O albay hâlâ görevde

İrtica Eylem Planı'nda imzası olan Albay Çiçek’in halen görevinin başında olduğu öğrenildi.

"İhanet Planı"; "Darbe teşebbüsü, suç uydurmak ve iftira, halkı suç işlemeye tahrik etmek, suçu ve suçluyu övmek" suçlarını içinde barındırmasına karşın Vakit'in askeri kaynaklardan edindiği bilgiye göre belgede imzası bulunan 3. Bilgi Destek Şube Müdürü Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek hiçbir şey olmamış gibi görevine devam ediyor.

Albay Çiçek; 2009 Nisan'ında hazırladığı "İrticayla Mücadele Eylem Plânı"ndan 3 yıl önce de, hazırladığı "andıç" da deşifre olmuş ancak hakkında hiçbir işlem yapılmamıştı.

BERZEG: ASKER, SİVİL İRADEYE MEYDAN MI OKUYOR?
Anayasa Hukukçusu Kazım Berzeg, soruşturma sonuçlanıncaya kadar Albay Çiçek'in görevinden el çektirilmemesinin 'skandal' olduğunu belirterek, "Soruşturmanın selameti açısından Albay Çiçek'in görevi soruşturmanın sonucuna kadar durdurulmalıydı. Çiçek'in görevden alınmayışı idarenin yaptığı büyük bir yanlıştır. Unutulmamalı ki askeri hâkimlerin idari sicil amirleri komutanlarıdır. Bu da soruşturmanın akıbetini zıt yönde etkileyecek bir başka durumdur. Yoksa asker Çiçek'i görevden almayarak bir meydan okuma mı yapıyor" diye sordu.

"ASKER SİVİLLER TARAFINDAN DENETLENMELİDİR"
TSK'nın sivil denetime açılmasını talep eden Berzeg, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Raymond Aron, demokrasi teorisinin, konumuzla ilgili bir yönüne de açıklık getirmektedir. Aron'a göre memurlar (sivil-asker bürokrasi), kanunlardan kaynaklansa da kullandıkları yetkilerin meşruiyetine sahip değillerdir. Bu yetkiler, halkın seçtiği temsilcilerin emri altında kullanıldığında demokratik meşruiyete kavuşurlar. Bu ifadeye göre, örneğin, askerler 'kollama ve koruma' yetkisine sahip sayılsalar da bunu ancak halkın seçtiği sivillerin emri ve oluruyla kullanabilirler. Yani asker kesinlikle denetime açık olmalıdır. Bu denetim mekanizması da tamamen sivillerden oluşmalıdır. Askerin denetime kapalı olması çağdaşlığa yakışmamaktadır. Çok büyük bir ayıptır."

AVUKAT GÜL: HUKUK AĞIR YARA ALDI
Özgün Yaklaşım Derneği Genel Başkanı Avukat Ahmet Gül de Albay Çiçek'in görevden el çektirilmemesinin hukuku yaraladığını belirterek, "Söz konusu Albay hakkında isnat edilen suçların hepsi çok vahimdir. Bu durumda öncelikle yapılması gereken Çiçek'in aklanıncaya kadar görevinden el çektirilmesiydi. Ancak üzülerek görüyoruz ki albay görevinin başında" Gelişmiş ülkelerde böyle bir durumun eşi benzeri olmadığı gibi suçlamalara muhatap olan bürokratlar kendiliğinden aklanana kadar istifa etmektedir. Soruşturmanın selametle yürütülebilmesi ve delillerin karartılmaması için bu olmazsa olmaz bir durumdur. Sıradan vatandaşlara uygulanan hukuk normlarının bu soruşturma ile çiğnenmesi hukuku yaralamıştır" dedi.

AVUKAT YARALI: BELGENİN KURUMSAL YÖNÜ DEŞİFRE OLDU
Hukukçular Derneği Başkanı Avukat Kamil Uğur Yaralı ise, "Çok ciddi ve vahim bir iddia var. Bu iddianın odağındaki kişinin soruşturmanın selameti açısından açığa alınması gerekirdi. Açığa alınmamış olması bu mücadele planının şahsi tasarruf olmadığı, kurumsal bir yönünün olduğuna ilişkin iddiaları güçlendirmektedir. Ordunun itibarını bu durum fazlasıyla da zedelemektedir" diye konuştu.

"GENELKURMAY BAŞKANI BAŞBUĞ, 'DEMOKRASİ VE HUKUKA BAĞLIYIZ' DERKEN BU DURUMU NASIL AÇIKLAYACAK?"
Daha önce deşifre olan "andıç" belgesinde de Albay Çiçek'in imzasının olduğunu hatırlatan Yaralı, "Ancak deşifre olan ilk andıç olayında da Çiçek hakkında yapılan bir inceleme olmadığını görüyoruz. Şimdi ise bu kadar ciddi suçlamalara rağmen albayın TSK içinde görevine devam ettiğini" Anlaşılan bu planlar sürecek" Genelkurmay Başkanı Başbuğ, 'demokrasi ve hukuka bağlıyız' derken bu durumu nasıl açıklayacak? diye sordu.

Skandal belge ile ilgili Adli Tıp raporu Savcılıkta
Geçtiğimiz hafta ortaya çıkan demokrasiye ihanet belgesinin Adli Tıp incelemesinin tamamlandığı öğrenildi. Adli Tıp'ın bir süredir Genelkurmay Harekât Başkanlığı'nda hazırlandığı belirtilen belgede bulunan imzanın, Albay Dursun Çiçek'e ait olup olmadığı ile ilgili hazırladığı raporu, Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılara gönderdiği belirtildi.Daha önce belge ile ilgili Emniyet ve Jandarma Kriminal'de yapılan incelemelerde, imzanın Albay Dursun Çiçek'e ait olduğu yönünde kanaatler bildirilmişti. Emniyet incelemesinde Dursun Çiçek'in 21 ayrı imzası incelenmiş, skandal belgeye attığı imza ile 20 ayrı imzası uyuşmuş, sadece Askerî Savcılık'ta verdiği ifadeye attığı imza diğerlerini tutmamıştı.
Vakit


Etiketler: albay dursun çiçek Jandarma Kriminal görev

Güncel Haberleri

Devrim Muhafızları küçük kız çocuğun isteğine kayıtsız kalmadı! Pembe füze...
Levent'teki İsrail Konsolosluğu yakınında silahlı çatışma: 2 kişi etkisiz hale getirildi
Levent Gültekin: İran, ABD'nin Yenilmez Olduğu Algısını Sarstı
Bütçeyi festivale değil vatandaşa ayırın
İran'ın denizaltıları Hürmüz Boğazı'nı nasıl kontrol ediyor?