"Ergenekon" davasının tutuklu sanıklarından İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, savunmasının ilk günününde "TSK"yı ağzından düşürmedi.
Tüm teorilerini "Bu iddianame, Türk ordusuna düşmanlık metnidir" üzerine kuran Perinçek, "Genelkurmay'ın dilekçe yazacak mecali yok" gibi TSK'ya yönelik tahrik edici cümleler sarfetti.
GENELKURMAY'A "KÖYLÜ" TAHRİK
"Ergenekon iddianamesi Türk ordusuna düşmanlık metnidir. Öyle bir hale geliyor ki, Genelkurmay futbol topu gibi her gün tekmeleniyor. Genelkurmay'ın bir dilekçe yazacak mecali yok. Haksızlığa uğrayan bir köylü vatandaş bile dilekçesini yazıyor. Genelkurmay 'hukuk devletine bir şey olacak' diye yazmıyor. Türkiye'de hukuk devleti yok, yargı yozlaşmaktadır. Biz TSK'ya 'darbe yap, müdahale et' demiyoruz. Psikolojik savaşta Türk milleti ve ordusunun kendini savunması, güçlendirmesi gerekiyor."
SAVCILARI "LİBOŞ" DİYE TAHRİK ETTİ
Ergenekon davası 40. duruşmayla devam etti. Duruşmada savunmasını yapan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, sık sık 'liboş' dediği mahkeme savcılarına şöyle seslendi: "Lütfen bana sorular sorun, kanun dışı, hukuk dışı soruları bile sorun yeteri kadar kanunu çığnediniz zaten."
'Mahkeme ABD'nin infaz kurumu'
Perinçek, intihar eden Emekli Albay Abdülkadir Kırca için de şunları söyledi: "Kahramanları ihtihar eden bir millet, ayakta kalamaz. Ordusu savaşamaz ve yargısı başka ülkelerin infaz kurumuna dönüşür. Bu mahkeme de ABD'nin infaz kurumuna dönüşüyor. Kahramanları ölüme zorluyorlar. Mustafa Kemal de bir kahramandı. Türkiye kahramanlarını çakallara boğduruyor. (Heyete dönerek) Sizler, Atatürk'ün devrimlerini boğuyorsunuz. Bu konuda hepimiz suçluyuz. Ben de yeterince çalışmamışım. Yazıklar olsun bana ki, hükümeti devirememişim. Sabah Gazetesi şehit Albay Kırca için 'Tahtakurusu mermiye kafa atıyor. Hesap vermeden nereye gidiyorsun' başlığını kullanıyor.
Savcıya işbirliği suçlaması
Perinçek, DTP lideri Ahmet Türk'ün söylediği "Yılanı yaralı bırakmayın başını ezin" ifadesine de değinerek "Türk'ün bu söylemi iddia makamının kiminle işbirliği halinde olduğunu da göstermektedir. Benim hakkımdaki bütün iddialar Tuncay Güney'in mülakatından çıkarılmıştır. Güney bu dava dosyasından çıkartılırsa ortada örgüt kalmaz. Bu idddianamede Güney'in adı 487 kez geçiyor. Yani rakipsiz birinci adam."
Perinçek son olarak Genelkurmay'ın dava sürecine ilişkin tavrı için de şunları söyledi: "Genelkurmay'ı kapalı kapılar ardında ricacı hale getirdiler, top gibi oynuyorlar."
Perinçek, iddianamede kendisine isnat edilen suçlara yönelik olarak da şu savunmayı yaptı:
BİLECİK TOPLANTISI: Tuncay Güney'in mülakatından aldığınız bu suçlamada bizim Bilecik'te böyle bir belge hazırladığımız iddiası yok. Savcılar fiil ve suç uydurmuşlar.
'ARZ EDERİM' MEKTUBU: Perinçek, Veli Küçük'e 'arz ederim'diye bir mektup yolladığı iddiasına şu yanıtı verdi: "Bu mektup dava dosyasında var. Savcılar mektubu görmüşler ama bakıyoruz arz ederim sözcüğü yok. Benim Sayın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e gönderdiğim bir mektuptaki 'arz ederim' sözcüğü Küçük'e yolladığım mektubun sonuna eklenmiş. O mektup sadece Küçük'e yollanmadı. Mektup Cumhurbaşkanı'na, bütün devlet ve hükümet yöneticilerine, TSK komutanlarına, siyasal partilere, kitle örgütlerine ve basına yollandı.
Perinçek, "Türk Silahlı Kuvvetleri, futbol topu gibi her gün tekmeleniyor. Genelkurmayın bir dilekçe yazacak mecali yok. Bugün Türkiye'de hukuk devleti falan yoktur. Hukuk devleti hikaye bugün. Amerika hukuku var" görüşünü ileri sürdü. "CIA, Ergenekon iddianamesine bu kuyruklu yalanı yazdırabilmiştir" diyen Perinçek, bunun amacının TSK'yı yıpratmak olduğunu söyledi.
Perinçek, "Bu iddianame, Türk ordusuna düşmanlık metnidir. Hain olan insan bunu iddianameye koydurur" dedi.