SİBER ALEM’DE DEHŞET DENGESİ

Abdurrahman Dilipak

Siber alem deyince sadece başka ülkeleri ya da çok büyük yapılardan bahsetmiyorum, biz de o alemin bir parçasıyız. Cep telefonları, Wifi, bilgisayarlar bizi o aleme bağlıyor. Biz onları kullandığımızı zannederken onlar bizi yönetmeye başladılar aslında.

Son olarak Urfa’da, Maraş’ta yaşananları biliyorsunuz. Hatırlarsanız “Mavi Balina” isimli bir bilgisayar oyunundan etkilenen bir genç annesini öldürmüştü. Yine İstanbul’da üniversite öğrencisi bir genç, surların üzerinden kız arkadaşının kafasını kesip aşağı atmış, ardından kendi de atlamıştı…

Artık Şeytana tapanlar, çocuk kurban ediyorlar, sex partilerinde fuhuştan öte ritüellerle insan kanı içiyorlar. Henüz olayla ilgili elimizde kesin bir bilgi yok. Ama bu olaylarda hipnoz ya da beyin kontrol yöntemleri ile, bu gençler zombileştirilmiş, biyonik bir robota dönüştürülmüş olabilir. 5G ve Nesnelararası İletişim, NeuraLink uygulamasından sonra bu tür olaylarla daha çok karşılaşacağız.

1990’larda bir HZİ Vakfı vardı. Hani şu İlmiye Çığ’ın da kurucularından olduğu vakıf. Kemalistlerin itibar ettiği ve Sümerolog olarak tanıtılan bu kişiye CIA tarafından kurduruldu bu vakıf. Hedefleri “Beyin kontrol” teknolojisinin insanlar üzerinde denenmesi idi. Şe. Co. cinayeti (13 Eylül 1999, İstanbul)… 19 yaşındaki genç kız, 18-23 yaşlarındaki grup tarafından boğularak ve bıçaklanarak öldürüldü. Bu cinayet, Türkiye’nin “ilk satanist cinayeti” olarak kayda geçti. 3 Mart 2009’da İstanbul’da Mü. Ka. cinayeti işlendi… 17 yaşındaki Ce. Ga., kız arkadaşını öldürdü. KKTC’de 7-8 Ocak 2021’de bir cinayet olayı daha gerçekleşti. 14 yaşındaki bir genç, önce annesini ve babasını silahla öldürdü, ardından kendi canına kıydı. Polis olayı “Mavi Balina” adlı oyunla ilişkilendirdi.

Se. Çe. cinayetleri (4 Ekim 2024, İstanbul)… 19 yaşındaki genç, kız arkadaşı Ay. Ha.’i evinde başını keserek öldürdü, ardından İkbal Uzuner’i surlarda parçalayarak katletti ve surlardan atlayarak intihar etti. 4 Ekim 2024’te İstanbul Fatih’te 19 yaşındaki Se. Çe., önce Eyüpsultan’daki evinde kız arkadaşı Ay.Ha.’yı başını keserek öldürdü, ardından Fatih Edirnekapı Surları’nda okul arkadaşı İk. Uz.’u da vahşice katletti. Sonra surlardan atlayarak intihar etti.

Ocak 2025, İstanbul Eyüp Sultan’da 17 yaşındaki B.Y., babasıyla tartıştıktan sonra eve dönüp annesini, babasını, babaannesini ve 12 yaşındaki kardeşini silahla vurarak öldürdü. Şubat 2025, Bursa’da 17 yaşındaki bir genç, ailesinden 4 kişiyi, anne, baba, kardeşlerini katletti. Aralık 2025, İzmir: Aileden 3 kişi (anne, baba, ağabey) tabancayla öldürüldü. failin ailenin küçük oğlu idi. Nisan 2026, Kırıkkale’de 23 ve 19 yaşındaki iki kardeş, babalarını bıçak ve baltayla öldürdü. Bunlar paranormal şeyler. Kimi uyuşturucu, kimi Satanist ayinlerle ilgili. Kimi İpnoz altında, kimi bilgisayar üzerinden BioHacker’ler tarafından zombileştiriliyor. Kimi Lucid Dream ya da Astral yolculuklar, Transandantal Meditasyon yöntemleri ile e-cinnilere karışıyor (!?)

İnsanlar din, ahlak, gelenek, hukukla bağlarını koparınca canavarlaşıyor, bir terminatöre dönüşüyor. Öyle savaş oyunları var ki, bir genç her gün yüzlerce kişiyi öldürüyor. Onlar için ölmek ve öldürmek bir oyun artık.

Bu çocuklar siber savaşın kurbanları, aynı zamanda bu savaşın bir savaşçısı! Olayı bir de bu gözle görelim. Yarın o akıllı telefonlar, akıllı evler, akıllı otomobiller hepsi bir cinayet aletine dönüşebilir. 5G bu cinayetlerin yaygınlaşması ve hızı açısından çok önemli idi, birileri bunu başardı. Şimdi sıra NeuraLink ve Nesnelerarası iletişimde. Cehenneme doğru ışık hızı ile yol alıyoruz. Birileri ise yeryüzün de bir cennet vadediyor bize. Yediklerimiz içtiklerimiz karaciğer salgılarını altüst ediyor. Hem enerji içecekleri, glikozlu yiyecek-içecekler, gençlere enerji yüklüyor. Onlar da bu enerjilerini boşaltmak için macera arıyor. Adrenalin yüklü oyunlar oynuyor. Spor karşılaşmaları da aynı şekilde adrenalin yüklüyor. Oyunlar, performans sporları, macera filmleri, macera yüklü Realty Showlar, 5G, Chemtrails, WiFi bu cinayetin arkasındaki dolaylı etki mekanizması. Öte yandan din, ahlak, gelenek, tarih, erdem gibi şeyler gündemlerinden düşünce canavar meyveler, sebzeler, tahıllarla birlikte canavar böcekler ve insanlar geliyor. Zorunlu eğitim, kalabalık sınırlar, ezbere ve tekrara dayalı derslerin dışında ailede çatışma varsa, ya da çalışanlar haksızlık, hukuksuzluktan hep şikayet ediyorlarsa, bu çocuklar “bitsin bu dünya” diyecektir. Çünkü onlar için yaşam artık anlamını, gayesini yitirmiştir. Ne sağ kaldı ne de sol. Futbolcu bir nesil geliyor. Şeyhin oğlunu Milli Piyangonun başına geçirirseniz, toplum nezdinde itibarı dibe vurmuş birilerinin adını İlahiyat Fakültesinin tepesine çakarsanız, o çocuklar kimi örnek alacak! Başka ne bekliyordunuz ki! Tek başına polisiye tedbirler yetmez. Böyle giderse, sıklık ve şiddetin dozu daha da artabilir.

Bu ölümlü bir vaka. Ya fuhuş, uyuşturucu, kumar bataklığında debelenen yaşayan ölülere ne demeli. “Nefes alıp vermekle canlı mı sayılır sanki şerir. / Demirci körüğü de hava alır ve verir”. Herkes bu cinayetlerden payına düşen bir ders almak zorunda.

Neyse işin dünyadaki gelişmelerle ilgili kısmına bakalım bir de.

İsrail Gazze’nin işini bir haftada bitirecekti, bitiremedi işte. O süper tankları Merkava ya da çelik kubbeleri başlarına yıkıldı. ABD de İran’ın işini bir haftada bitirip İran’ı teslim alacağını düşünüyordu, aylar geçti İran hala ayakta. Nükleer silahları var, niye kullanamıyorlar. Siber savaşla TEK TIK ile ülkeleri karanlığa gömmekten, altyapılarını, sanayilerini yakıp yıkmaktan söz ediyorlardı, o da olmadı. Daha önce Palantir’den söz etmiştim. Aslında bir çok siber savaş teknolojisini kullanıyorlar, ama topyekun bir siber saldırıya geçemiyorlar. Böyle bir savaşta azdan az, çoktan çok gideceğini gördüler.

Aslında hiçbir şey olmuyor değil. Ekonomik savaş, psikolojik savaş, Politik-Teopolitik savaş, uzay savaşı, biyolojik savaş, kimyasal savaş ve konvansiyonel savaşın içinde gizli bir siber savaş var. Aslında iklim savaşları, Chemtrails üzerinden kimyasal bir savaş, sağlık sistemleri, ilaç ve gıda sektörü hep bu savaş için çalışıyor. 5G, akıllı telefonlar, akıllı evler, akıllı otomobiller, akıllı şehirler, akıllı trafolar saldırıya açık ve hazır bir şekilde bekletiliyor. Bunları kısmen uygulamıyor değiller, ama topyekun bir saldırı karşısında aynı şekilde cevap almaktan korkuyorlar.

Siber savaşın enstrümanları yüksek yatırım maliyeti gerektiren şeyler değil. Teknolojisi de öyle. Bir ülkeye topyekun bir siber saldırı ile saldırsanız da, bir avuç insan, mevcut teknolojileri kullanarak aynı şekilde sizin ülkenize saldırabilir. Bir çok ülkede bunu gerçekleştirebilecek Hackerler, etik Hackerler var.

Mesela CoVID günlerindeki o mRNA bir biyolojik savaş ajanı idi. Şu Wifi’ler ve cep telefonu, sosyal ağlar istihbarat örgütleri için bir savaş ajanı. Bu ağlar üzerinden, savaş oyunları oynarken küçük çocukları bile, ipnoz ve bio-rezonans yöntemleri ile ele geçirip anne-babalarına karşı cinayet işleme yönlendirebiliyorlar. Mavi Balina skandalını unutmayalım. Topraklarımızdan önce aklımızı ve kalbimizi ele geçiriyorlar. Bu altyapı kurulduktan sonra toprak işgali kolay. Fuhuş, Uyuşturucu, Kumar, Epstein örneğinde olduğu gibi örtülü bir savaşın ajanları eli ile yönetilen bir fitne.

Siber savaş yöntemleri ile bir çok ülkenin trafoları patlatılabilir. Ama bu bir başlayınca bütün ülkeyi teslim alamayacaksınız, karşı atak sizi zora sokabilir. Dünya böyle bir saldırının farkına vararak, altyapılarını kapatıp, karşı saldırıya geçebilir. Başlatırsanız durduramayacağınız bir savaş olur bu. Akıllı otomobiller patlamaya başlarsa, ya da bu otomobiller sahiplerini kaçırıp uçuruma yuvarlamaya başlarsa, dünyada şok etkisi yapacaktır.

Alçak irtifa uygulamaları üzerinden hem istihbarat, hem RF ve Laser saldırıları, hem de iktisadi sonuçları olan bir savaş şu anda dar bölgelerde sürdürülüyor. Akıllı evlerinizin kombileri uzaktan TEK TIK ile patlatılabilir ama bu yaygınlaşmaya başlarsa sistemden kaçış başlayabilir.

Siber teröristler üzerinden DarkWeb’de her şey yapılıyor. Yarın ideolojik, politik gruplar gizlice buluşup bir araya gelip, hedef seçtikleri kişilere ve ülkelere karşı saldırıya geçecek olurlarsa ne olacak. Aynı siber toplulukları, kendi yapacakları uydu savaşlarla, bu Starlink’leri avlayabilirler.

Elon Musk, geçen hafta yeni bir kampanya başlattı ve NeuraLink’lerin sivil gaye ile, sağlık sektöründe nasıl kullanacağını açıklayan videolar yayınladı. Yine aynı şekilde ağuyu altın tas içre bala karıştırıp sunuyorlar. Nesnelararası İletişim’le insan, hayvan ve makine ile eşitlenmeyi kabul ediyor musunuz?

Selam ve dua ile.