SABIR DİRENİŞTİR

Bir okuyucumuz, malum medyanın namaza saldırısı sonrasında tüm tevhidhaber takipçileri ile paylaştığı yazısı.

 

SABIR DİRENİŞTİR


Yine harim-i istemimizi tecavüz etme ye kalktılar. Yine saldırdılar salyalı ağızlarıyla Allah'ın dinine ve biz yine "La havle ..." dedik. Nasılsa güç de kuvvet de Allah'ın, biz ne yapabiliriz ki! Diye mazeretler ürettik. Daha birkaç gün önce bir okul odasında, gencecik inanmış yürekler rablerine secde ediyor diye, ortalığı velveleye verdiler Ebu Cehlin torunları. Allah aşkına söyleyin, Rasulullah Kabe'de namaz kılarken, onun boynuna çabut dolayıp onu boğmak isteyenlerle Abdullah b.Mes'ud Kur'an okudu diye öldüresiye dövenlerle, okulda namaz kılıyorlar diyerek kin kusanlar arasındaki fark nedir? Sitemimiz kime? Başka ne bekliyoruz ki onlardan? Biz asıl kendimize bakalım. Ne oldu bize diye bir kez daha soralım. Bu haberler karşısında duyduğumuz öfkenin kaynağını hiç sorguladık mı? Öfkeleniyoruz; çünkü bu hadiseler bizi altına şehadetle imza attığımız ilahi sözlemenin maddeleriyle karşı karşıya getiriyor. Mesuliyetimizle yüzleştiriyor. Karnına ağır kayalar bastırıldığı halde "Allahu ehad,Allahu ehad" diye inleyen Bilal aklımıza geliyor. Yasir'le Sümmeye'nin elleri yakamızda kâbusumuz oluyor. "Zilletle yaşamaktansa izzetlice ölmeyi tercih ederim." diye kükreyen Huseyn'in feryadı kulaklarımızda çınlıyor. Ve dönüp bir de kendimize bakıyor ve "Ne büyük insanlardı onlar" deyip sanki bir devirmiş de gelip geçmiş edasıyla, kendimizi kenara çekiyoruz. Ataletimizi, tembelliğimizi örtecek kelime hazır: "Sabır" Görünen o ki, sabırla zilleti karıştırıyoruz. Sabır, olaylar karşısında "La havle..."diyerek kenara çekilmek değildir Sabır direnmektir, Allah"tan başkası önünde eğilmeyen başların küfrün ve zulmün karşısında dik durmasıdır. Bizim rabbimiz "Yerin ve göklerin rabbi"dir. Laikçilerin ve muadillerinin yapmak istediği ise haşa rabbimizi göklere hapsetmektir. Tağuti düzenin amentüsünün ilk şartı nedir biliyor musunuz: Allah dünya işlerine karışmaktan münezzehtir. O halde yeryüzünün kurallarını onlar koyacak ve elbette sistemlerinin mabedlerine çevirmek istedikleri okullarda namaz kılmayı esefle kınayacaklar. Şu çocuklara bakın. Ben şahsım adına, her köşede fuhuş, uyuşturucu, kirli ve malum medyanın şeytani tuzaklarına rağmen Allah'ın huzurunda secdeye kapanan bu kardeşlerimin alınlarından öpüyorum. Sabrı iyi anlamak için "Asr" suresin deki formülü burada zikretmek istiyorum. Hüsran içinde olan insanlardan iman edenler, imanlarının gereği olarak amel edenler, çileye talip olmuşlardır. Ve bu yolda yürüyenlerin başına sıkıntılar gelecektir. İşte o vakit sabredenler(direnenler) ve birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler kurtulacaktır. Bu ve benzeri olaylar her daim var olacaktır. İslam var oldukça küfür de var olacaktır. Ve bütün bu hadiseler 28 Şubat sürecinde yaşadığımız safların belirginleşmesi olayının devamıdır. Nasıl ki bir zamanlar mücadeleden, hizmetten dem vuranlar o günden sonra bıyık, sakal keserek ve kimi hatunlar da daha modern(!) tarzda örtünerek imaj değiştirerek tedbir(!) yoluna süluk ettilerse, bugün de direnenler ve rota değiştirenler ayrışacaktır. Bu Allah'ın sünneti değil mi? Evlerinde rahatça oturanlar ile uğrunda mücadele edenleri ayıracağını" Rabbimiz va'det ediyor. Ve o Allah ki va'dinden asla dönmez.


Ekrem HADİD

Güncel Haberleri

İŞGALCİ İSRAİL, BATI ŞERİA’DA 34 YENİ YERLEŞİM PLANINI ONAYLADI
İRANLI KOMUTAN MUSAVİ'NİN SON MESAJI ORTAYA ÇIKTI
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı