Sezer ders almamış!

“22 Temmuz’da milletten ağzımızın payını aldık” diyen DSP lideri, hâlâ CHP’nin buyruğunda...


“22 Temmuz’da milletten ağzımızın payını aldık” diyen DSP lideri, hâlâ CHP’nin buyruğunda... Başörtüsüyle ilgili Anayasa Değişikliği, Cumhurbaşkanı Gül’ün onaylamasının ardından dün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yasakçıların Anayasa Mahkemesi’ne iptal başvurusunda bulunabilmesi için 110 imzaya ihtiyacı var. 98 milletvekili bulunan CHP, Meclis’te 13 sandalyesi bulunan DSP’den destek alamazsa 110’u bulamayacak.
Daha birkaç gün önce “Varsa yoksa Atatürk, laiklik, birlik. Olmuyor, olmadı. İşte 22 Temmuz'da yaptık, ağzımızın payını aldık milletten” itirafında bulunan DSP lideri Zeki Sezer, başörtüsüne özgürlük düzenlemesinin “laikliğe aykırı olduğu” gerekçesiyle yapacağı başvuruda CHP’ye destek olmaya hazırlanıyor. Sezer, CHP’ye destek olarak daha birkaç gün önce yakındığı duruma yine düşmüş olacak.
Üniversitelerde başörtüsüne serbestlik getiren Anayasa Değişikliği, Cumhurbaşkanı Gül’ün onaylamasının ardından dün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Anayasa Mahkemesi’ne iptal başvurusunda bulunulabilmesi için 110 imza gerekiyor. 98 milletvekili bulunan CHP, Meclis’te 13 sandalyesi bulunan DSP’den destek alamazsa 110’u bulamayacak. Ancak, daha birkaç gün önce “Varsa yoksa Atatürk, laiklik, birlik. Olmuyor, olmadı. İşte 22 Temmuz'da yaptık, ağzımızın payını aldık milletten” itirafında bulunan DSP lideri Zeki Sezer’in, başörtüsüne özgürlük düzenlemesinin “laikliğe aykırı olduğu” gerekçesiyle yapacağı başvuruda CHP’ye destek olacaklarını açıklaması dikkat çekiyor.
CHP, Meclis’te 411 oyla kabul edilen ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanan Anayasa değişikliğinin “laikliğe aykırı” olduğu gerekçesiyle iptali için Anayasa Mahkemesi'ne yapacağı başvuru metnine son şeklini verdi bile. Başvuru dilekçesinde, söz konusu kanunu, Anayasa Mahkemesi'nin, "şekil ve usul" yönünden denetleyeceği ileri sürülürken, değişikliğin Anayasa'nın temel esaslarına aykırı olarak gerçekleştirildiği ve laiklik ilkesine aykırı olduğu savunuluyor.
DİLEKÇEDE ŞÖYLE DENİLİYOR
DSP’nin de destek verdiği CHP dilekçesinde, üniversitelerde türbana serbestlik öngören yasanın Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesine gerekçe olarak şu görüşler savunuluyor: "Değişiklik teklifi ile Anayasa'nın değiştirilemez hükümleri arasında olan Cumhuriyet'in nitelikleri içinde sayılan laiklik ilkesi değiştirilmek istenmektedir. 5735 sayılı yasayı Anayasa Mahkemesi şekil ve usul yönünden denetleyecektir. Anayasa'da; mahkemenin değişiklikleri şekil bakımından denetlemesinin milletvekillerinin öneri verme çoğunluğu ile son oylama çoğunluğuna uyulup uyulmadığı koşuluyla sınırlandırıldığı yönünde görüşler olsa da, bu sınırlama Anayasa'nın değiştirilmesi mümkün olan hükümler bakımından geçerlidir. Eğer değiştirilmesi teklif yasağına giren bir teklif yapılmışsa, Anayasa Mahkemesi'nin öncelikle bunu tespit etme yetkisi ve görevi vardır. Aksi halde değiştirilmesi teklif edilemez yasağının bir anlamı kalmayacaktır. Anayasa Mahkemesi, 1975 ve 1976 tarihlerinde bunu açıkça belirtmiş ve değiştirilmesi teklif edilmeme yasağı yönünden denetim yetkisine sahip olduğunu vurgulamıştır. Bu değişikliğin Anayasa Mahkemesi'nin içtihadını aşmak için yapıldığı açıkça görülmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin içtihadını aşmak için yapılan bir değişiklik, kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırıdır. Çünkü bu ayrım üstünlük sıralaması anlamına gelmez. Üstünlük Anayasa'da iken, parlamentonun üstünlüğünü ilan etmesi yoluna girilirse, bu durum çoğunluk diktatörlüğüne gidileceği endişesi yaratmaktadır.”
SEZER’İN İTİRAFLARI
CHP’nin laiklik gerekçeli iptal başvurusuna destek olmaya hazırlanan DSP’nin lideri Sezer, çok değil daha geçtiğimiz hafta Sivas'ta, gazetecilerin soruları üzerine, “Varsa yoksa Atatürk, laiklik, birlik. Olmuyor, olmadı. İşte 22 Temmuz'da yaptık. İnsanların karnı aç. Biz diyoruz ki; senin karnın aç, ama boş ver, laikliği kurtar ve bize oy ver” ifadelerini kullanmıştı. Sezer, CHP’ye destek olarak daha birkaç gün önce yakındığı duruma yine düşmüş olacak.
--------
Sarıgül hakkındaki soruşturma izni
Danıştay, Şişli Belediye Başkanı Sarıgül ile 5 belediye yöneticisi hakkında, İçişleri Bakanlığı'nın verdiği soruşturma iznine yapılan itirazı reddedecek dosyayı, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.
Danıştay, İçişleri Bakanlığı'nın, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ile 5 belediye yöneticisi hakkında, verdiği soruşturma iznine yapılan itirazı reddederek, bu kişiler hakkında soruşturma başlatılması için dosyayı Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.
İçişleri Bakanlığı, Sarıgül hakkında, "Şişli Esentepe Mahallesi Zincirlidere Caddesi 9238 ada 5 parseldeki yapılara ilişkin Belediye Meclisi'nce alınan yıkım kararını uygulamamak"; aralarında Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Osman Aslan'ın da bulunduğu 5 belediye yöneticisi hakkında da "söz konusu yapılara ilişkin düzenlenen tutanaklara göre yıkım kararı almamak ve inşaatı mühürleyerek durdurmamak" suçlamasından yargılanmaları için haklarında soruşturma açılmasına izin vermişti.
Sarıgül ve haklarında soruşturma açılmasına izin verilen 5 kişi, İçişleri Bakanlığı'nın kararına itiraz etti.
Alınan bilgiye göre, Danıştay 1. Dairesi, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun uyarınca, dosyada yaptığı inceleme sonunda, bu kişilerin itirazını reddetti. Daire, bu kişiler hakkında soruşturma başlatılması için dosyayı Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.
Dairenin kararında, söz konusu yapıların ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan A ve B blok zemin katlarının olması gerekenden büyük kurulduğunun yapıya ilişkin ilk tutanakta tespit edildiği, bu tutanak sonunda inşaatın mühürlenerek, durdurulduğu ve Şişli Belediye Encümeni'nin yıkım kararı verdiği kaydedildi.
Encümen kararına rağmen inşaatın devam ettiği, ilk tutanaktan 9 ay sonra hazırlanan ikinci tutanağa göre yapının 7. katının bittiği ifade edilen kararda, ilk tespitten sonra yapılan kısımlar için yeniden yıkım kararı alınmadığı, ilk yıkım kararının uygulanmadığı, söz konusu yapıların ruhsat ve eklerine aykırı olduğunun inşaatın başında tespit edilmesine rağmen projeye göre 4 kat olması gereken yapının 7 katı tamamlanarak oturtulmaya başlanmasına imkân verildiği için İçişleri Bakanlığı'nın soruşturma izni vermesine yönelik kararın yerinde olduğu ve bu izne yapılan itirazların reddedildiği ifade edildi.

Güncel Haberleri

İŞGALCİ İSRAİL, BATI ŞERİA’DA 34 YENİ YERLEŞİM PLANINI ONAYLADI
İRANLI KOMUTAN MUSAVİ'NİN SON MESAJI ORTAYA ÇIKTI
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı