 Aralık”ta, “30 Mart”ta, “Erdoğan’ın götürüleceğini” hesap ediyorlardı!..

Ne var ki;

“Amerika’daki, İngiltere’deki ve Avrupa’daki hesaplar, Türkiye’ye uymadı!”

Hiçbir kalkışma, “Türkiye halkı”ndan yüz bulamadı ve ayazda kaldılar!..

En son ümitleri;

“İsrail’in Gazze’ye saldırması” idi... Böylece “Türk Hükümeti zor durumda kalacak”tı!..

Ama; gerek Türkiye halkı, gerek dünya halkları “oyun”u gördü ve “Gazze’ye olağanüstü destek” verdi...

“Soykırım” derecesindeki “son katliam”dan bu yana, sadece “İsrail’in karizması” çizilmedi, aynı zamanda ABD, İngiltere ve Avrupa da, “büyük itibar kaybı” yaşadılar!..

Sadece “itibar kaybı” da değil, aslına bakarsanız “büyük hezimet” yaşadılar!..

EN AĞIR KAYIP!

Düşünebiliyor musunuz;

“İsrail’in orantısız gücü”ne rağmen, Hamas; “İsrail’e ağır kayıplar” verdirdi, Tel Aviv’e sızarak “havaalanı”nı delik-deşik etti...

Ve yine;

İsrail’e sızıp, “İsrail askerlerini esir aldılar” iyi mi?..

Dünkü Akit’te okudunuz:

“90 İsrailli terörist öldürüldü!”

Haber özetle şöyleydi:

“Terör Devleti İsrail’in Gazze’ye topyekûn başlattığı soykırım ve yıkım saldırıları sürerken, İzzeddin el-Kassam Tugayları ve Kudüs Seriyyeleri başta olmak üzere diğer Filistinli mücahid gruplar, kara harekâtının başlamasıyla birlikte işgalciye darbe üstüne darbe indiriyorlar. Dün de 18 İsrailli teröristin öldürülmesiyle birlikte işgal devletinin toplam kayıp sayısının 90’a, yaralanan asker sayısının da 800’e ulaştığı bildirildi.”

“90 İsrail askerinin öldürülmesi, 800 kadarının yaralanması” demek, ne demektir, biliyor musunuz?..

Bu rakamlar;

İsrail için “hezimet” demektir...

Çünkü, İsrail;

En büyük saldırılarından biri olan “Dökme Kurşun Operasyonu”nda bile bu kadar kayıp, bu kadar yaralı vermemişti!..

Açık ve net;

İsrail “ilk defa” bu kadar kayıp veriyor ki, şu anda “ateşkes”e dünden razıdır!..

Affedersiniz, az kalsın unutuyordum, önceki gece; “Hamas’ın attığı füzelerle, İsrail’in bir F-15 savaş uçağı düşürülmüştür” ki; bu durum, İsrail için “hezimet”in de ötesinde, “kıyamet”tir!..

MEDYA DA SAF DEĞİŞTİRDİ

Ama, “İsrail’in F-15 savaş uçağının düşürülmesi”nin veya “90 askerinin öldürülmesi”nin çok çok ötesinde önemli olan; “dünya medyasının yüzde 80’ine sahip olan Yahudiler”in, “medya üstünlüğünü de kaybetmiş olmaları”dır!..

Düne kadar;

Yahudi medyası, tam bir “çocuk bezi” fonksiyonu icra ediyordu... 

Ne kadar “çiş” ve ne kadar “kaka” olursa olsun, Yahudi medyası bunu “dışa sızdırmıyor” ve hep “emiyor”du!..

Ama, Gazze’de giriştiği katliam; emilecek gibi, sızdırılmayacak gibi değildi... Samanyolu Haber gibi, “Paralel Yapı’nın gazete ve televizyonları” hâlâ “Hamas terör örgütü” ifadelerini kullanmaya devam etseler de, dünyadaki birçok televizyon ve gazete “Terörist İsrail” demeye başlamıştır ki; Yahudi medyasının “çocuk bezi” fonksiyonunu delik-deşik etmiştir!..

Bırakın “dünya medyası”nı, Türkiye’deki “malûm medya” bile, artık; “İsrail terör devleti!.. İsrail tankları BM’nin okulunu vurdu!.. Okulda katliam!.. İsrail okul vurdu!.. İsrail, mülteci kampını füze ile vurdu!” şeklindeki başlıkları, birinci sayfalardan kocaman vermeye başlamışlardır!..

Düne kadar “Yahudilerle ortaklığı”ndan dolayı “İsrail’in katliamlarını görmezden gelen” gazeteler bile; “mecburen ve mecburiyetten” olsa da, “toplum baskısı”na dayanamayıp, İsrail’e tavır almaya başladılar!..

Bu demektir ki;

Artık, “Mızrak, çuvala sığmıyor!”

İşte, bunun için diyorum ki;

Tıpkı “Gülen Cemaati” gibi, İsrail de; hemen her geçen gün, kendilerine duyulan “öfke ve nefret”i arttırmakta, hızla “yalnızlaşmakta”dırlar!..

Bu, “iyiye işaret”tir!..

Böyle giderse;

Yahudi Profesör Arnon Sofer’in, 2001 yılında dediği gibi; “İsrail, inşallah 2020’de yok olacak”tır!..

Dilerim; 2020’ye de kalmazlar!..

Bir an önce “yok” olurlar ki, bütün dünya huzur bulsun!..

***************************************************************************

Hayırdır inşallah... Hürriyet tavır mı değiştiriyor?

“Gezi kalkışması” neyse de; “kirli 17-25 Aralık operasyonları” ile “30 Mart öncesi kurulan kirli ittifak” sürecinde “Zaman gazetesiyle aynı Paralel’de” yayınlar yapan Hürriyet gazetesinin önceki günkü manşetini gördünüz mü?..

Hürriyet’in manşetinde “Nasıl Ceren oldum” başlıklı bir haber vardı... Ayrıntısı özetle şöyleydi: Polis; 2009-2010 arasında, Hürriyet muhabiri Toygun Atilla’nın 2 yıllık e-mail trafiğini, “organize suç örgütü üyesi” olduğu gerekçesiyle “Ceren” adıyla izlemiş... 2011’de de “telefon”larını dinlemiş!..

Toygun Atilla, “mağdur” sıfatıyla polise gittiğinde, bir de öğrenmiş ki; aslında “organize suç örgütü üyesi” değil, “terör örgütü üyesi”dir!..

Hürriyet, bu olayı “Nasıl Ceren oldum” başlığı ile vermiş ama, bu haberi biz nasıl okuyacağız?..

“Yuh artık!.. Bize de bu yapılır mı?” demek mi istediler, yoksa “Paralelciler bu kadar azıtmış” mı demek istediler?..

Bu haber, “Paralelcilere dirsek göstermek” ise; Ekrem Dumanlı kara kara düşünmeye başlamalıdır... 

Öyle ya; “Ertuğrul Özkök’ün dinlediği” ortaya çıktığında bile, Hürriyet, bu tavrı almamıştı!..

Yine de, “hayırdır inşallah” diyelim...

yeniakit