Siyonistler Beklesin; Erbakan Hoca'nın Daha Söyleyecek Çok Sözü Var

Nureddin Şirin

Saadet Partisi"nin son olağanüstü kongresinde Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmeddin Erbakan"ın genel başkanlığa seçilmesi, belki bir açıdan sürpriz olarak görülse de, yaşanan süreçte harekette yaşanan bir takım ciddi kırılma ve sarsıntıların giderilerek ilkesel zeminde yoluna devam etmesi, emperyalizme ve siyonizme karşı duruşunda Türkiyeli Müslümanların ve ümmetin karşısına güçlü ve etkili projelerle çıkması noktasında, bu yeni dönemin hayırlı bir gelişme olduğunu belirterek, Erbakan hocanın siyasette aktif olarak yer almasının ümmetimize kutlu olmasını niyaz ediyorum.

Allah uzun ömürler versin, Erbakan hocanın bu ülkede ve yeryüzü coğrafyasında hak, adalet ve özgürlük adına, haçlı emperyalizmi ve siyonizme karşı direniş ve mücadele adına, ümmetin güç ve enerjilerinin bir araya getirilerek dünya İslam birliğinin daha da güçlendirilmesi adına, hususen Özgür Kudüs adına söyleyeceği daha çok sözünün olduğunu ve Erbakan hocanın Saadet liderliği ile birlikte, başta beynelmilel Siyonizm olmak üzere, tüm şer odaklarının daha çok yaralar alacağını şimdiden söylemek bir kehanet olmasa gerek.

Bazıları Erbakan hocanın yaşına dikkat çekerek "84 yaşına geldi, hala siyaseti bırakmıyor" diyorlar.

Eğer yapılan siyaset dünyevi bir menfaat, makam ve ikbal için ise, bunu genç yaşta yapanlar da, yaşlı olarak yapanlar da hem kendilerini, hem de başkalarını aldatmaktan, dünya karşılığında ahiretlerini kaybetmekten öteye gidemezler. Ancak eğer siyaset, zulme, şirke, tuğyana karşı hakkın ve mazlumların savunulması, batılın ortadan kaldırılması içinse, bunu yapanların genci de yaşlısı da ümmetin saygın mücahidleridirler.

Acaba biz bunu Asr-ı Saadet"te görmüyor muyuz? Hz. Resulüllah"ın ashabının hayatında, onların, can bedende durdurkça verdikleri mücadelede, batıla karşı savaş için kıtalararası yola çıkışlarında görmüyor muyuz? Medine"den kalkıp Konstantiniyye"nin surlarının dibine gelerek Bizans güçleriyle savaşan Hz. Eba Eyyub el Ensari bizim için en güzel örnek değil midir?

Eğer ümmetin içinden bir lider çıkıp da, "bu can bu bedenden çıkmadıkça zulüm ve batıla karşı mücadele etmekten geri durmayacağım! Son nefesime kadar siyonizmin pençelerini sökmek, dişlerini kırmak ve şah damarlarını koparmak için mücadeleye devam edeceğim" diyorsa, bu onu takdir etmekten, ona gıpta duymaktan başka nasıl karşılık bulabilir?

İslam İnkılabı Rehberi ve İslam Cumhuriyeti nizamının kurucusu Rahmetli İmam Humeyni, "ben yaşadıkça küfür ve şirke karşı mücadelem devam edecektir" dediğinde yaşı 88 idi. O 89 yaşında gözlerini bu dünyaya yumduğunda İslam inkılabı rehberliğini tam bir dirayetle sürdürüyor; dünya istikbarı ve siyonizme karşı evrensel İslami mücadelenin meşalesini elinde tutuyordu...

Merhum Muhammed Hüseyin Fadlullah vefatından birkaç gün önce hastanede kendisine "nasılsın, kendini iyi hissediyor musun?" diye sorulduğunda, "Siyonist rejim yıkılmadıkça kendimi nasıl iyi hissedebilirim?" diye cevap vermesi, ve yine kendisine "senin en son arzun nedir?" sorusuna, "Siyonist rejimin ortadan kalktığını görmektir" şeklinde en büyük arzusunu dile getirmesi, bize hep Necmeddin Erbakan hocayı hatırlatmıştır.

Bütün ömrünü siyonizme karşı mücadeleye adayan, ülkemizde ve dünyada siyonizme karşı evrensel bir mücadele dalgası oluşturan, bundan dolayı da uluslar arası siyonizm ve ülkemizdeki uzantılarının sürekli haince ve alçakça saldırı ve komplolarına maruz kalan bir lider için Kudüs"ün özgürleştiğini görmekten daha büyük arzu ne olabilir?

Erbakan Hoca"nın Saadet Partisi Genel Başkanlığı bu anlamda ayrı bir önem taşıyor. Çünkü, Mina"da Cemarat"ta şeytan taşlayan hacılar, önce Arafat"a çıkıp Vakfe"ye dururlar; sonra Muzdelife"de taşların toplayıp Mina'da şeytanların büyüğüne de küçüğüne de taşlarını fırlatırlar. Bu şeytan taşlamanın hayatımızdaki ibadi-siyasi-cihadi karşılığı İslam"ın ve Müslümanların azılı düşmanlarına karşı, büyük küçük tüm şeytani güçlerine karşı, Amerika"nın başını çektiği uluslar arası haçlı zorbalarına ve Kudüs işgalcisi Siyonist rejime karşı, her alanda gereken tüm hazırlığı yapmak ve korkusuzca, yiğitçe mücadele sahnesine atılmaktır...

Ümmetimizin yiğit evladları Filistin, Lübnan, Irak, Afganistan, Somali ve diğer birçok cephede attıkları taşlarla bu şeytanların gözlerini çıkardılar; ama bu şeytanların kör ve yaralı kalması hedefin nihai gerçekleşmesi değildir elbette. Yeryüzünde fitne tamamen ortadan kalkıncaya, din yalnız Allah"ın oluncaya kadar sürecek bir mücadelemiz vardır.

İnşaallah Erbakan Hoca"nın siyasete aktif olarak dönmesi yeni bir Vakfe, yeni bir Muzdelife ve yeni bir Mina olacak, siyonizmin ömür yıldızını tamamen söndürecek evrensel mücadelemiz yeni büyük zaferlere doğru yol alacaktır.

O halde, Erbakan hocanın Genel başkanlığını her şeyden önce dünya emperyalizmi ve siyonizme müjdelemek gerekiyor.

Onlara şimdiden diyelim ki; "bekleyin daha çok görecek gününüz var.!

Yine bu müjdeyi Kudüs"e verelim, diyelim ki: "Bekle Kudüs"üm bekle, seni kucaklayacak eller abdestlerini alıyor!"

Yaşasın dünya İslam birliği!

Yaşasın emperyalizm ve siyonizme karşı ümmetimizin kahramanca mücadelesi!

Yaşasın Kudüs!

Mescid-i Aksa"nın hatibi hutbesini şimdi bir başka okusun.

Özgür Kudüs"te buluşmak üzere...

 

velfecr