Rektör Provokasyonu 3 Ay Önceden Hissetmiş

Üniversiteler arası Kurul Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydın, üniversitede pazar günü çıkan olayların ardından rektörlerin endişelerinin arttığını belirterek...

Üniversiteler arası Kurul Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydın, üniversitede pazar günü çıkan olayların ardından rektörlerin endişelerinin arttığını belirterek, “Üç ay önce, ‘Türkiye iyi bir gündeme doğru gitmiyor’ dedik. ‘Üniversiteleri karıştırabilecek siyasi tavırlar var’ dedik. Arkasından bu tavırlar yaşandı ve bir grup medya bunu kullanarak üniversite rektörlerini zayıflatıcı mesajlara başladı. Tabii şu an hedef benim, inşallah sadece benim hedef olmamla kalır konu. Başka rektörlerimiz ve başka üniversitelerimizin hedef olmamasını diliyorum ve herkesi sükunete, itidale davet ediyorum” dedi.

Üniversitelerarası Kurul'un bu ayki olağan toplantısı Süleyman Demirel Üniversitesi Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezi’nde başladı. Toplantı öncesinde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan ÜAK Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mstafa Akaydın, itidal çağrısında bulundu. Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında rektörleri göreve çağıran açıklamalarının anımsatılması üzerine Prof. Dr. Mustafa Akaydın, “Biz hiçbir siyasi partimizin Akdeniz Üniversitesi’ndeki yaratılan olayların içinde bilfiil yer aldığına ve sorumlu olduğunu inanmıyoruz. Benim gözlemime göre provokasyon vardır, sıkıntılı bir durum vardır, istihbarat eksikliği vardır. Ancak hiçbir siyasi parti tarafından bu olayların yaratıldığına kesinlikle inanmıyorum” dedi.

‘3 AY ÖNCE HİSSETMİŞTİK’

Hiçbir çevreyi olaylarla ilgili suçlamamalarına rağmen, üniversite olarak suçlandıklarını kaydeden Prof. Dr. Akaydın, şöyle konuştu:

“Kaldı ki ilgili siyasi partinin Antalya İl Başkanı açıkça üniversiteyi suçlayan konuşma yaptığı halde, ben böyle bir konuşma yapmadım. Herkesi itidale devat ediyorum. Üniversiteler fikir özgürlüğünün olduğu yerdir ama üniversitede şiddete yer yoktur diyorum. Onun için Sayın Bahçeli’nin açıklamasını bilmiyorum, ama kesinlikle böyle bir mesajımız olamaz. Üniversiteler, ülkenin kritik alanlarıdır, genç ve heyecanlı nüfusu vardır. Bu tür olayların 3 ay öncesinden olabileceği hissedilmiştir. Bu mesaj verilmiştir. Burada siyaset adamlarına çok büyük görev düşüyor. Emniyet güçlerine, istihbarat örgütlerine çok büyük görev düşüyor. Antalya olayından herkes ders almalıdır. En çok sevindiğim taraf, olayların öğrencilerimin sağlığı bakımından çok hafif şekilde atlatılmış olması.”

‘ASLİ GÖREVİMİZİ YAPIYORUZ’

Prof. Dr. Akaydın, “Bu kesinlikle doğru değil. Üniversite rektörleri asli işlerini hiçbir zaman ihmal etmemişlerdir, başka işleri yoktur. Bütün üniversiteler adına bunu açıklıkla söylüyorum. Ama vazife ve selahiyetleri yönünden kısıtlanmış koruma, güvenlik elemanları ile hiçbir şekilde caydırıcı rol almazsınız. Silah ve provokasyona karışan kampuslarda, caydırıcı rol oynamanız mümkün değildir” dedi.

İSTİHBARAT EKSİKLİĞİ

İstihbarat eksikliğini söylerken neyi kastettiğinin sorulması üzerine Prof. Dr. Mustafa Akaydın, “Herşeyi kastediyorum. Başka bir yorum yok” dedi. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in rektörlerin üniversiteleriyle ilgilenmeleri konusundaki açıklamalarının anımsatılması üzerine Prof. Dr. Akaydın, “Açıklamamda Cemil Çiçek’in açıklamasına da vurgu yaptım başka yorum yok” dedi.

ÜAK Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, üniversitelerdeki güvenlik güçlerinin kışkırtıcı olayları kendi başına aşmasının mümkün olmadığını belirterek, “Üniversitemizin 86 güvenlik koruma elemanı var. Bunların görevi belli. Yapacakları, yasayla belirlenmiş. Bunlar silah taşımazlar, bunların panzerleri yoktur, sis bombaları yoktur, su fışkırtma cihazları yoktur. Çevik kuvvet kampusa girince bunların görevi biter, tamamen polisin emrine girmek zorundadırlar. Akdeniz Üniversitesi adına gönderme yapmak istemiyorum, benzer olaylar 5- 6 üiversitede daha yaşandı” diye konuştu.

Prof. Dr. Akaydın, kampusta polisin yetersiz kalıp kalmadığına ilişkin soruya da “Emniyet güçlerinin güvenlik güçlerinin tavrıyla ilgili yorum yapmıyorum. Çünkü emniyetimizin işi gerçekten güç. Antalya gibi kritik bir kentte, kampusun değişik alanlarında herşeye yetişmek kolay değil. Bu konuda herkesi anlayışa davet ediyorum” dedi.

“ISTIRABI DİNDİRMEYE ÇALIŞIRIZ”

Akdeniz Üniversitesi öğrencilerinin kampustaki Kredi Yurtlar Kurumu’na bağlı yurttan çıkış yaptıklarının anımsatılması üzerine ise Prof. Dr. Akaydın, “Ben de duyuyorum. Çok üzülüyorum. Ama olayların ilk başlangıcı olan yurt üniversitemizin bilfiil sorumluluğu altında değil. Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bağlı, bizden bağımsız çalışan sorumluları, bölge müdürleri var. Onun için yorum yapmayacağım ama çok üzülüyorum. Terk ediyorlarsa haklı gerekçeleri var. Bize müracat ederlerse sosyal önlemlerle ıstıraplarını dindirmeye çalışabiliriz” diye konuştu.

‘HEDEF BENİM’

Diğer rektörlerin üniverseteleriyle ilgili endişesinin olup olmadığına ilişkin soruya Prof. Dr. Akaydın, şu cevabı verdi:

“Var. Aynen size aktardığım endişeleri onlar da yaşıyor. Öncelikle de siyasetçileri davet ediyorum. Çünkü biz bunları 80 öncesinde yaşadık. Ben de üniversite öğrencisiydim, ben de üniversite asistanıydım. Üniversitelerin bilfiil rektörleriyle birlikte hiç suçu olmadığı halde fatura 12 Eylül ile birlikte üniversitelere çıkarıldı. Üniversiteler bunun faturasını en ciddi ödemiş kurumlardır. Bu endişelerimi bütün rektör arkadaşlarım istisnasız paylaşıyor.”

‘GÖREVİMİZİN BİLİNCİNDEYİZ’

Prof. Dr. Akayın, üniversitelerin son 3 aydır hareketli günler yaşadığını belirterek, bunun arkasında siyasi tavır olduğunu söyledi. Üniversitede yaşanan olayların benzerinin 1980 öncesinde yaşandığını belirten Prof. Dr. Akaydın, siyasilerden, yanlış siyasi tavırlardan vazgeçmesi ve Türkiye’nin gergin havasını yumuşatmasını istedi. Prof. Dr. Akaydın, “12 Eylül öncesine dönmemek için siyasilere, emniyet güçlerine, yurt müdürlerine önemli görevler düşüyor. Bunun manası rektörler olarak görevden kaçmak değildir. Görevimizin bilincindeyiz. Tüm rektörler görevini iyi şekilde yerine getiriyor, bundan kimsenin kuşkusu olmasın” dedi.

ajanslar

Güncel Haberleri

Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı
Bütçeyi festivale değil vatandaşa ayırın
İran'ın denizaltıları Hürmüz Boğazı'nı nasıl kontrol ediyor?