İmam-Hatip Mezunları Derneği (ÖNDER) Konda'nın yaptığı başörtüsü araştırmasının maksatlı olduğunu belirterek tepki gösterdi.
ÖNDER Başkanı Yusuf Ziyaettin Sula tarafından yapılan yazılı açıklamada "Üniversitelerde başörtüsü serbest bırakılırsa başı açık kız kalmaz" özdeyişinin sahibi Tarhan Erdem'in Milliyet gazetesi için yaptığı anketin takdim kısmına bakıldığında çok maksatlı ve agresif bir tutumun olmadığı görülüyor. Ancak anketin sunumu ve başlıklarına baktığımızda bazı Ali-Cengiz hesapları ile de karşı karşıya olduğumuzu düşünmekteyiz." denildi.
ÖNDER'in açıklamasında, başörtülüler arasında bir ayrımcılık yapma çalışıldığı belirtilerek şunlar ifade edildi:
Mesela şu tesbiti ilginç bulduğumuzu belirtmeliyiz.
"Halkımız geleneğini, dini inancını kaybetmek istememekte, özetle kültürel değerlerine bağlı kalırken modernleşmek istemektedir. Bunlar için kültürel değerlere bağlılık, modernleşmenin tehlikeleri (!) için bir korunak, korkuları için bir kalkandır. Diğer taraftan, başını örtmeyenlerin kültürel değerlere saygısı başını örtenlerden çok farklı değildir."
Ancak anketin sunumu ve başlıklarına baktığımızda bazı Ali-Cengiz hesapları ile de karşı karşıya olduğumuzu düşünmekteyiz.
BAŞÖRTÜLÜLER ARASINDA BÖLÜNME ÜRETİLİYOR
Genel olarak bakıldığında, 2003-2007 arası başını örtenlerin oranında yaklaşık % 5 civarında bir artış varmış. Bu tip anketlerde -2, +2 hata payı dikkate alındığında ciddi bir artış sayılmaz. Ancak başını örtenlerin dağılımında ilginç bir ayrım ve saptırma sözkonusu. Çok keskin bir başörtü-türban tasnifi yapılmış. Yani başını örtenler içinde bir farklılaşma sözkonusu imiş. Eskiden bazı yetkililerin "dağdan odun taşıyan kadınların örtüsü" şeklinde tarif ettiği başörtüsü azalırken, bilinçli Müslüman hanımların örttüğü iddia edilen türban artıyormuş.
Yani topu topu, anket hata payı dahil % 5 civarında artan başörtüsü oranı, manşetlerde 4 kat, 6 kat diye veriliyor. Bu da başörtüsünden türbana dönüşteki artış diye değerlendirilmiş.
Bu ciddi bir saptırmadır. Anketörler soruları nasıl sordular bilemiyoruz ama başını örten hanımlar arasında "o türbanlı, bu başörtülü" diye bir ayrışma yoktur. Bu farklı değerlendirme daha çok konuya düşmanca yaklaşanların yakıştırmasıdır. Kaldı ki "Türban" tabiri literatürümüze daha çok İhsan Doğramacı tarafından kazandırılmıştır. Amacı da üniversitelerde başörtüsü takmak isteyen öğrencilere yasakçılardan kurtulmaları için farklı isimle bir yol göstermekti.
Ankette yapılan bu saptırma, Milliyet gazetesinin duyuru ve manşetlerinde daha belirgin ortaya çıkıyor. Altı üstü % 5 in altında olduğu iddia edilen başörtü kullanma artışı "hızlı yükseliş" "Türbanlı sayısı 4'e katlandı" şeklinde manşetlere taşınıyor.
Niyetin "üzüm yemek" değil "bağcıyı dövmek" olduğunu düşünüyoruz. Bize göre günün haberi bazı gazetelerde sinek kadar çıkan şu haber olmalıydı.
"Yök'te inanılmaz şeyler oluyor. Bekar olan rektör adayı için, önceki cumhurbaşkanına "karısı çarşaflıdır" diye bilgi notu gönderilmiş. Sezer de görev süresi bittiği için atamayı Gül'e bırakınca rezillik ortaya çıkmış."
Dileyenin dilediği kıyafeti giyerek eğitim gördüğü, kamu hizmeti aldığı ve verdiği, normal bir Türkiye istiyoruz.
ÖNDER: Başörtüsü Anketi Maksatlı
ÖNDER: Başörtüsü Anketi Greçek Dışı
Güncel Haberleri
İŞGALCİ İSRAİL, BATI ŞERİA’DA 34 YENİ YERLEŞİM PLANINI ONAYLADI
İRANLI KOMUTAN MUSAVİ'NİN SON MESAJI ORTAYA ÇIKTI
Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı