Resmi İdeoloji iflas etmiş, PKK de bitmiştir!

Mehmet GÖKTAŞ

Bildiğiniz gibi, çok önemli günlerden geçmekteyiz, her gün yeni gelişmelere şahitlik etmekteyiz.

"Demokratik Açılım" startının verilmesinin ardından sınırı geçen otuz dört PKK lının serbest bırakılması, gösteri ve konvoylarla karşılanması, ardından daha başka gurupların geleceğinin bildirilmesi, yarınların da gündeminin bu konu olacağını gösteriyor.

Medyaya yansıdığı kadarıyla, her konuda aynı düşünmemesine rağmen toplumun çok önemli bir bölümü gelişmelerden memnun, iyimser ve umutlu.

Sadece Resmi ideolojinin dinazorlarının penceresinden baktığınızda durum çok kötü.

"Bu nasıl bir giriş, zafer kazanmışlar gibi? Bunlar nihayetinde vatan haini değiller mi? Böyle nasıl kahramanlar gibi karşılanırlar? Üstelik pişman olmadıklarını da ilan ediyorlar vs."

Ya nasıl gireceklerdi?

Sınırdan içeri adım atar atmaz saygı duruşuna geçecekler, ardından "Türküm, doğruyum" andını okuyacaklar, "Ne mutlu Türküm diyene" diye bitireceklerdi öyle mi?

Sonra yerlere yatacaklar, sürüne sürüne yaklaşıp yetkililerin ayaklarına kapanacaklardı ve pişmanlıklarını ilan edeceklerdi öyle mi?

"Efendim, şu ana kadar yaptıklarımızdan dolayı çok çok pişmanız, hepsinin yanlış olduğunu anladık. Meğer Kürt diye bir şey yokmuş, bunu kendimiz zoraki uydurmuşuz. Bizim Kürt zannettiğimiz şey, dağlarda yürürken ayaklarımızın karda çıkarttığı kart kurt seslerinden ibaretmiş, onun için biz kendi kendimizi Kürt zannediyormuşuz. Özellikle Kandil dağında dolaşırken, bizzat kulaklarımızla duyduk ve çözdük bu sesi, nihayet en sonunda ikna olduk. Şimdi anladık ki dünyada Türkten başka bir şey yokmuş, bizler de Türkmüşüz, Türk olmaktan daha onurlu bir şey yokmuş, ne mutlu Türküm diyene"

Dinazor beyler, iyi biliniz ki paradigma iflas etmiştir. Temelleri Türk ulusçuluğu, Türk ırkçılığı üzerine bina edilen ideoloji, resmi ideoloji iflas etmiştir. Bu coğrafya insanının tamamına zoraki giydirilmeye çalışılan söz konusu deli gömleği yırtılmıştır, kabul görmemiştir. Geride kan ve göz yaşından başka hiçbir şey bırakmadan doksan yıllık ömrünü tamamlayarak tarih sahnesinden çekilmek üzeredir.

Bu arada PKK de bitmiştir. Çünkü durum bunu gerektirmektedir. Bölgedeki gelişmeler, dünyadaki gelişmeler bunu gerektirmektedir.

Eğer Kuzey Irak taki Kürtler ister tam bağımsız olarak, ister yarı bağımsız bir şekilde olsun, kalkınma ve refah istiyorsa, petrol nimetinden pay almak ve halkı için değerlendirmek istiyorsa, bunu Türkiye ile birlikte yapmak durumundadır.

Eğer enerjiye şiddetle bağımlı koskoca Avrupa nın enerji yollarının tamamı Türkiye üzerinden geçecekse"

Obama nın gelişiyle birlikte ABD yönetimi de açık bir şekilde PKK yi defterden silmişse"

Bölge halkının ve Türkiye genelinin büyük bir bölümü de artık terörün bitmesini istiyorsa"

Ve bir de, etrafındaki komşularıyla sıfır problem siyasetini hedefleyen, böyle olunca kendi insanıyla bunun daha öncelikli olması gerekliğini bilen bir hükümetin iş başında olduğu göz önüne alındığında"

Bütün bu durumlar PKK nin bitmesini gerektirmektedir. PKK bitecektir ve bitmek üzeredir.

Peki, bu bir bitişse, sınırdan bu şekildeki geçişlerle başlamışsa bu bitiş, niye bunu zafer kazanmışlık edasıyla yapıyorlar diyecek olursanız"

Bırakın canım, birazcık sevinsinler. Hem, silahı bırakıyorlarsa, her şeyi de bırakıyor değiller ya. Silahı bırakıyorlarsa, siyasete geçiyorlar demektir.

Müslümanlara gelince"

Müslümanların hem bölge için, hem Türkiye geneli için söyleyecekleri sözleri vardır ve henüz söylememişlerdir.

Hele orta yerden şu toz bulutu bir kalkıversin, hele şu duygusal sahneler bir sona ersin...

doğruhabergazetesi