Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Zeki Sezer, Türkiye'nin birçok sorunu olmasına rağmen incir kabuğunu doldurmayacak meselelerle vakit kaybedildiğini söyledi.
Kayseri Gazeteciler Cemiyeti lokalinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan ve basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Zeki Sezer, Türkiye'nin içine düşürüldüğü durumdan çok memnun olmadıklarını dile getirdi. Türkiye'nin çok fazla sorunu olduğunu ve çok zor bir süreçten geçildiğine dikkat çeken DSP Genel Başkanı Sezer, çok fazla sorunun yanı sıra tüm bu sorunları aşabilecek kaynak ve enerji olduğunu bildirdi. Ancak bunlara rağmen incir kabuğunu doldurmayacak tartışmalarla bu sorunları aşacak ortamın oluşturulmasının geciktirildiğini dile getiren Sezer, "Çok fazla sorunumuz var ama aynı zamanda tüm bu sorunlarımızı aşabilecek Türkiye'nin potansiyeli ve kaynakları var. Kaynaklarımızı potansiyelimizi enerjimizi sığ, gereksiz tartışmalara, yersiz siyasal kamplaşmalara ve kavgalara harcıyoruz. Enerjimizi boşa tüketiyoruz. 10 milyonu aşan reel işsizsimiz var. Çiftçi ürününü 6 yıl önceki fiyata satamaz hale geldi. Gençlerimizin çok büyük bir bölümü mesleksiz olarak hayata salınıyor meslek edinemiyorlar. Sosyal politikalarda büyük sıkıntılar var. Sosyal güvenlik konusu temelinden sarsıldı. Bölücülük almış başını gidiyor. Türkiye'nin belli bölgelerini belli ülkelerin sınırları içerisinde olduğu haritalar çiziliyor. Ama gazete ve televizyonlar da maalesef bunlara değil sığ tartışmalara yer veriyor." şeklinde konuştu.
Türkiye'de sadece inanç veya karşıtlığı üzerinden siyaset yapıldığını öne süren Sezer, tüm sorunların bir tarafa bırakıldığını ve bir aydır türban sorununu tartışıldığını dile getirdi.
"BAŞÖRTÜLÜLER LAİKLİK KARŞITI DEĞİL, BAŞI AÇIKLARDA DİN DÜŞMANI DEĞİL"
İstanbul'da Rauf Denktaş'ın da katıldığı Kıbrıs konulu toplantı düzenledikleni hatırlatan Sezer, "Hınca hınç dolu salonun yarısını kadınlar doldurmuştu. Onların da yarısı başörtülü, yarısı başı açıktı. Diyebilir miyiz ki başörtülüler laiklik karşıtı yine diyebilir miyiz ki başı açıklar din düşmanıdır. Böyle bir şey yok." dedi. Bu var olan sorunun kirli siyasetçilerin bu değerler üzerinden siyaset yapmaları sonrasında ortaya çıktığını öne süren Sezer, "Geçmişte bizim üniversite okuduğumuz dönemlerde başörtülü arkadaşlarımız vardı. Hiçbir sorunumuz yoktu aramızda sorunu bu konular üzerinden siyaset yapan, siyaseti de yozlaştıran siyasetçiler oluşturuyor. Siyaset sorun çözme yeri olması gerekirken sorun üreten yer oldu bu son derece üzücüdür." açıklamasında bulundu.
AKP'nin MHP ile anlaşarak meclise getirdiği yasa değişikliği sonrası Deniz Baykal, Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli ile görüştüklerini anlatan Sezer, kendilerine iyi niyetle yapılmaya çalışılan değişikliğin haklı kamplaşmalara götürdüğünü anlattıklarını söyledi. İyi niyetle atılan adımların toplumu parçalara böldüğünü söyleyen Sezer, "Akademisyenlerle akademisyenler, YÖK'le üniversiteler arası kurul, yargı organlarıyla siyaset, devletle toplumun bir kesimi şimdiden karşı karşıya geldi. Ancak diğer sorunların çözülmesiyle 21. yüzyılda Türkiye'nin gerekli yerini alabilmesi için toplumun parçalanması değil birlikte bir arada bulundurulması gerekir. Bu değişiklik iyi niyetli de yapılıyorsa kaygısı olan kesimlerin kaygısı giderilemediği için bir karşı karşıya gelme süreci yaşanıyor. Öyleyse bu süreci durduralım arkasından uzlaşmayı oluşturacak süreci başlatalım. Uzlaşma toplumda var. Toplumda başörtülü ile başörtüsüz arasında sorun yok. Siyaset el atınca sorun haline geliyor. Siyasetçiler olarak insanlarımızın değerinden elimizi çekelim. Atatürk'te bizim dinimiz de bizim. Üstelik tüm bu adımları atanlar demokrasi sözcüğünü de dilinden hiç düşürmüyor. Her konuda demokrasi ve özgürlükten bahsediyorlar." ifadelerine yer verdi.
"LAİKLİĞİ GÖZÜMÜZ GİBİ KORURKEN İNANÇLARA SAYGIDA DA EN KÜÇÜK BİR KUSUR GÖSTERMEMİZ GEREKİR"
Demokrasinin olmazsa olmazları olduğuna değinen Sezer, bunlardan birisinin laiklik olduğunu ifade etti. "Laikliği gözümüz gibi korumamız gerekir" diyen Sezer, ancak laikliği gözümüz gibi korurken inançlara saygıda da en küçük bir kusur gösterilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Siyasetin elini bu değerlerden, dinden Atatürk'ten, laiklikten çekmesi halinde toplumda var olan barış ve huzurun sonsuza kadar devam edeceğini dile getirdi.
Sezer, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e memleketi Kayseri'den seslendiğine vurgu yaparak, "Toplumda huzuru barışı sağlamak ve barış ortamının oluşturulmasına zemin hazırlamak için uzlaşı ve diyalogu geliştirmek için önünüzde bekleyen anaysa değişikliklerini tekrar meclise gönderin. Bu olmazsa anayasa mahkemesi süreci başlayacak. Ama anayasa mahkemesinden hangi sonuç çıkarsa çıksın yine kamplaşmalar olacak. Başörtülü öğrencilerin üniversitelerde yaşadığı sorun hepimizi derinden etkiliyor ancak sorunların çözümü için birliğe ihtiyaç var. Enerjimizi ülke kalkınmasına yönlendirmemiz gerekiyor. Üniversite okuyamayan genç kızların sadece yüzde 1'i türbandan kaynaklanan sorundan dolayı okuyamıyor. Ancak diğer yüzde 99'un sorunlarını da giderelim. Önceliği ekonomiye verelim" diye konuştu.
ajanslar
Sezer'den Gül'e 'Geri Gönder' Çağrısı
Türkiye'nin birçok sorunu olmasına rağmen incir kabuğunu doldurmayacak meselelerle vakit kaybedildiğini söyleyen Zeki Sezer, Cumhurbaşkanı Gül'e çağrıda bulunarak yasayı geri gönder dedi.
Güncel Haberleri
İŞGALCİ İSRAİL, BATI ŞERİA’DA 34 YENİ YERLEŞİM PLANINI ONAYLADI
İRANLI KOMUTAN MUSAVİ'NİN SON MESAJI ORTAYA ÇIKTI
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı